Kızılderili Siyu Kabilesi’ne Göre Bir Oğlan Nasıl Erkeğe Dönüşür?

“Son lokmasına kadar cömert; açlıktan, acıdan ve ölümden korkmayan bir kahramandı o. Kendine sözü “olmak”’tı, “sahip olmak” değil.” Charles Alexander Eastman’in bu sözü, Kızılderili kabilelerinden en ünlüsü olan Siyu (Sioux) kabilesi erkeklerinin hayata dair etkileyici ve erdemli felsefesini kısa da olsa açıklamaya yetiyor. Amerika’nın Dakota eyaletinde yaşamış olan Siyu kültüründe oğlan çocuğunun erkeğe dönüşmesi için sahip olması gereken özellikleri inceliyoruz.

23 Şubat 2017

Kızılderili Siyu Kabilesi’ne Göre Bir Oğlan Nasıl Erkeğe Dönüşür?

Siyu Kültürüne Göre Oğlanlıktan Erkekliğe Geçiş:

Bir oğlan çocuğunun hayatı dramatik ve beklenmedik iniş çıkışlarla dolmadan önce oğlanlıktan erkekliğe geçişi sağlayan Siyu yolculuğunu tamamlamak zorundadır. Bu yolculuğun önemi sonunda genç bir adam olarak sahip olması gereken bilgeliğe ve erdeme ulaşması, büyütülen ve emek verilen bu oğlanın kabilesinin gurur kaynağı olması.

1)Sessizlik: Siyu kültürü boş konulardan kaçınır ve sadece önemli olunca konuşur. Oğlanlar büyükler ile gerek duyulmadığı sürece konuşamaz.

2)Aşk: Bir erkek aşkını duygusal ve romantik olarak değil, servise ve görevine bağlılık olarak gösterir.

3)Hürmet: İnanç Siyu eğitiminin ana tabanıdır ve Siyu ruhsallığı tamamıyla doğanın bilincine dayanır. Doğanın kutsal olduğuna, her canlının bir ruhu olduğuna inanan Siyu erkekleri toprağın ve toprağın üzerindeki her şeye hürmet duyar. Hayatı boyunca doğanın güzelliğine hayranlık duyar.

4)Cömertlik: Siyu kültürüne göre mal ve mülke olan bağlılık aşılması gereken bir zayıflıktır. Açgözlülük birisinin erkekliğini zayıflatır ve ruhsal gelişimini engeller.

5)Cesaret: Cesaret bir erkeğin görevde, serviste ve savaşta kendini unutup diğerlerini korumak için sahip olması gereken bir özelliktir. Nasıl beyaz adam avukat ya da başkan olmak istiyorsa,Çocuklara da cesur olmaları gerektiği öğretilir.

6)Hikaye anlatma: Örf ve adetler hikayelerle genç kuşaklara geçirilir ve genç kuşaklar da bu hikayeleri bir sonraki kuşağa anlatmak zorundadır.