İşte Karşınızda Charlize Theron

"Ben şanslı biriyim" diyor 41 yaşındaki oyuncu Charlize Theron. Evet, o alçakgönüllü bir kadın ama biz gerçeği biliyoruz; ilham verici başarısını şansla açıklamak, bugünlere gelebilmek için deyim yerindeyse canını dişine takmış Güney Afrika doğumlu sarışın güzele büyük haksızlık!

10 Mayıs 2017

İşte Karşınızda Charlize Theron

Ona bakınca göze çarpan ilk şey elbette şiir yazdıracak güzellikteki yüzü ve Yunan tanrıçalarına taş çıkartan vücudu -sıralama herkes için bu şekilde olmak zorunda değil elbette. Ama başarısının arkasında yatan gücün, güzelliği olduğunu düşünmek indirgemeci ve yüzeysel bir yaklaşım olur. Hatta böyle düşünürseniz Charlize'in kalbini çok fena kırarsınız.

19 yaşında bir başına, elinde eski püskü bir valiz, cebinde yalnızca 400 dolarla -ve kalbinde kocaman bir hayalle- Los Angeles'a geldiğinde Charlize Theron, ışıltılı hayallerin peşinde bu kente akın eden binlerce genç kız ve erkekten farksızdı. Hiç kimseydi. Ve pek çoğu gibi, o da bir süre sonra hayallerini bırakıp ekmeğinin peşine düşmek zorunda kalacaktı belki de.

Ama o Charlize Theron'du.

17-05/10/al_gq_charlize-theron_may-2016_02.jpg

"Kendimi oyuncudan çok hikaye anlatıcısı olarak görüyorum" derken aslında hayatının özetini geçiyor bizlere. O, insalara hikayeler ulaştırmak üzere yaratılmıştı ve bu ulvi amacını ne olursa olsun bir kenara bırakmayacaktı. Belki de her şeyden çok bu inancı sayesinde kimsenin tanımadığı güzel bir genç kızdan, dünyaca tanınan, Oscar ödüllü, büyüleyici bir kadına dönüştü.

"Tamam artık, ben oldum" deyip rahata kaçacak bir kadın değil ama o. Belki de bu yüzden Woody Allen'ın kara komedilerinden ‘Mad Max: Fury Road’ gibi fantastik filmlere ve bu yıl vizyona girecek ‘Hızlı ve Öfkeli’ serisinin sekizinci filmi ‘Öfkenin Kaderi’ gibi aksiyon filmlerine dek pek çok farklı janrda, pek çok farklı rolde gördük onu. "Gerçek bir kadının kimliğine bürünmeyi seviyorum. İster kalbi kırık, ister arızalı, ister güzel, ister çirkin olsun, fark etmiyor" diyor. Onun bu sevgisi bize de yarıyor. Son on yıldır, her yıl ortalama iki filmle sinema salonlarında buluşuyoruz kendisiyle bu sayede.

17-05/10/al_gq_charlize-theron_may-2016_03.jpg

Bu yıl vizyona girecek diğer filmi ise ‘The Last Face’. Charlize Theron, eski sevgilisi -dağılabiliriz- Sean Penn'in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, Afrika'ya yardım için çalışan bir aktivisti canlandırıyor. Filmin çekimleri için Afirka'ya giden Charlize Theron için doğduğu topraklar yüreğini burkan bir konu. Çünkü Güney Afrikalılar onun ülkesini terk ettiğini düşünüyor. "Ülkemi çok seviyorum ama Güney Afrikalılar buna inanmıyor çünkü ben başka bir ülkeye gittim ve artık Amerikan aksanıyla konuşuyorum. Annem tarafından terk edilmiş gibi hissediyorum kendimi. Sürekli onun sevgisini geri kazanmaya çalışıyorum, beni yeniden bağrına bassın istiyorum ama ben çoktan afaroz edildim. Bu benim için çok zor. Orası benim vatanım," derken Charlize'in mesleği için göğüs gerdiği bir başka zorluğa daha tanıklık ediyoruz.

17-05/10/al_gq_charlize-theron_may-2016_07.jpg

Charlize Theron sıra dışı bir kişilik. Yazının başında göze çarpan ilk özelliğinin, sıralamanın herkes için değişebileceğini not düşerek, şiir yazdıracak güzellikteki yüzü ve Yunan tanrıçalarına taş çıkartan vücudu olduğunu söylemiştik. Ama şimdi, onu biraz daha tanıyınca farklı bir tanımlama yapabiliriz.