Entourage Önderliğinde Mutlu Bir Bromance Yaşadığınızı Anlamanın Yolları

Kötü bira, işsiz para, ergen hormonları ve uyduruk “karı-kız muhabbeti” ömrünü doldurdu. Vince, Turtle, E., Drama ve Ari’nin maço kankalığı evrim geçiriyor. Bro, tribal dövmeleriyle tarihe gömülürken yerini kim alacak?

28 Temmuz 2016

Entourage Önderliğinde Mutlu Bir Bromance Yaşadığınızı Anlamanın Yolları

Entourage’ın son sezonunun ardından, 2011 Emmy töreninde, Jane Lynch ekibi sahneye davet ediyor: “Pek çok insan neden lezbiyen olduğumu merak ediyor. Hanımlar beyler, işte karşınızda Entourage ekibi!”

Lynch erkeklere inancını kaybetmekte biraz haklı. Vince, Drama, Turtle, E. ve Ari, sekiz sezon boyunca “ona mı çakarsın, buna mı” muhabbetiyle 2000’lerin en yaygın, anaakım fenomenini daha da görünür kıldı: Hepimiz “bro”ların dünyasında yaşıyorduk. Kof, bilgisiz, ayrıcalıklı ve bu ayrıcalığı elde etmek için kıçını kaldırmamış beyaz oğlanların Maserati’lere binmesine hayret edecekken, “o yapabiliyorsa ben de yapabilirim” sendromuna tutulmuştuk.

Entourage, HBO’nun en iyi yazılmış dizilerinden biri olsa da, olabildiğine ruhsuz, mizojen, homofobik ve ırkçıydı. Bunu hiciv diliyle de yapmıyordu üstelik. Tamamen ironiden arınmış, Hollywood tepelerindeki evlerin granit döşemeleri kadar pürüzsüz bir zeminde akıyordu. Ama ilk dört sezon boyunca diziye bu kadar bağlanmamızın nedeni, tam da bu vurdumduymaz şuursuzluktu. Hollywood’un ne kadar boş beleş bir yer olduğunu hissediyorduk; yine de dizinin yaratıcısı Doug Ellin’in kurguladığı ihtişamın kölesi olmaya teşneydik. Hepimiz Vince’in yanındaki tombik Turtle gibi birer yancıydık. Kulüp kapılarından yanımızda Vince’imiz olmadan giremezdik, kızlar yüzümüze bakmazdı, VIP köşelerinde Patrón shot’ları hesapsızca çakamazdık, Kanye West’le “fist bump”, LeBron James’le iki pas büyük hayaldi. Leo’nun yatıyla Cannes sahillerine demirlemek, Scarlett Johansson’la güneşlenmek gibi olayların ihtişamı ancak dilimize vurabilirdi.

Entourage neredeyse hiçbir şey olmayan sekiz sezon boyunca (Vince filmi yapamadı, Vince filmi yaptı), yancılık müessesesinin tatlılığına bizi ikna etti. Güzel olan, beceriksiz “baby bro” Vinnie’nin ya da muazzam yeteneksiz Drama’nın hayatı değildi. İdeali Turtle gibi deri kanepeye gömülüp, ot içip GTA oynamaktı. Sonsuz Bud stokuyla, Jägermeister shot’la, eve girip çıkan bikini modellerinden payına düşenle geçinip gitmekti.

Vince’in günde sadece 20 dakika çalışıp özel jet almasına acayip kıl oluyorduk ama ortamın da hastasıydık. Üstelik Ari Gold (Jeremy Piven) gibi, tüm sosyopatlığıyla sinirimizi alacak bir manyak vardı. Küçük yıldızların omuz silkmekten başka bir hayati duruşu olmayışı çileden çıkarıyordu. Neyse ki Ari yerimize çene kırıyordu.

16-07/28/entourage-gq-1.jpg

Dünyanın en uzun bira reklamı

Entourage, 2008’e kadar “kankilerle Las Vegas keyfi”nin çok uzak bir hayal olmadığına inandırmayı başardı. Fakat zamanın ruhu hızlı değişiyor. Tüm dünyayı sarsan ekonomik kriz, yazar grevleri, popüler kültürde yerinden oynayan taşlar, rüzgarın yönünü çevirdi. Hollywood maiyetinin jakuzilerinde olan bitene kayıtsız kalması iticiydi. Reytingler hızla düştü. Altıncı sezondan sonra pek çok prestijli yayın, dizinin bölüm yorumlarını yazmaya bile değer görmediğini açıkladı.

