Popüler

Hala “Cool” Olan Bir Şeyler Var Mı?

W. David Marx ile yeni kitabı Status and Culture ve “Coolluk” kavramının neden bu kadar zorlaştığı üzerine sohbet ettik.

Status and Culture

W. David Marx yeni kitabı Status and Culture'da “Hiçbir şey harika değil çünkü her şey iyi” diyor. Marx'ın kitabı oldukça geniş kapsamlı, kültürün mekanizmalarını açıklamak için müzikten mega yatlara kadar her şeye değiniyor: trendlerin nasıl çalıştığı, zevklerin nasıl oluştuğundan, Roma imparatorlarının mor renk salgılayan deniz salyangozlarını neden yok etmeye takıntılı olduklarına kadar. Kitabı, yaptığımız şeyleri neden yaptığımızı ve neden sevdiğimizi bizlere anlatıyor.

Ancak, şu an içinde yaşadığımız kültürün neden sürekli “bayatlamış ekmek” gibi hissettirmeye başladığıyla ilgili sarf ettiği bu cümleler beni çok etkiledi. Özellikle modada, hiçbir şeyin eskimediği her şeyin trend olduğu ilginç bir döneme girmiş gibiyiz. Evet, 90'lar geri döndü ama Y2K dönemi de aynı şekilde. Geniş paça pantolonlar, düşük belli kotlar hayatımıza geri gelmiş durumda. Sneaker modelleri yeni stillerden kaçınıyor, herkes retro modellerin peşinde. Muhtemelen bu yıl erkek modasında gerçekleşecek en heyecan verici şey, on yıldan daha kısa bir süre önce gözden düşen ve şimdi 90'ların popüler olmasıyla tekrar hayatımıza giren geniş kesimli bir çift chino'nun gücüne geri kavuşması. Tüm bunların garip sonucuysa: Her şey güzel olabiliyorsa, hala “cool” (ve farklı) sayılan bir şey var mı?

Marx'ın neler olup bittiğini anlamama yardım edebileceğini düşünüyorum. Tokyo'dan telefonla bağlanan Marx, Simon Reynolds'un 2011'de aynı adlı kitabında bahsettiği “retromania” kavramına atıfta bulunuyor. Marx, "Bunun anlamı, insanların yeni şeyler yapma ve eski şeyler yapma seçeneklerinin olması. Bir nedenden dolayı eskisini yenisine tercih etmeleri. Yani bu sadece eski olanın çekici olduğu anlamına gelmiyor, çünkü eski olanın her zaman çekiciliği vardı. Yenide bir eksiklik var” diyor.

Peki, yeni kültürel eserlerimizde eksik olan ne? Suçlanacak çok şey var, belki de en önemlisi internet ve hız fetişi. Moda söz konusu olduğunda, başlıca suçluyu trend döngüsünün bozulması olarak söyleyebiliriz. Status and Culture'da Marx, bu döngüyü “hiç bitmeyen bir koşu yarışı” olarak tanımlıyor. Bir şey trend olmaktan çıkıp içinde yaşadığımız kültürün kalıcı bir parçası haline geldiğinde bu genelde uzun soluklu bir koşu olur. Ancak günümüzde bu kovalamaca herhangi bir kalıcı eğilimle sonuçlanamayacak kadar kısa sürüyor gibi görünüyor. Meryl Streep'in The Devil Wears Prada’da söylediği o meşhur sözleri düşünün. Şu anda trend döngülerimizde bir solucan deliği açılmış gibi: En cüretkar ve imrenilen podyum görünümleri Zara, Shein ve H&M tarafından anında kopyalanıyor. Sürekli aynı şeyleri görür hale geliyoruz. Döngümüzdeki bu kırılma, ortaya yeni çıkabilecek fikirlerin de ölmesine neden oluyor. Hızlı moda markaları, yeni ortaya çıkan tasarımcıların çalışmalarını kopyaladığında; bu tasarımcıların gerçekten kendi sıçramalarını yapma şansları olmuyor.

