
Yelken sporunun en prestijli arenası olan America’s Cup, 2027 yazında Napoli’nin tarihi sularında düzenleniyor. TUDOR, cesaretin ve mühendisliğin buluştuğu bu eşsiz mücadelede dalgalarla yeniden buluşuyor.
Modern yelken tarihinin en ikonik takımlarından biri olarak kabul edilen Alinghi, performans odaklı yaklaşımıyla sınırları yeniden tanımlıyor. 2000 yılında İsviçre’de kurulan ekip, 2003 ve 2007’de kazandığı zaferlerle America’s Cup tarihine kalıcı bir iz bırakıyor. Alinghi, Ar-Ge, ileri mühendislik ve yeni nesil tekne tasarımını merkeze alan vizyonuyla dikkat çekiyor; veri analizi ve performans optimizasyonunu rekabetin kalbine yerleştiriyor. 38. America’s Cup’ta TUDOR’un ana sponsor olarak takıma katılması, bu cesur vizyonu Born to Dare felsefesiyle güçlü biçimde tamamlıyor. Takım artık TUDOR Team Alinghi adıyla yarışıyor ve Napoli’de Société Nautique de Genève bayrağı altında mücadele ediyor.

Louis Vuitton, ikonik monogramının 130. yılını özel koleksiyonlar ve yıl boyunca sürecek kapsamlı bir kutlamayla taçlandırıyor.
1896 yılında, Maison’un vizyoner kurucusu Louis Vuitton’a bir saygı duruşu olarak oğlu Georges Vuitton tarafından yaratılan Monogram kanvas, zaman içinde en kalıcı ve en saygın sembollerden biri haline gelmiştir. Bir motifin ötesinde Monogram; mirasın, kültürün ve inovasyonun yaşayan bir simgesi olarak evrensel bir ayrıcalık işareti niteliği taşımaktadır. Bugün Louis Vuitton, ikonik kanvasının yaratılışının 130. yılını özel koleksiyonlar ve bu kutlamaya adanan vitrinlerle gururla kutluyor. Ocak 2026 itibarıyla, Maison’un gerçek birer miras başyapıtı olarak kabul edilen ikonik Monogram çantalarına saygı duruşunda bulunulurken; aynı zamanda Monogram’a adanan yeni ve özel edisyon çanta koleksiyonları da ilk kez tanıtılacak.


Japon markanın 1881’e uzanan köklerinden ilham alan bu özel seri, kurucu Kintaro Hattori’nin vizyonuna net bir selam niteliğinde. King Seiko, Prospex, Presage ve Astron koleksiyonlarına yayılan dört adet sınırlı üretim model, Seiko’nun “güzellik ve neşe ile hayatları zenginleştirme” felsefesini vurgulayan altın tonlu detaylarla öne çıkıyor.
Her bir saat, markanın arşivlerinden süzülen ince referanslar taşıyor: erken dönem Seiko modellerinde görülen zarif gravürler, ilk cep saatinin formuna yapılan bilinçli göndermeler ve nostaljiyle modernliği dengeleyen tasarım dokunuşları. Sonuç, geçmişi romantize etmeyen ama ona saygı duyan, koleksiyonluk bir dörtleme.