Filmlerden çapkınlık dersleri

Kim demiş hayat filmlerden öğrenilmez diye... Filmlerden kadın-erkek ilişkilerine dair bir sürü tüyo alabilirsiniz.

12 Temmuz 2012

Filmlerden çapkınlık dersleri

Kim demiş hayat filmlerden öğrenilmez diye... Filmler hayatın ta kendisinden çıkan öykü parçacıkları değil midir yeri geldiğinde? Özellikle de kadın-erkek ilişkileri üzerine cevher değerinde tespitleri, tavsiyeleri ve ders alınacak bir dolu örnek barındırır filmler... Bu hafta vizyona giren Fransız romantik komedisi “Aşk Sanatı”nda da olduğu gibi... Filmde seksi komşusunu baştan çıkarmak için her türlü cambazlığı yapmaya çalışan Achille adlı adam belki biraz daha film izlemiş olsaydı içine düştüğü bu çaresiz durumdan çok daha kolay çıkabilirdi...

Özgüven meselesi 

James Bond filmlerinde Bond kızları daha görünür görünmez onların Bond’a ait oldukları bellidir. Bellidir ama Bond da öyle bir özgüvenle yaklaşır ki onlara; gerçek hayatta onun kadar abartılı bir özgüven bazı kadınlar için çok itici gelebilir. Özgüven meselesinde ince bir denge kurmak lazım... Hem Bond kadar mağrur ve soğukkanlı olmak hem de açıktan bir “womanizer” gibi görünmemek gerekiyor...



Bar meselesi

Çapkınların oyun sahası barlardır ya hani, dolayısıyla bar sahalarının kendi kuralları da oluşmuş durumda... Özellikle Hollywood yapımı romantik komedilerin en çok kullandığı mekanlardan biridir barlar...  



Facebook’un sahibi değilsen spor ayakkabı giyme
Geçen aylarda vizyonda izlediğimiz “Çılgın Aptal Aşk” (Crazy, Stupid, Love) bu konuda çok doğru tespitler yapan bir filmdi doğrusu. Filmin usta çapkını Jacob’ın (Ryan Gosling) mutsuz evli adam Cal’dan (Steve Carell) bir çapkın yaratmaya çalıştığı sahnelerden bahsediyoruz...




Mutlaka ona içki ısmarlamalısın... O istemese bile ısrar etmelisin...
Yarısı meyve suyuyla doldurulmuş rengarenk votkalı içecekler ise pek ‘havalı’ bir görüntü vermiyor açıkçası... İçki konusunda da Jacob’a kulak verin: “Mutlaka ona içki ısmarlamalısın... O istemese bile ısrar etmelisin...” Ama bunu sevimli bir ısrarcılıkla yapmalısınız tabii. Sohbeti koyulaştırmanın, rahatlaştırmanın bir yolu hem de cömertliğin göstergesi bu... Jacob sohbet konusunda da bazı doğru tavsiyelerde bulunuyor: “Hiç kendinden bahsetme... Hep ondan bahsetmeye çalış. Çünkü bar sohbetleri normalde sıkıcıdır ve ibreyi daha çok ona doğru çevirmek gerekir...”

Ceket altına kapişonlu giyersen şansın yok
"Utanç"ta (Shame) Brandon ve arkadaşı bara gittiğinde güzel sarışını Brandon’ın kapma sebebi Jacob’ın da dikkat çektiği tüm gerekleri hakkıyla yerine getirmesi... Ceketin altına kapişonlu tişört giyen ve de berbat dans eden arkadaşın tabii ki hiç şansı olmayacaktır!

Meslek meselesi

“Ah Mary Vah Mary”de (There’s Something About Mary) güzeller güzeli Mary (Cameron Diaz) kız arkadaşlarına bir yemekte, sevgilisi olacak erkek için şöyle der: “Kesinlikle kendisine ait bir işi ya da yetenek gerektiren bir işi olmalı... Mesela mimar olabilir!”

Bazıları plastik cerrah sever
“Sıkıysa Yakala” (Catch Me If You Can) filminde Leonardo DiCaprio kendisini pilot olarak gösterip dünyalar güzeli bir sürü kadın arkadaş ediniyordu kendisine. Kadınların sevdiği meslekler vardır. Kız arkadaşlarının yeni tanışılan adama dair ilk iki sorusundan biridir “Ne iş yapıyor?” sorusu... Dolayısıyla “havalı” bir mesleğe sahip bir erkek oyuna avantajlı başlar. “Nip/Tuck” dizisini hatırlayın, plastik cerrahların da şansı çok yüksektir...

