Krallık kurayla değil kuralla gelir

Sabah saat 3’te görmek istemediğin kişiyle aynı işte çalışılır mı? İyi roman nasıl yazılır? Everest’e nasıl çıkılır? İlk randevu nasıl koparılır? Her şeyin kuralı, formülü var. Hem de hepsi epey basit. Mesele uygulamakta. Kenara üç kural yazın, sonra işi oluruna bırakın.

22 Ağustos 2017

Krallık kurayla değil kuralla gelir

5 Ağustos 1949. Amerikan topraklarındaki en büyük yangınlardan biri o gün yaşandı. Mann Gulch yangınına, uçaktan paraşütle atlayarak müdahale eden 15 orman görevlisinden sadece üçü hayatta kalabilmişti. Sağ salim kurtulanlardan biri, R. Wagner Dodge, ne yaptığını çok iyi biliyordu. Çünkü Mann Gulch türü yangınlarda geçerli olan kurallar vardı:

Mümkünse yangının geliş yönüne doğru bir kaçış ateşi yakılır.

Yangına doğru çalışılır.

Ateşin size nerede vuracağını seçmesine izin verilmez.

Ekstrem durumlarda hayatta kalmak, bazı kuralları önceden bilmeye ve sindirmeye bağlı. Hayat kurtarmak da öyle. Örneğin savaş koşullarında sağlık ekiplerinin hangi yaralıya öncelikle müdahale etmesi gerektiği, binlerce asker yaşamını yitirdikten sonra öğrenilebildi. Bugün ekipler sırayla üç faktörü kontrol ediyor: Nefes alıyor mu (ve dakikada 30 nefesten fazla mı, az mı)? Nabız var mı, varsa düzenli mi? Bilinci yerinde mi, komutları takip edebiliyor mu? Olabilecek en kaotik yerde ve anda düzen böyle sağlanıyor.

Sadece hayat memat meselelerinde değil, insanlık hem kişiyi, hem toplumu etkileyen hemen her konuda kurallar geliştirdi. Kışın aldığı kiloları yazın vermek isteyenler, şöyle iyi bir uyku çekerek huzura ermek isteyenler, o patlama albümünü yapmak isteyenler, doğru kalem oynatarak doğru kitabı yazmak isteyenler...

Hepsinin yolu bugüne dek incele incele gelen, rafineleşen basit kuralları uygulamaktan, kendine uydurmaktan geçiyor. İş stratejisi uzmanı ve MIT’de öğretim üyesi Donald Sull ile Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Kathleen M. Eisenhardt’ın iddiası böyle. Yeni yayımlanan kitapları, Simple Rules: How to Thrive in a Complex World’de (Basit Kurallar: Karmaşık Bir Dünyada Nasıl Yol Alınır) her nabza göre şerbet veriyor, iş dünyasından ünlülerin yaşamına, bugüne dek tutmuş kuralların neden tuttuğuna, çuvallayanların nerede hata yaptığına ışık tutuyorlar.

Örnek gırla... BBC’de spor yorumculuğu zamanında çok kuvvetliydi çünkü adayları yayın kuruluşunun binasının yedinci katına çıkarıp sokakta gördüklerini, hatta iki çalışan arasındaki alelade bir masa tenisi maçını yorumlatan bir işe alma süreci vardı. Claude Monet ve Piet Mondrian çok iyi ressamlardı; araştırmalar onların neyi çizip neyi çizmemeye, kendilerine nasıl sınırlar koymaları gerektiğine çok önce karar verdiklerini ortaya koydu. Apple’ın iPod’u çok başarılı oldu çünkü çok basit bir kurala dayanıyordu: Her şeyi basitleştir...

Sull ve Eisenhardt’a göre basit kurallar neyi, nasıl, ne zaman yapmak gerektiğini, ne zaman vazgeçmek, ne zaman başlamak, ne zaman akıntının tersine yüzmek gerektiğini gösteriyor. Ama en önemlisi, onları saptayıp kişiselleştirmek ve koşullar değişmedikçe de onlardan vazgeçmemek. Örneğin Everest’e çıkmanın tek bir kuralı var: Saat 14.00 itibarıyla zirveye ulaşmadıysanız geri dönün. Buna kulak asmayanlar bedelini canlarıyla ödedi!

Adam Savaş ve Barış'ı yazmış, ''erken yat, erken kalk'' diyor 

Usta yazar, daha 18’indeyken iyi bir yaşam sürmenin kurallarını kaleme almış. Dikkat edin, askeri disiplin içerir.

Sabah beşte kalk.

Akşam 21.00-22.00’de yatağa gir.

Az ye, tatlılardan kaç.

Her şeyi kendi başına halletmeye çalış.

