Ev partilerinin altın yılı

Hepinizin iyi bildiği ve şimdi burada tek tek saymak istemediğim durumlardan ötürü, bu kışı mekanlardan çok ev toplaşmalarıyla geçireceğiz gibi görünüyor. O zaman gafil avlanmayın.

18 Eylül 2013

Ev partilerinin altın yılı

Her eylül ayına özel “Yeni sezonda gece hayatında neler olacak” dosyamızı maalesef bu sayıda yapamıyoruz sevgili GQ okurları. Çünkü haftalardır araştırmama rağmen yeni sezona dair hiçbir şey bilmiyorum. Her şeyin bir anda değişebileceğini bizzat yaşamış biri olarak yine her cuma günü devrim olacak, her salı hiçbir şey yokmuş gibi işe gidecekmişiz gibi geliyor.

Her şey sürpriz olacaksa da yeni sezona dair su götürmez bir gerçeği şimdiden öngörmek mümkün. O da ev partilerinin altın yılını yaşayacağımız. Çünkü ne olduğunu ve hayatımızı tam olarak nasıl etkileyeceğini bir türlü anlayamadığım içki kısıtlamaları ve artık çok fazla para harcamadan hayatımızı geçirmek istiyor oluşumuz bizi daha çok evlere yöneltecek. İhtiyacımız olan şey sadece arkadaşlarımız, içki (Bitmeyen, hep bulunan ve her daim eve servis yapılan içki), güzel müzik ve dört duvar.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da mütevazı olmayacağım; iyi bir ev sahibi ve ondan daha da iyi bir konuğumdur. Üstelik tüm bu partileri çok ucuza kotarırım. O yüzden yeni sezonda herkesin kendi Stüdyo 54’ünü nasıl oluşturabileceğini buyurun buradan öğrenin:

* Her şeyi bir tarafa bırakırsak eğer, bence bir ev partisinin en önemli unsuru müziktir. Ve gece çalınacak müziğe karar vermek ev sahibinin hakkıdır. Bir konuğun yapabileceği en kötü şey hadsizce müziğe karışmaktır. Evet biliyoruz, hepiniz harika şeyler dinliyorsunuz, onları diğer konuklarla paylaşmak için çıldırıyorsunuz; o zaman bir zahmet evinizde bir parti verin, siz çalın, biz dinleyelim. Her evin kendine ait bir müziği vardır ve bunun değişeceği zamana yine sadece ev sahibi karar verir.

Haberin devamı GQ Türkiye Eylül sayısında ve iPad edisyonunda