Fotoğraf: Ray-Ban’; Getty Images
Mark Zuckerberg’i tanımlamak için bugüne kadar pek çok kelime kullanıldı, ancak “cool” bunların arasında nadiren yer aldı. Son birkaç yılda bu algıyı değiştirmek için gözle görülür bir çaba gösterdi. İkonik kapüşonlularını boxy Amiri tişörtlerle değiştirdi, kalın zincir kolyeler takmaya başladı, brokoli kesimi bir saç stiline geçti ve F.P. Journe ile De Bethune gibi IYKYK saat markalarından oluşan bir koleksiyonu rotasyona soktu. Ancak bu “coolluk” göstergelerine aldanmamak gerekirse, bu değişim samimi bir stil dönüşümünden çok, sonunda bir stilist tutmuş izlenimi veriyor. Yeniden markalaşmak istemesinin nedenini anlamak zor değil. Amiral gemisi Facebook’un cazibesi çoktan sönmüşken ve tutmayan bir VR Metaverse hayaline 70 milyar dolar harcadıktan sonra, Zuckerberg şimdi şirketinin geleceğini Meta’nın yeni Ray-Ban yapay zekâ gözlüklerinin cool olduğuna sizi ikna etmeye bağlamış durumda. Ve tüm ters işaretlere rağmen, bunda başarılı olabilir.
“Yapay zekâ gözlükleri ana akıma girecekse, bunun sinyallerini 2026’da görmeye başlayacağız,” diyor fütürist ve teknoloji eğitimi şirketi WAYE’in kurucusu Sinead Bovell. Meta, Ray-Ban AI Glasses’ın ilk serisini 2021’de tanıttı ve 2023’te piyasaya çıkan ikinci nesilden bu yana 2 milyondan fazla çift sattı. Şirket, 2026 sonuna kadar 3 milyon adet daha satmayı ve yıllık üretimi 10 milyon çifte çıkarmayı planlıyor. New York ve Philadelphia’nın toplam nüfusuna denk gelen 10 milyon insanın her yıl Meta AI gözlüğü satın alacağını hayal etmek zor olsa da, bu ihtimal hiç de uzak değil. “iPhone 2007’de çıktı ve 2011’de BlackBerry hâlâ en çok satan akıllı telefondu,” diyor Bovell. “iPhone bir telefon olarak değil, bir oyuncak olarak görülüyordu. 2008’de iPhone hakkında söylenenlerin aynısı bugün [akıllı] gözlükler için söyleniyor.” Benzer şekilde, 2015’te piyasaya çıktığında kimse Apple Watch’a ihtiyaç duyduğunu bilmiyordu, ancak şirket o tarihten bu yana yüz milyonlarca adet sattı.
On yıl önce çoğu insan için internete bağlı gözlük kavramı Google Glass ile sınırlıydı. Teknoloji devinin 2012’de bu alana yaptığı giriş, teknoloji tarihinin en büyük fiyaskolarından biri olarak anıldı. Kamera, baş üstü ekranı ve hareket kontrolleriyle donatılan Google Glass, akıllı telefonun birçok işlevini Deep Space Nine’dan çıkmış gibi görünen bir başlığa taşımayı vaat ediyordu. Teknoloji etkileyiciydi, ancak mühendisvari görünümü ve yüzünde kamera taşıyan orta yaşlı erkeklerin yarattığı rahatsızlık hissi —bu erken kullanıcılar kısa sürede “Glassholes” olarak anılmaya başlandı— ürünün kaderini belirledi.
Meta’nın AI Glasses serisi, Google Glass’ın bıraktığı yerden devam ediyor. Aynı temel fikir ve benzer yetenekler söz konusu: HD kamera ve Siri benzeri bir sesli asistan. En büyük fark ise açık: Geek bir sibernetik başlık yerine, bu teknoloji Ray-Ban Wayfarer görünümüne gizlenmiş durumda. Miles Davis, Bob Dylan ve emoji dünyasının en cool üyesiyle özdeşleşen Wayfarer, giyilebilir teknolojinin en büyük sorununu çözüyor: Gerçekte ne olduğundan ziyade, arketip “cool adam” güneş gözlüğü (ya da numaralı çerçeve) gibi görünmesi. Doja Cat, Teyana Taylor ve Chris Hemsworth’ün rol aldığı şık reklam kampanyaları —Meta’nın 2025’te akıllı gözlüklere harcadığı tahmini 73 milyar doların bir parçası— bu algıyı pekiştirmeye yardımcı oluyor. Yine de Zuckerberg 2.0’da olduğu gibi, bu coolluk hissi biraz yapay duruyor. Wayfarer ikonik olabilir, ancak Jack Nicholson’ın Oscar törenine Meta AI Glasses takarak geldiğini hayal etmek zor.
