Cannes Lions 2013’ten 12 not

Bu yıl 60’ıncı kez düzenlenen dünyanın bir numaralı reklam festivali Cannes Lions, kürenin dört bir yanından en yaratıcı isimleri Côte d’Azur’de bir araya getirdi. Efsane isimlerin ağırlandığı festivalin en büyük sürprizi “yaşayan Darwin”i sahnede görmekti. Dev etkinlikten en önemli satırbaşları burada...

01 Temmuz 2013

Cannes Lions 2013’ten 12 not

1. OYUNUN KURALINI DEĞİŞTİRENLER

60’ıncı yılını geride bırakan festival, Bill Bernbach’la başlayan modern reklamcılığın evrimini Game Changers adlı olağanüstü bir sergiyle katılımcılara sundu: Avis’in “Biz iki numarayız. O yüzden daha çok çalışıyoruz” ilanından kült Alka-Seltzer reklamına, Lyndon Johnson’a seçim kazandıran Papatya filminden Birleşik Krallık’ta Demir Lady devrini başlatan “Labour isn’t working” ilanına, televizyonda yalnızca bir kere gösterildiği halde Apple devrimini başlatan 1984’ten Cadbury’nin insanda bateri çalma şehveti uyandıran Goril filmine, BMW’nin The Hire serisinden Burger King’in itaatkar tavuğuna... Reklam dünyasında oyunun kurallarını değiştiren birçok büyük işin sunulduğu serginin hemen girişinde bütün bu evrim süreci, Volkswagen Beetle’ın Think Small ilanından Felix Baumgartner’ın Red Bull için yaptığı 34 km’lik rekor atlayışa uzanan bir hikaye olarak özetleniyordu.

2. BU SEFER DE GÜLDÜRDÜ

Festivalin yıldız kontenjanının bu yılki en parlak ismi Conan O’Brien’dı. CNN anchorman’i Anderson Cooper moderatörlüğünde sahneye çıkan Conan, Late Night programı çerçevesinde yaptığı içerik işbirliklerinden de bahsetti. Bunların en başarılılarının, markaların kendisine para verdiği ama ne yaptığına karışmadığı işler arasından çıktığını söyleyen Conan, “pislik” diye nitelediği markalara seslenmeden duramadı: “Midemi bulandırıyorsunuz ama paranızı alacağım!”

3. MASTÜRBASYON YARATICILIĞI ARTIRIYORMUŞ

Festival bu yıl bir rock yıldızını, Lou Reed’i ağırladı. Sonunda Edgar Allan Poe’nun Kuzgun şiirini okuduğu seminerin ardından gazetecilerin karşısına da çıkan Reed, “Yaratıcı kalmayı nasıl başarıyorsunuz?” sorusuna kopartan bir yanıtla karşılık verdi: “Nasıl mı başarıyorum? Her gün mastürbasyon yapıyorum.”

5. BU ADAMA DİKKAT!

Bu yıl Conan O’Brien, Lou Reed gibi büyük şöhretlerin yanı sıra reklam dünyasının efsaneleri de katıldı ancak tüm festival boyunca sosyal medyada en çok konuşulan isim Twitter için çalışan MIT profesörü Deb Roy oldu. Bu ismi bir yere kaydetmekte fayda var.

8. GEZİ’NİN CANNES YANSIMALARI

Cannes’da Türkiye’den ve İstanbul’dan bahseden yalnızca Sir Martin Sorrell değildi. Katıldığımız tüm davetlerde karşılaştığımız insanların merak konusuydu Gezi. Herkes ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Seminerlerde birçok kez konu sosyal medyanın gücü ve etkisi üzerinden Gezi olaylarına geldi ve İstanbul adının telaffuz edildiği anlarda salondan alkış sesleri duyuldu. Festival Sarayı’nın başka noktalarında da Gezi olaylarının yansımalarına rastlanıyordu. Getty Images tarafından oluşturulan ve herkesin aklından geçenleri, fikirlerini yazıp paylaştığı duvar, Everday I’m chapulling, #occupygezi, #direngezi yazılarıyla doluydu.