Dünya bro’ların “beer-pong”undan hipster’ların artizan birasına evriliyordu. Entourage’ın aşırı hetero dünyasından gay kültürüne göçüyorduk. HBO, Vince ve ekibi yerine Looking’i, Girls’ü ısmarlıyordu. Los Angeles’ın retro ışıltısı sönerken San Francisco’nun yıldızı yükseliyordu.

İşte tam bro’nun mezar taşına tarih atarken Doug Ellin, Entourage’ın film versiyonunun geleceğini açıkladı. Bustle.com haberi, “Hiç istemediğimiz film gerçek oldu” başlığıyla verdi.

Film gerçekten de hiç istemediğimiz her şeyin zirvesi. İbiza’da elbette çok çılgın bir partide karşıladığımız ekip, 140 dakika boyunca dünyanın en uzun bira reklamında oynuyorlar.

Tüm film, sonu gelmeyen ürün yerleştirmeleriyle para basıyor. Bu sırada Vince yine tüm vasatlığına rağmen şuursuzca yönetmenlik koltuğuna da göz dikmiş vaziyette. Olaylar ite kaka gelişirken cılkı çıkmış eski bir Maxim dergisi gibi buram buram yurt odası kokan “karı kız muhabbeti” dönüp duruyor.

Bir anda bu Abercrombie&Fitch kataloğundan çıkmış, tribal dövmeli, beyzbol şapkalı oğlanları izlerken, nesli tükenmiş bir türün yeniden hayata dönüşünü izler gibi Jurassic Park’laşıyorsunuz. Bro’nun kaybettiği tahtına yeniden sahip çıkma çabası, bir dinozorun neslini sürdürmeye çalışmasından daha acıklı.

“Brogrammer”ın yükselişi

Bugün HBO’da Entourage’ın yerini alan Silicon Valley (dört programcı oğlanın Silikon Vadisi maceraları) tam da servet pornosuna dönüşen filmin anti tezi gibi. Hiçbir şey yapmadan zengin olan vasıfsız erkeklerin yerine, kıçını yırtarak para kazanmaya çalışan “brogrammer”ları koyuyor. Silikon Vadisi’ndeki şişkin milyarderleri de hiç çekinmeden yerin dibine sokuyor. Bromance ararsanız tatminkar miktarda, hâlâ yerli yerinde. Ama mesela Entourage’ın yaptığı gibi Hollywood’u fetişize etmektense, Silikon Vadisi’ni eleştirmeyi tercih ediyor. Her şey tatlıya bağlanmıyor, işler balla yürümüyor. Bir de tabii bu dünyada Victoria’s Secret modelleri teklif etmiyor.

Silicon Valley, karakterlerini Obama’nın başkan olduğu, Adam Sandler filmlerinin tutmadığı, Seth Rogen’ın “bro” kalesinde yalnız kaldığı bir dünyada konumluyor. Oysa Entourage’ın filmi, hâlâ hiçbir şey yapmadan para kazanmanın cool bir şey olduğunu iddia ederek zamanı kaçırıyor.

Öte yandan, Hollywood yıldızlarının hayatını da öyle iştahla merak etmiyoruz artık. Angelina Jolie-Brad Pitt’i altın çağın sonunda bıraktık. Artık tüm starlar küçük. Kırmızı halıdakilerin yüzde 70’inin hangi filmde oynadığını hatırlamıyoruz. Twitter’da atışmalarını, Instagram’da köpekleriyle uyumalarını, TMZ’de parti çıkışı sarhoş hallerini, polis tutanaklarını, çıplak selfie’lerine kadar her şeylerini gördük. Yani Vince’in Blurred Lines’ın klibinde oynayan kızı yatağa atma çabasında yeni hiçbir şey yok. Artık Turtle bile tombik yancılıktan tekila imparatorluğuna terfi olduğuna göre, devrin değiştiğini kabul etmek gerek.

Bro, yerini uyuz küçük kardeşi hipster’a bıraktı. Vinnie’nin özel jetinden inip bir Prius’a binme vakti geldi belki de.

