Eurovision tornasından geçmiş Bonomo

Geçen yıl hayal kırıklığı yaratan Yüksek Sadakat'in ardından Can Bonomo'yu "modern Türkiye'yi" temsil etsin diye Azerbaycan'a yolluyoruz. Eurovision sahnesi için ince ayar yapılan Bonomo'nun bohem enerjisinin dozu Avrupa'yı sallamaya yetecek mi göreceğiz.

24 Şubat 2012

Eurovision tornasından geçmiş Bonomo

Her yıl bahar aylarında, bu sefer çok acayip bir iş yapıldığı hissiyle Eurovision gündemine dahil oluyoruz. Çok çılgın koreografi ve dünyanın bir ucundan gelen teknik altyapıyla fantastik sahne şovuyla "daha önce hiç böyle görmediğimiz" bir pop yıldıızı ülkeyi temsile yollanıyor. Geçen yıl Yüksek Sadakat, hiçbirimizin uzun uzun düşünmeden hatırlayamadığı şarkısıyla bu çok acayip beklentileri söndürdü.

Bu yıl, Can Bonomo'nun Balkan ezgili, klarnetli, darbukalı, davullu, nağmeli, ağdalı sesindeki otantik şeylerin, modern, genç, hip, cool şeylere dönüşme potansiyelinden umutluyuz.

Ama kimliğini bir nevi dandy, bohem, flaneur çizgileri üzerine inşa eden, Kaan Tangöze'nin sızlaya sızlaya uzattığı nağmeleri, daha neşeli ve kıvrak bir tonla yapan Bonomo Eurovision'a kenarından köşesinden kırpılmış gidiyor.

Love Me Back, o doğulu nağmelerin bir türlü tam oturmadığı, üflemelerin cilveli çıkışlarının, darbuka/davul coşkusunun, araya mutlaka karışan "Haydee!" narasının notası notasına formüle uydurulduğu hissi veriyor.

Bu formül Sertab Erener'in Everyway That I Can'inde şahane tuttu, Athena'nın For Real'i ve Kenan Doğulu Shake it Up Şekerim'inde dördüncülüğü buldu. Şimdi Can Bonomo, Gogol Bordello benzetmelerini kulak arkası ederek Bakü yolcusu.

Ondan beklenen orijinal ama tanıdık, otantik ama modern, pop ama yeni imajını sahnede çizebilecek mi, yoksa ilk 10'a girip unutulan sıradan bir performansla mı dönecek?