“Bence bu gözlükler düpedüz saçma,” diyor erkek giyim içerik üreticisi ve @edgyalbert olarak tanınan Albert Muzquiz. Video üreterek geçimini sağlayan biri olarak akıllı gözlüklerin işlevselliğini takdir etse de, bunların estetik bir aksesuar olarak kabul edileceği bir gelecek hayal edemiyor. “Meta gözlüklerimi ne zaman takacağım? Yürüyüşe çıkarken mi? Çünkü hayatımda bildirim gönderen ekranların olmadığı tek an o. Çoğu insan için mantıklı olduğunu düşünmüyorum.”
Muzquiz haklı olabilir, ancak onu haksız çıkarmak için ortaya konmuş devasa bir sermaye var. Çünkü Meta, geleceğini akıllı gözlüklere bağlayan tek şirket değil. Apple, iPhone uyumlu kendi gözlüklerini geliştiriyor ve bunların 2026’nın sonlarına doğru çıkması bekleniyor. Google ise Warby Parker ve Güney Koreli lüks gözlük markası Gentle Monster ile iş birliği yaparak kendi akıllı gözlük koleksiyonunu hazırlıyor; bu modellerin de bu yıl piyasaya sürülmesi öngörülüyor. Huawei, Alibaba, Xiaomi ve hâlihazırda pazarda yer alan onlarca şirketten bahsetmeye bile gerek yok.
Akıllı gözlüklerin sunduğu imkânların eğlenceli ve cazip mi yoksa distopik bir kâbusun eşiği mi olduğu bakış açısına bağlı. Birinin gözlüğünüzü hacklemesi ihtimali ya da Meta gibi şirketlerin verilerinizle ne yapacağına dair kaygılar (küçük bir spoiler: yapay zekâyı eğitmek için kullanılıyor) elbette var. Ancak bunlar, internete bağlı diğer cihazlara yönelik mevcut endişilerden çok da farklı değil. Washington DC’deki Ropes & Gray hukuk firmasında veri, gizlilik ve siber güvenlik alanını yöneten Edward R. McNicholas, “Bugüne kadar üretilmiş her teknoloji hem iyi hem kötü amaçlarla kullanıldı,” diyor. “İnterneti düşünün: Kötü niyetli aktörlere de hizmet ediyor, ama aynı zamanda dünyayı birbirine bağlıyor, büyük ekonomik fırsatlar yaratıyor ve milyonlara ilham veriyor.” Akıllı gözlüklerin kaderini belirleyecek olan şeyin düzenleyici engeller ve kültürel kabulleniş olduğunu söylüyor. “Yani mesele şu: Rizz’i var mı? Yirmili yaşlardakiler bunu ‘based’ mi yoksa ‘cringe’ mi bulacak?”
Etik ve izinsiz şekilde kayda alınma konusundaki endişeleriniz ne olursa olsun, yapay zekâ gözlüklerinin yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı sorusu belki de şimdiden yanıtlandı. Google Glass günlerinden bu yana dünya hem teknolojik hem kültürel olarak çok değişti. Akıllı gözlüklerin sunabildiği işlevsellik ile akıllı cihazların hayatımızdaki kaçınılmaz rolü bir araya geldiğinde, bu teknolojinin yaygınlaşmadığı bir gelecek hayal etmek giderek zorlaşıyor. Teknoloji, içerik üreticilerinden engelli bireylere kadar pek çok insan için fazla cazip ve fazla kullanışlı. Ancak Meta Ray-Ban’leri takmak sizi Future, Bad Bunny ya da Steve McQueen kadar karizmatik yapar mı? Büyük ihtimalle hayır.
Meta’nın Temmuz ayı sonunda gerçekleşen 2025 ikinci çeyrek finansal sonuçlar toplantısında Mark Zuckerberg şöyle dedi: “Gelecekte, yapay zekâya sahip gözlükleriniz yoksa, diğer insanlara kıyasla ciddi bir bilişsel dezavantaj yaşayacaksınız.” Belki. Ama en azından hâlâ cool görünmeye devam edersiniz.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.