Tüm yaşamın için bir hedefin olsun, yaşamının bir bölümü için de. Her yıl, her ay, her hafta, her gün, her saat, her dakika için bir hedefin olsun. Küçük hedefleri, büyük olanlar için feda et.

Kadınlardan uzak dur.

Tutkunu iş yaparak öldür.

İyi ol ama kimsenin bilmesine izin verme.

Her zaman harcayabildiğinden daha azını harca.

On kat zengin olsan da, hayat biçimini asla değiştirme.

17-08/22/gettyimages-sb10065974a-001.jpg

Sana yeme demiyorum, insan gibi ye! 

Yemek kültürü üzerine eserler kaleme alan (bizde en çok Etobur-Otobur İkilemi isimli kitabıyla biliniyor), akademisyen-yazar Michael Pollan’ın üç kuralı, birçok buzdolabının üzerinde kısa ve etkili bir manifesto olarak duruyor. Sadece bunları uygulamak bile basit ve sağlıklı bir yaşamın yolunu açar. Kural dediğin de böyle olur zaten.

Gerçek yemekler yiyin. İçindeki malzemeyi büyükanneniz de tanıyabilsin.

Daha çok meyve-sebze-ot yiyin.

Çok yemeyin.

Uykusuz her gece 

Simple Rules kitabının yazarları, bilim insanlarının son araştırmaları çerçevesinde uykusuzluk çekenlerin ne yapması gerektiğini anlatıyor. Her şey dört basit kuraldan ibaret!

Her gün aynı saatte kalkın.

Uykunuz gelene kadar yatağa gitmeyin.

Uyumuyorsanız yatakta kalmayın.

Yatakta geçirdiğiniz vakti azaltın.

 17-08/22/jackwhite_la_05-31-1208web.jpg

Özgürlük sınır koyarak gelmiş 

Amerikan rock ikilisi White Stripes’ı kitlelere tanıtan 2001 tarihli White Blood Cells, baştan aşağı kurallarla üretildi. Jack White, bu sayede hayatlarının hem çok kolaylaştığını hem de albümün tam da istedikleri gibi olduğunu söylüyor. “Bunun da yolu kendini sınırlayarak özgürleşmekten geçiyor” diyor Jack White. Bir haftada kaydedilen mütevazı albümü efsaneler arasına katan kurallar şunlar:

Blues yok.

Gitar solosu yok.

Slide gitar yok.

Cover yok.

Bas gitar yok.

Girizgahı, muhabbeti, karakteri kısa kes 

Hollywood’un birçok eserini filme uyarladığı (Out of Sight, Get Shorty, Jackie Brown vb.) Amerikan romancı Elmore Leonard, iki sene evvel aramızdan ayrılana kadar onlarca roman yazdı. Hızlı yazdı, iyi yazdı, kısa yazdı. Oturup bir de romanların nasıl yazılması gerektiğini yazdı! Yeni başlayanlar ders çıkarsın.

Hiçbir romana havayı anlatarak başlama.

Girizgahtan kaçın.

Bir diyalogu sürdürmek için “dedi”den başka bir yüklem kullanma.

Ünlemleri abartma.

“Birdenbire” veya “kıyamet koptu” gibi şeyler yazma.

Şiveyi dikkatli kullan.

Karakterlerini uzun uzun anlatma.

Mekanları ve nesneleri anlatırken fazla ayrıntıya girme.

Okurun atlayacağı bölümleri yazmamaya çalış.

 17-08/22/mq-9_reaper_in_flight_-2007-2.jpg

Drone'ların düğmesine ne zaman basılır? 

Drone saldırısını yönetmek, dünyanın en tepki toplayan işlerinden biri. Afganistan ve Irak’ta, kimisi sivillerin de canına mal olan drone operasyonları uluslararası gündem haline gelince, ABD Başkanı Barack Obama, bir konuşmasında drone’ların düğmesine basmak için bir kurallar manzumesi belirledi. Ne kadar doğru ya da onlara ne kadar uyuluyor, halen tartışılıyor.

Hedef, Amerikan halkı için eli kulağında bir tehdit barındırıyor mu?

Tehdidi etkin bir şekilde bertaraf edecek başka devletler var mı?

Hiçbir sivilin öldürülmeyeceğine ya da yaralanmayacağına dair yüzde 100’e yakın bir bilgi var mı?

