Biz niye hiç görüşmüyoruz yahu?

Çok alakasız bir gecede, muhtemelen Facebook’un o sinir bozucu chat programından gelen bir bildirimle oluşan ve muhtemelen de başlıktaki metni içeren “bayram değil, seyran değil, bu kadın beni neden dürttü?” durumundan bahsedeceğim size bu ay.

29 Ağustos 2017

Biz niye hiç görüşmüyoruz yahu?
  1. TANIMLAMA EVRESİ

Bu mesajı yollayan arkadaşımız, genelde önceden bizim görüşmek istediğimiz, fakat bir anda ilişki durumu değişmiş ve radarımızdan çıkmış biridir. Sevgilisiyle daha ikinci paylaşımında Facebook duvarınızda “Bana bununla ilgili şeyleri gösterme” opsiyonunu kullanarak irtibatı kestiğinizden, ayrılıktan da haberiniz olmuyor tabii. Bu tip değişimlerin en büyük göstergeleri, profil fotoğrafının tekrar single zamanındakine dönmesi, birdenbire artan paylaşım yoğunluğu ve timeline’da gördüğü hemen her şeyi beğenerek veya yorum yaparak “hayata döndüğünü” göstermeye çalışmasıdır. Bu yazdıklarım erkekler için de geçerli ama yazıda bizdeki farkları da anlatacağım.

 

  1. STRATEJİ NE OLACAK?

O an yaşadığınız flashback, sizi direkt çemkirmeye, yalnız kaldığı için sizinle iletişime geçtiğini yüzüne söylemeye itecektir fakat kadın zaten bu durumda sadece “Evet?” diyebileceği için duruyoruz. Sakince görüşmediğimiz zamanda olan biten her şeyi arada iğneleyerek anlattıktan sonra, artık asıl merakımızı gidermenin zamanı geldi. İlk andan beri hep aklımızda olmasına rağmen yeni aklımıza gelmiş gibi “Ya senin sevgilin vardı, ne oldu o?” veya “Sevgilinle nasıl gidiyor?” gibi bir girişle kadını o kötü hissiyata itmek istiyoruz içgüdüsel olarak. Kadınların bu durumu yaşaması halinde bu saydığım prosedürün hiçbiri gerçekleşmiyor genelde. İlk mesaj geldiği anda “Ne oldu? Hatun şutladı galiba!” tadında bir mesaj gönderip bizim yaşadığımız o stresi hissetmiyorlar genelde. Erkek böyle durumlarda hep daha temkinlidir çünkü şansını asla tamamen yok etmek istemez.

 

  1. SALDIRI

Eski sevgilisiyle ilgili soruyu çok yumuşak bir tonda sorarsanız kadının sizi en az bir saat sürecek bir zaman diliminde Güzin Abla tadında bir konuma sokup tüketmesi gibi bir tehlike var. Bir süre sonra kendinizi normalden uzun kollu pijamalarınızı giymiş halde, en yakın kız arkadaşını teskin etmeye çalışan bir “buddy” konumuna sokabilirsiniz. Bu durumdan kurtulmanın yolu da biraz acıtıcı davranmak olur genelde. Sanki o adamla değil de sizinle birlikte olsaydı, şimdi ikinci çocuğunuzun adı için tartışacakmışsınız gibi bir tonda ve iş işten geçmiş gibi bir elektrikle sorulacak bu soru, kadın için çok basit bir işlemken bizim için zor ve oldukça stresli. Tabii tüm bunları kurgularken karşı tarafın “Typing...” şeklinde bir ileti görüyor olması ve bu iletiye yedi dakika baktıktan sonra sizin sadece dört kelimeden oluşan cümlenizi görmesi sorunu var.

 

  1. LUNAPARK BEKLENTİSİ

Neden bu kadar geç yazdığınızı, arada gelen bir telefon yalanıyla çözüp cevabınızı da aldıktan sonra artık bir rahatlama gelmeli bünyeye, değil mi? Ayrılık dönemini henüz atlatmış veya atlatmaya çalışan kadın, olayın vahametiyle sizin adeta bir “teletabi” olmanızı bekleyecektir. Bu saatten sonra gelsin komik kedi videoları, gitsin gülücüklü sarı kafalar. Eski Türk filmlerinde ağaçların arkalarına saklana saklana koşuşturan kadın-erkeğin sosyal medya versiyonu döner durur. Görüşme için uygun bir zamanda uzlaşılır, silindiyse telefonlar alınır. Son serzeniş de “Bende senin numaran duruyor” olur ama sonunda sarı kafalı gülücük hafifletici bir unsur olarak sırıtır.

 

  1. SUSMA HAKKI

Yazının ilk paragrafından sonrasını hiç yaşamayanlarımız da var tabii. O mesajı okuduktan sonra hiç cevap vermeyen, geçmişteki unutulmuşluğunu bir kez daha yaşamak istemeyen insanların sayısı da oldukça fazla. Kendini tutmakla merak arasında sıkışan zihnimiz karar verecek yoluna ve biz ya lunapark sahibi eğlenceli bir adam olacağız ya da birilerinin paylaşımlarımıza sinirlenip bildirimlerimizi engellediği o ilişki adamı...