Sen beni terk etmedin, ben istifa ediyorum

Yetersiz teknolojinin modern hayatlarımızda yarattığı dramaya bakar mısınız? Hepimiz eski sevgililerimizi kendi ilkel imkanlarımızla unutmak zorundayız.

09 Eylül 2017

Sen beni terk etmedin, ben istifa ediyorum

21. yüzyılın ortasına gelinmiş ama ayrılık sonrası çekilen fuzuli acıları, tatsızlıkları, kramp ve depresyonları atlatmak için antidepresandan öteye gidilememiş. Bilim insanları, size sesleniyorum; laboratuvar yan gelip yatma yeri değil.

Biliyorum GQ beyleri, o karizmatik ve buzlu dış görünüşünüzün altında, pamuk gibi kalpler yatıyor. Ve bu kalpler, bazı bazı kırılıp incinebiliyor. Neyse ki halinizden anlayan ben varım ve sevdiğinizden onurlu şekilde ayrılmanızı sağlamak için, elimden gelen en beylik önerilerle karşınızdayım. 

Erkeğin onurlu ayrılık rehberi

İlk adım, kankalarla alkol alımı: İçince açılırsınız. Duygularla ve pişmanlıklarla yüzleşmek gibi kadınsı işlerinizi o arada toparlayıverin de hele, sonra ayak bağı olmasınlar. Korkmayın, bu süre zarfında ağlak müziklere meyliniz, toplum tarafından anlayışla karşılanacaktır. 

Anılardan arınmak: Ondan kalan eşyaları sadece atmakla kalmayın, atmadan önce giyin ve kendinize aynada bir bakın, hiç olmuş mu? Olmaz. Ona da olmuyordu zaten. Parfümü biraz ucuz, dırdırı su arıtma tesisi tonunda ve kahkahası biraz kümes terk değil miydi? İlla ki sayın beyler, bir yanlışı vardı hanımefendinin. Onu hafızanızda “en kötü anları”yla kurgulayıp, bir canavar yaratın. 

Acıyı başka bir acıyla unutmayı deneyin: İnsan o ayak serçe parmağını sehpaya iyice bi çarptı mıydı, değil eski sevgiliyi, adını bile unutuyor ansızın. Şaka ama bir yandan, kimbilir ne ettiniz de kaçırdınız kadını, neden olmasın? 

Kraliçe Elizabeth’in dönüşü: Boşalma sonrası gelen 15-20 dakikalık yabancılaşma hissiyle “Eski sevgili de kimmiş? Bırak yeaa!” denir. İş, bu noktadan sonra olayı başka bayanlara yönlendirmekte. Tabii bunun için sosyal hayata karışmalı, en çok da sizin gibi “İlişki sonrası hezeyanı yaşayan” kadınlar peşinde koşmaya, ilişki arayanlarıysa kandırıp yok yere üzmemeye özen göstermelisiniz. Bu dönemde lütfen, ücretli arkadaşlara itibar etmeyiniz. 

Hobilere el atın: Blog açın, kursa yazılın, at binin, maket ya da yemek yapın. Varsa köpeğinizle, yoksa çocuğunuzla, tamam, gerekirse ikisiyle birden ilgilenin. En olmadı motor alıp “Neremi kırsam?” heyecanını başlatabilirsiniz (Sağlık sigortanız bol sıfırlı değilse, motor hevesini andropoza saklamanız daha yerinde olacaktır).

Kendini işe güce vermek: Özel hayatınızın mayası tutmamış, kimin umrunda? İş yaşantınızda bir şahin olmak, ofisteki kadınlara her toplantıda “Oh, yes!” dedirtmek sizi dinçleştirecek. Kazanacağınız paralar da cabası. Unutmayın, tatilde bir Brezilya yapan her erkek toplar. Doğa kanunudur, uğraşılmaz.

Asla ama asla!

Alkollü alo: Artık akıllı telefonlarda “sarhoşken aramama aplikasyonu” var. Yükleyin ve modern dünyayı kucaklayın. Eski sevgilinizi asla sarhoşken aramayın ve özellikle üç noktayla biten mesajlar atmayın.

Sosyal medyada feryat ve figan: Kızlar yapınca “Kezban”, erkekler yapınca “Ayyy yazzııık!” olmuyor. Kitlelerin Facebook’a “tiksin butonu” istemesine sebebiyet vermeyin.

Erkeklikten terk olmayın: Terk edilmiş olmanız, erkeklikten terk olmanızı gerektirmez. Eski sevgilinizi sapık gibi izlemeyi, evinin önünde sabahlamayı, onun yeni sevgilisiyle yumruklaşmayı aklınızdan çıkarın (Ya da dövün la adamı, maço seven diğer kadınlara reklam olur).