 17-08/22/cokguzell-com-turkan-soray-0139.jpg 

Öpüşmem, soyunmam, sevişmem 

Biz bu kanunları üç kelimeyle tanıdık: Öpüşmem, soyunmam, sevişmem. Ama gerçekte çok daha fazla kuralı vardı Türkan Şoray’ın. Yapımcılara bildirdiği bu kurallar ne kadar gerekli tartışılır ama sonuç ortada; o dün de Sultan’dı; bugün de Sultan! Üstelik kendisinin bizzat anlattığı üzere, yapımcılar ona çok kızsa da yine de onsuz yapamıyordu: “Prodüktörler bir araya gelerek toplantı yapıyorlar. Ben bu şartları kaldırmadığım sürece bana film teklif etmemeyi kararlaştırıyorlar. Bu karardan bir gün sonra çok sayıda prodüktör birbirinden habersiz ve gizlice, bana sadece kendi firmasına film çekmem için sözleşme imzalatmaya geldi. Hatta iki tanesi istemeden birbiriyle karşılaşmıştı.” Sonuçta yapımcının hayatı çok zorlaştı ama Şoray’ınki kolaylaştı.

Türkan Şoray film senaryolarını film çekim tarihinden en az bir ay önce beğenir.

Türkan Şoray senaryoyu beğenmezse yeni senaryo verilir.

Çekilecek filmin yönetmeni ve başrol erkek oyuncusu için Türkan Şoray’ın onayı şarttır.

Türkan Şoray adı jenerik, afiş, ilan ve sinema fenerlerinde başta ve tek olarak yazılacaktır.

Filmde öpüşme ve açık sahne olmayacaktır.

Filmlerdeki tarihsel giysiler şirkete, modern giysiler ise Türkan Şoray’a aittir.

Film çekimi yalnızca İstanbul’da olur; Şoray, İstanbul dışına çıkamaz.

Çalışma saatleri sabah 08.00’le akşam 19.00 arasındadır.

Türkan Şoray pazar günleri çalışmaz.

Türkan Şoray mecburi gecikmeleri 10 günden fazla beklemez.

Filmlerin seslendirilmesinde Türkan Şoray’ın onayı şarttır.

Film renkliyse Türkan Şoray’ın onayıyla çekim saatleri uzayabilir.

 17-08/22/fatih_terim_aa.jpg

Resultante Importante 

Seveni de var, sevmeyeni de... Ama en çok kuralları var. Fatih Terim’i bugüne kadar, işte bu kurallarla kurduğu oyun felsefesi getirdi.Fizik her zaman yerinde olacak.

Takımda mutlu değilsen, işe yaramazsın.

Top rakipteyken, takım olarak savunma yapılır.

Top bizdeyken, bizde kalır. Zevk almak için.

 17-08/22/brad-pitt-in-fight-club-014.jpg

Dövüş kulübü hakkında konuşamazsın 

Chuck Palahniuk yazdı, hafızamızda Brad Pitt’in anlattığı haliyle kaldı. “Bu kurallar hayatımızı nasıl kolaylaştıracak” demeyin. Dövüş Kulübü başlı başına hayatın gereksiz yönlerinden kendini kurtarma manifestosuydu.

Dövüş Kulübü hakkında konuşamazsın.

Dövüş Kulübü hakkında ko-nu-şa-maz-sın.

Birisi “dur” derse, gevşerse ya da ölürse dövüş biter.

Her dövüşte iki kişi olur.

Her defasında bir dövüş.

Gömlek yok, ayakkabı yok.

Dövüşler sürmesi gerektiği kadar sürer.

Dövüş Kulübü’ndeki ilk gecenizse dövüşmek zorundasınız.

17-08/22/maxresdefault1.jpg 

Brunch'a tek başına nasıl gidilir? 

Seinfeld’in bıraktığı yerden, bir başka dizi bizi teslim aldı; hem güldürdü, hem kendi kurallarını benimsetti. How I Met Your Mother, 2000’lerin ilk 10 yılında başımızdan aşağı bir kova kural boca etmişti. Şimdi sağlamasını yapmış bir şekilde bakınca, “Hiç de fena değilmiş” diyoruz. En azından bazıları için. İhtiyacı olan buyursun, alsın.

Gece saat 02.00’den sonra hayırlı hiçbir şey olmaz.

Brunch çiftler içindir, tek başına gidilmez.

Potansiyel sevgili adayı, tanışmanın ardından üç gün içinde aranmaz.

Eski kız/erkek arkadaşını düğününe asla davet etme!

Bir kızın ancak çekici olduğu kadar deli olmaya hakkı vardır.

Tek gecelik ilişkinin uzun süreliye dönüşmesini engellemek için uyman gereken kurallar, Gremlinler’le baş etme kurallarıyla aynı: Asla ıslanmalarına izin verme yani evinde duş almasınlar. Gün ışığıyla temas etmelerini engelle yani onlarla gündüz görüşme. Gece yarısından sonra onları besleme yani gece sende kalmalarına ve sabah kahvaltı yapmalarına izin verme. Günahı Barney’nin boynuna diyelim!