Müşteriler kaçınılmaz olarak kendilerini bu trendlere uyum sağlarken buluyor. Marx, “Birçok geleneksel statü sembolüne karşı hissizleştirildik. Uzak bir ülkede ışıl ışıl bir kumsalda gün batımının tatil fotoğrafları sosyal medyanızdaki diğer tüm fotoğraflarla aynı olduğunda artık etkileyiciliğini kaybediyor” diyor. Supreme box logolu tişörtünüz ya da oldukça pahalıya aldığınız saatiniz artık farklı ya da etkileyici değil. Herkes bir şey satın alabildiğinde, bir zamanlar özel olan şeyler rutin hale geliyor. Marx “90'ların sonlarında bir Japon sokak giyim markasından tişört almaya çalışmak imkansızdı. Şimdi muhtemelen ABD'de herkesin kolayca ulaşabileceği yüzlerce Japon sokak giyim markası var… Tam olarak ikilem de bu. Herkes her şeye sahip olabilir. Ve bu nedenle, hiçbir şey havalı değilmiş gibi geliyor” diyor.

Marx, bu coolluk eksikliğini yenilik eksikliği olarak yorumlamamak gerektiğini söylüyor. Çünkü aslında sürekli yeni şeyler icat ediliyor. Marx, “Zihnimizde bu yıl X var ve X giyiyoruz, sonraki yıl Y ve Y giymeye başlayacağız demiyoruz. Eğilimlerin bu tür doğrusal ilerlemesi durdu ve tüm süreci anlamamızın birincil yolu bu. Yeni bir anlatı yok ve bizi şaşırtan da bu” diyor.

Örnek olarak, trendlerin kuluçka makinesi TikTok'u ele alalım: Son birkaç yılda, Cottagecore, barbiecore, goblincore arasında o kadar hızlı geçiş yaptık ki, hepsi sığ ve anlamsız hale gelmeye başladı. Tüketiciler ayrıca bunlardan herhangi birine kanmayacak kadar akıllı hale geldi. Bir trend parlama şansı bulamadan yeni bir trend ortaya çıkıyor. Marx, “Her yeni akımın bir modaya dönüşeceğinden şüphelenmeye başladık. Kültürün mekanizmalarını çok iyi anlamakla lanetlendik, bu da samimi ve cool şeylerin ortaya çıkmasını neredeyse imkansız hale getiriyor” diyor.

Yine de burada tek suçlu taraf internet değil. Marx ayrıca, popüler kültürü daha az ana akım çabalarla aynı ağırlıkta ele alan poptimizmin yükselişini de hiçbir şeyin çok havalı hissettirmemesinin nedenleri arasında sayıyor. 

Kültürel beslenme alışkanlıklarımızdan seçkinciliği ve züppeliği çıkarırken, karşıt duruşumuz olan bir kültürü kaybettik. Asi eğilimler ve alt kültürler, bir zamanlar havalı olarak kabul ettiğimiz şeylerin can damarıydı. Şimdi, dünyadaki en büyük yıldızlar ve şirketler en geçerli trendleri takip edenler olarak kabul ediliyor. Marx, “Yenilikçi alternatifler varsa, pop kültürünün gerçekten geleneksel sıkıcı şeylere yatırım yapması hakkında kötü şeyler söylemeliyiz” diyor.

İyi haber şu ki, muhtemelen tüm bunlar için sadece yaşlıysanız endişeleniyorsunuz. Z kuşağı, daha tanımlanabilir ve sindirilebilir mevsimsel trendleri tercih eden yaşlı insanların yapabileceği şekilde cool'u sınıflandırmıyor. En iyimser bakış açısından bakıldığında, hiçbir şeyin havalı olmadığı fikri sadece bir bakış açısı meselesi. Trendler, yenilikler ve alt kültürler bir zamanlar olduğu gibi bir döngü içinde değillerse de var olmadıkları anlamına gelmiyor. Sadece süreç farklı bir şekil aldı. Ne arayacağınızı bildiğiniz sürece, “cool şeyler" hala orada. Marx, "Her genç nesil, kendi kültürlerinin en havalı olduğunu iddia eder" diyor.

GQ US 

İlgili Başlıklar
Daha Fazlası