10. TÜRKİYE İÇİN VASAT BİR YIL

Cannes Lions 2013, Türkiye için vasat ve hatta ülke ortalamasının da altında performans sergilenen bir yıl oldu. Festivale toplam 414 işle başvuran Türkiye ajansları, 5 Bronz Aslan’la yetinmek zorunda kaldı. Medya kategorisinde 41? 29! ve Grey İstanbul, Açıkhava kategorisinde Rafineri, Basın kategorisindeyse TBWA\İstanbul ve DDB&Co.’nun işleri ödül aldı.



EN ÇOK KONUŞULAN 3 REKLAM


HER GÜN BAŞKA ALEX

Bu yıl festivale üç iş damga vurdu. İlki Markalı İçerik&Eğlence, Siber ve Geleneksel olarak en önemli kategori kabul edilen Film’de Büyük Ödül’e layık görülen The Beauty Inside adlı çalışmaydı. San Francisco’daki Pereira&O’Dell ajansı tarafından Toshiba ve Intel için hazırlanan çalışma, klasik bir 30 saniyelik reklam filmi değil, bir dizi aslında. Dizide her sabah başka bir bedende uyanan Alex adlı bir kahramanın hikayesi anlatılıyor. Bir gün çok güzel bir kızla karşılaşıyor, âşık oluyor ve olaylar gelişiyor. Kızın karşısına her gün başka bir bedenle çıkan Alex’in yaşadıkları ana taşıyıcı. Bu Alex’ler her seferinde Facebook’ta yapılan bir yarışmayla sıradan izleyiciler arasından seçiliyor. Şimdiye kadar çekilen altı bölüm 70 milyondan fazla kez izlendi, 26 milyon tekil kullanıcıya erişildi. Intel’in marka algısında yüzde 66, Toshiba’nınkinde yüzde 40’lık artış elde edildi. Olumlu etki satışlara da yansıdı. İçinde Intel Inside işlemci taşıyan Toshiba Ultrabook satışlarında yüzde 300’lük artış yaşandı.


ÖLMENİN APTALCA YOLLARI

Festivalden büyük başarıyla ayrılan diğer çalışma, Avustralya’da metro trenleri ve istasyonlarında ölüme neden olan basit kazaları azaltmak amacıyla yola çıkılan ancak daha sonra hayatın diğer tüm alanlarındaki ölümcül kaza risklerine dikkat çekmeye yönelik bir sosyal sorumluluk kampanyasına dönüşen Dumb Ways to Die (Ölmenin Aptalca Yolları) adlı kampanya oldu. McCann’in Melbourne ofisi tarafından hazırlanan reklamın klibi Film, şarkısı Radyo, tüm kampanya ise Entegre kategorisinde Büyük Ödül’e layık görüldü.


KADINLARA ÇAĞRI

Festivalin unutulmayacaklar arasına yazılan son çalışması ise viral videosuyla yarattığı etkiyi IQ Dijital sayfamızda da okuyabileceğiniz Dove’a aitti. Ogilvy’nin São Paulo ofisi tarafından hazırlanan Real Beauty Sketches (Gerçek Güzellik Eskizleri) adlı kampanyada, kadınlara sandıklarından daha güzel olduklarını kanıtlamak üzere FBI’dan bir robot resim sanatçısının yardımına başvurulmuş. İlk aşamada sanatçı önce kendi tarifleri, ardından üçüncü bir gözün tarifiyle hiç görmediği bir grup kadının robot resimlerini çizmiş. İkinci aşamada da iki ayrı tarife göre yapılan çizimler yan yana konarak kadınların dikkatine sunulmuş. Farklı tariflere dayalı iki ayrı kara kalem portresini seyreden kadınların gözlerindeki mutluluğu görmelisiniz.

Aşkın Baysal'ın Cannes Lions 2013 notlarının tamamı GQ Türkiye Temmuz sayısı ve iPad edisyonunda!