Mesleğiniz cazip değilse geçiştirin
Eğer kadınların cazip bulabilecekleri bir mesleğe sahip değilseniz mesleğinizden çok fazla söz etmeyip, geçiştirmeniz en doğrusu... Sakın mesleğiniz konusunda yalan söylemeyin! Filmlerde bile bunun eninde sonunda terse çalıştığının örneklerini çokça gördük...

Bilgi toplama meselesi

Eskiden insanlar beğendikleri insanlar hakkında bilgi toplamak için tanıdıkları devreye sokar, yalan yanlış bilgiler edinirlerdi. Ama şimdi herkes her şeyini gönüllü olarak sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığı için bu konuda ciddi avantajlara sahipsiniz. En sevdiği filmi, şarkıyı, kitabı bilmek faydalı olabiliyor. Eğer profilini kilitli yapmamışsa isim-soyadı bilgisiyle Facebook ve Twitter hesaplarını bulup şöyle bir ön inceleme yapabilirsiniz... Artık ondan sonrası size kalmış...  



İlgi alanlarını bilmelisin
Bir kadının ilgi duyduğu kitabı, filmi bilmek oldukça avantajlı durumlar yaratabiliyor. “Çılgın Aptal Aşık”ta Jacob bir çok kadının “İlk Dans, İlk Aşk” (Dirty Dancing) filmine karşı hassas duygular beslediğini biliyor ve bunu kullanıyor. “Ah Mary Vah Mary”de Mary’nin en sevdiği filmi söyleyen erkek ondan güçlü bir puan alıyor. Bizim “Issız Adam” filmin esas kızıyla bir kitapçıda tanışıp onun aradığı bir kitabı ona hediye ediyor...



Toplama albüm
“Sensiz Olmaz” (High Fidelity) filminde Rob (John Cusack) Laura’ya (Iben Hjejle) güzel bir müzik kasedi hazırlayıp veriyordu. “Beni Unutma”da da Sinan (Mert Fırat) görür görmez etkilendiği Olcay’a (Açelya Yılhan) ertesi gün bir müzik CD’si hazırlayıp yolluyordu...

Egzotik hediye meselesi

Zengin olunca egzotik hediye bulmak kolay tabi. Akşam yemeğini ülke dışında bir yerde ısmarlamaktan başlayabilirsiniz (Özel Bir Kadın - Pretty Woman). Ama hediye deyince hemen akla gelen şeylerden kaçınarak farklı ve değişik şeyler bulmak bazen çok pahalı bir hediyeden bile daha etkilidir. “Beni Unutma”da Sinan’ın Olcay’a getirdiği “Unutmabeni çiçeği” mesela... Güzel ve romantik bir hikayesi olan bir çiçek türüdür. Ender bulunan her türlü şey makbuldür ne de olsa... 

Acındırma meselesi

Bir kadının şefkat duygularını çalıştırmak her zaman işe yaramaz. Mazlum olmak politikada işe yarayabilir ama kadınlara sökmez. “Ah Mary Vah Mary”nin Mary’e aşık kahramanlarından biri bu uğurda kendisini Mary’e ‘geçici’ özürlü olarak bile tanıtacak kadar ileri gidiyordu...



Brad Pitt gibi ağlayamıyorsanız denemeyin
Ayrıca eğer “İhtiras Rüzgarları”ndaki (Legends of the Fall) Brad Pitt kadar güzel ağlayamıyorsanız, geçmişte bir kadın yüzünden kalbi kırılmış erkek pozlarına hiç girmeyin.

Koleksiyon meselesi

Pul koleksiyonu eskiden belki işe yarıyordu ama o zamanlar ‘vintage’ bu kadar moda değildi. Şimdilerde plak koleksiyonu daha cazip. Yaşlı büyüklerin dolaplarını biraz karıştırın belki gizli hazineler çıkar içlerinden... Baksanıza “Issız Adam”a plaktan Nil Burak dinleterek kıvamı tutturdu... Sahi “Utanç”taki (Shame) Brandon’ın da (Michael Fassbender) plakları vardı değil mi?



Vintage in nerdish out
Koleksiyon yapılacak şeyler de bu konuda belirleyici... “40 Yıllık Bekar”ın (The 40 Year Old Virgin) zavallı Andy’sinin (Steve Carell) oyuncak figürleri koleksiyonu pek işe yaramaz mesela...