O randevuyu nasıl koparacaksın? 

Jerry Seinfeld dedin mi, önce düğmeleri bir ilikleyeceksin! Adam öyle bir dizi yazdı ki hem kahkaha tufanı hem de insan ilişkileri hakkında kurallar silsilesi olarak hizmet verdi. Kendi ismini verdiği televizyon dizisi, 1990’larda daha elimizi ayağımızı nereye koyacağımızı bilmiyorken, neyin ne olduğunu fişek gibi anlattı. Seinfeld’den hayat kolaylaştıran üç basit kuralı buraya alalım.

“Kaybeden yemek ısmarlar” taktiği çıkma teklifi olarak her zaman tutar. (Jerry)

İşler yolunda gitmediği zaman, içgüdün ne emrediyorsa tersini yapmaya başla. (George)

Biriyle yedi defa çıkarsan ondan yüz yüze ayrılmak zorundasın; altıda telefonla halledebilirsin. (Jerry)

 17-08/22/tina-fey-new-york-city.jpg

Deliye deli olduğu söylenmez 

Sekiz Emmy, iki Golden Globe, dört Oyuncular Sendikası ödülü... Son dönemlerin en gözde komedyeni Tina Fey’i, başardıkları yeterince anlatıyor zaten. Şikago’da bir komedi kulübünde başladığı kariyerine metin yazarlığı, oyunculuk ve prodüktörlük ekledi. Hollywood’un erkekleri kayıran komedyenlik dünyasında dişini tırnağına takarak sivrildi. Hiçbir şey yapmadıysa, bu dünyayla ağır dalga geçtiği 30 Rock’ı yarattı. Fey’in bizzat kaleme aldığı kurallara bakınca anlarsınız: Roma bir günde kurulmamış. “Fey”z alalım.

Bir şov hazır olduğu için başlamaz, saat 11.30 olduğu için başlar.

Birini işe alırken, Harvard’daki nerd’lerle Şikago’daki doğaçlamacıları karıştır ve çalkala. Harvard’lılar her bir esprinin mantığını ve gramer yapısını kontrol ederken, doğaçlamacılar onlara insan olmanın inceliklerini öğretir.

Sakın sezon sona erdikten hemen sonra büyük bir karar alma. Rehabilitasyondan yeni çıkanlara da aynı tavsiyeyi veriyorlar.

Sakın kapalı bir kapıyı filme alma.

Sabahın saat 3’ünde koridorda karşılaşmak istemediğin birini asla işe alma.

Deli birine deli olduğunu söyleme.

  17-08/22/toy-story-3004.jpg

Pixar ofisinde devamlı matine 

Animasyon üretmek zor. Pixar gibi dev bir stüdyoya sahip olsanız bile. Kendine her yıl bir film hedefi koyan şirket, Toy Story zirvesinden sonra bu hedefe ulaşmakta zorlanınca, çareyi aynı anda dört film üzerinde çalışmakta bulmuş. Her biri farklı bir aşamada olan dört film... Rotasyonla vizyona giriyorlar... Simple Rules kitabının yazarları, Pixar’ın bu metodunun deadline’la çalışan her şirket için bir motivasyon olabileceğini söylüyor. Herkes her an meşgul, kimse bir sonraki iş için oturup beklemiyor.

Her yıl bir film üret.

O filmi Şükran Günü’nde “duygular şelaleyken” piyasaya sür.

Her yıl bir film üretebilmek için aynı anda ama hepsi farklı safhada dört proje üzerinde çalış. Bu projeleri bir rotasyonla gösterime sok.

 17-08/22/vedat-milor.jpg

Vedat Milor ne zaman beğenir? 

Vedat Milor’a yemek beğendirmenin de kuralları var. Basit, o yemeği iyi yapacaksın. Eleştiri yazmak da kurallara bağlı. Yemek eleştirmeni Milor, iyi yemekte neye baktığını öncelik sırasıyla anlatıyor. Şefler bunları önceden bilirse bizim de işimize gelir.

İlk kıstas kullanılan malzemelerin kalitesi. Her malzeme taze ve doğal olmanın ötesinde az bulunur cinsten ve türünün en iyisi olmalı.

Farklı malzemeler bir araya geldiğinde bileşimin dengesi yanında her malzemenin kendini iyi ifade etmesi, lezzetinin maskelenmemesi ve bileşim sonunda o malzemenin potansiyelinin tam olarak ortaya çıkması lazım.

Şefin dokunuşu adeta sihirli olmalı, farklı malzemelerin miktarı doğru kalibre edilmeli, öğün doğru ısıda servis edilmeli, terbiyesi ve baharat kullanımı optimum olmalı.