16-07/28/entourage-gq-2.jpg

EFSANEVİ KANKALAR
Mickey Rourke ve 15 karanlık adam

Hollywood’un en tehlikeli maiyeti, şöhretine yaraşır biçimde Mickey Rourke’un etrafında toplanmıştı. Aktör, kariyerinin zirvesindeki 80’li-90’lı yıllarda, 15 kişilik bir ekibi yanından ayırmıyordu. Aralarında Hells Angels motosiklet çetesinin üyeleri de vardı. Bazen hep birlikte motorlarıyla sete geliyorlar, çekimin ortasında kalkıp gidiyorlar, mütemadiyen içiyorlardı. Angel Heart’ın (Şeytan Çıkmazı) yönetmeni Alan Parker, “Mickey’nin yanında her zaman karanlık adamlar olurdu. Ne zaman ne yapacaklarını bilemezdiniz” diye anlatıyor.

Rat Pack

Humphrey Bogart’ın ölümüne kadar aktörün yakın çevresi için kullanılan terim, 1957’den sonra Frank Sinatra, Dean Martin, Sammy Davis Jr., Peter Lawford ve Joey Bishop’a kaldı. Çapkınlıkları ve sonu gelmeyen viski şişeleriyle ünlü ekibin masasında, Shirley McLaine ve Marilyn Monroe gibi yıldızlar “Rat Pack maskotları” diye anılırdı. Yıllar sonra Bishop, çapkınlık mitine farklı bir açıdan yaklaştı: “Hep kadınların peşinden koştuğumuzdan bahsedilir, ne koşması! Üzerimize koşanlardan kaçmaya çalışıyorduk!”

Mark Wahlberg ve bro’ları

Entourage’ın hikayesine ilham veren Wahlberg, Hollywood’un bro’luk hususunda poster çocuğu. Dizideki Turtle onun 2005’te hayatını kaybeden çocukluk arkadaşı Donnie Carroll, Drama kuzeni Johnny Alves, Kevin Connolly’nin oynadığı E. ise Wahlberg’in sağ kolu ve menajeri Eric Weinstein.

Aynı zamanda kardeşi Donnie de sıkı maiyetin bir parçası. Wahlberg klanının Wahlburgers adlı bir reality şovu da var. 

Leonardo DiCaprio ve Pussy Posse

Hollywood’un son yıllarda gördüğü en çılgın klan, “gecelerin prensi” Leo’ya ait. Aralarında Entourage oyuncusu Kevin Connolly’nin de olduğu 90’lı yıllarda, New York’ta bir araya gelen Pussy Posse, bir dönem gece kulüplerini ve kızların kalplerini paramparça etti. Ekip şimdi eski coşkusunda olmasa da bir dönem Tobey Maguire, David Blaine ve Leo, eğlencenin kitabını yeniden yazıyordu.

 

“BROMANCE” YAŞADIĞINIZI ANLAMANIN YOLLARI

Bu dâhice lafı ilk bulanın, kaykay dergisi Big Brother’ın editörü David Carnie olduğu iddia ediliyor. Carnie, 90’larda “brother” ve “romance” kelimelerini birleştirerek kaykaycılar arasındaki sıkı dostluğu anlatmaya çalışmış. Bugün kankanızla aranızdaki dostluk, belirli eşikler aşıldığında “bromance” kapsamına giriyor. Mesela;

* Seks hayatlarınızın her detayını biliyorsanız

* Aranızdaki özel espriler yüzünden yanınızda oturan kimse ne konuştuğunuzu anlamıyorsa

* En büyük gerginliğiniz FIFA ya da PES oynarken yaşanıyorsa

* Kavgada yalnız bırakmak söz konusu bile değilse

* İçince “Olm ben senin için ölürüm laann!”la gözler doluyorsa ve ertesi gün ayık kafayla, söylediklerinize asla pişman olmamışsanız

* Kız tavlama konusunda kankanızın yardımı olmadan bir hiçseniz

* Ve biriniz ilişkiye başladığında lise seviyesinde şakalara maruz kalacağınızdan eminseniz...

Mutlu bir bromance yaşıyorsunuz. Şimdi bunu bir selfie’yle kutlayın.

BRO’NUN FİLM LİSTESİ

* The Hangover

* The Wolf of Wall Street

* I Love You, Man

* This Is the End

* 21 Jump Street

* Pineapple Express

* Harold&Kumar

* Superbad ve diğer bütün Seth Rogen filmleri