Yılın Müzisyeni: Mabel Matiz
Röportaj

Yılın Müzisyeni: Mabel Matiz

Onun albümünü “Sezen Aksu’nun Sen Ağlama’sından sonraki en duygusal ve önemli müzik olayı” diye tanımlayan çok...

Açıkçası ben de, Mabel Matiz de Man of the Year seçildiğini duyunca aynı tepkiyi vermişiz. İkimizin de telefonda bize bunu söylediklerinde ağzımızdan çıkan ilk şey, şaşkınlık dolu bir “Ne?” olmuş. “Bu benim ilk ödülüm. GQ’dan gelmesi benim için çok kıymetli oldu” diyor genç şarkıcı.

O ilk ödülüne şaşırmış; bense bu adamın, Türk pop müzik kalıplarının tamamen dışında şarkılar yapan birinin bu kadar önemli olduğunu bilmediğim için şaşkınlık yaşadım. Kitlelerin ona karşı sevgisi o kadar büyük ki, hakkında konuştuğum pek çok insan son albümünün Sezen Aksu’nun Sen Ağlama’sından sonra çıkmış en duygusal ve önemli müzik olayı olduğunu söylüyor. Bu kıyaslamayı çok seviyor Mabel Matiz, “Ne büyük ve hoş bir benzetme bu. Kendi dilimi yaratırken en çok etkilendiğim insanların başında geliyor çünkü Sezen Aksu” diyor.

Peki insanlar onu neden bu kadar çok seviyorlar? Yanıt Mabel Matiz’in mütevazı sözlerinde gizli: “Zor Değil ve Sultan Süleyman konusunda, gerçekten de uzun zamandır olmayan bir şey oldu. İnsanlar benim neyimi seviyor bilmiyorum ama ben müzik yaparken rol kesmediğimi, yalan söylemediğimi biliyorum. Bu da bir yakınlık hissi, bir bağ yaratıyor olmalı. Yoksa kimse koca kafama bayılmıyor herhalde...”

Söylenmeyenlerin söylendiği bir yıl

2013 yılı hepimiz gibi Mabel Matiz için de kişisel tarihimizde, şahsi kronolojilerimizde, torunlarımıza anlatacağımız anılar defterinde çok özel yeri olan bir yıl olmuş. Albümü senenin ilk aylarında çıkıyor ama esas patlamayı altı ay sonra yapıyor. “Bu albümle birlikte artık sesimi daha rahat duyurabildim ve önyargıları kısmen de olsa kırabildiğimi düşünüyorum. 2013, bütününde büyük kırılmaların yaşandığı bir yıldı. Farklılılar birleşti, insanlar birbirine yakınlaştı, sarıldı, algılar açıldı... Bu yıl bütün söylenmeyenler söylendi. Bunu olumlu buluyorum. Diğer yandan, çok fazla kayıp ve ölümler de oldu tabii. Bunlar tüm o güzelliklerin yanında içmizde yara olarak kaldı” diye anlatıyor.

Çocukken hep büyüyünce dinlediği şarkıların, özellikle 90’lar Türkçe popunun içinde olmak istemiş Mabel Matiz. Yazmaya başladığında da şarkılarını o sevdiği müzisyenler alsın ve söylesin istemiş ama pek çok yerden geri çevrilmiş. Aradan yıllar geçtikten sonra o şarkılar şimdi sahibinin sesinden hayat buluyor.

Yazının tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Aralık sayısında ve GQ Türkiye iPad edisyonunda...

İZLE
Serenay Sarıkaya GQ Global Creativity Awards Gala Gecesine Hazırlanıyor
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası