Kolaj: British GQ
80’ler ve 90’ların büyük bir bölümünde loafer’lar başkalarına aitti — hani golf oynayan, sabah 11’de konyak içen ve ofisi ikinci evi gibi gören tipler var ya. Ama moda değişti, ayakkabılar da onunla birlikte dönüştü. Yeni nesil loafer’lar daha keskin, daha cool ve çok daha çok yönlü; yani gerçek bir erkek giyim klasiğinin sahip olması gereken her şeye sahipler.
Bugün neredeyse her şeyle giyebilirsin ama (en iyi klasik ayakkabılar için bile geçerli olduğu gibi) detaylar hâlâ belirleyici. Loafer’lar artık daha kolay ve ulaşılabilir olabilir, fakat oran, kesim ve bitiş hâlâ her şey demek. Moda dünyasındaki herkes şu anda loafer giyiyor — işte onları gerçekten doğru şekilde giymenin yolu.
Loafer’ı takımla nasıl kombinleyeceğini merak ediyorsan, her şey oranla başlar. Ayakkabı, pantolon paçasının hemen altında düzgünce durmalı — ne paça yığılması olmalı ne de bilek açıkta kalmalı. Kumaş, ayakkabının üstüne hafifçe “değmeli” ve ardından ayakkabının üst kısmı boyunca doğal bir kırılma yapmalı (yani ayağı örten ön bölümde). Görünümü net ve keskin tutmak için, düşük profilli tabana sahip penny loafer veya horsebit loafer gibi daha ince, badem burunlu modellere yönel.
Bununla birlikte, daha geniş ve uzun paçalı pantolonlar şu sıralar oldukça revaçta. Daha bol kesim ya da yüksek bel bir pantolon giyiyorsan, paça kırılmasının biraz daha aşağıda olmasına ve ayakkabının üzerine bir miktar daha kumaş oturmasına izin verebilirsin — yeter ki bu kontrollü bir kırılma olsun, paçanın ayakkabının üzerine çökmesi değil. Daha ağır loafer’lar burada işe yarayabilir, ancak aşırı dişli tabanlardan ya da fazlasıyla chunky formlardan kaçın. Bunlar genellikle kumaşın dökümünü bozar ve bacağı yere bastırmak yerine görsel olarak kısaltır.


Grenson Simeon Penny kahverengi Loafer ve G.H. Bass & Co. Weejuns 90 Larson Penny bordo Loafer
Jean’le kombinlerken amaç, doğru dengeyi yakalamaktır. Daha geniş, düz paçalı ya da rahat daralan kesimler, daha iri yapılı bir loafer’la en iyi uyumu yakalar; daha dar denimler ise daha zarif, vamp’ı (ayakkabının üst ön kısmı) daha düşük modeller ister. Orta ağırlıkta pamuktan üretilmiş raw denim, kahverengi ya da oxblood (bordo-kahve) deriyle hoş bir kontrast oluşturur. Paçayı bir ya da iki kez kıvırmak ise ayakkabının tüm vamp’ını ortaya çıkarır — loafer’ın o güzel siluetini göstermek istiyorsan bu detay oldukça önemli.
Weejuns gibi daha chunky siluetler, denimle giyilebilecek en iyi erkek loafer’ları arasında yer alır — hem düz kesimlerle hem de selvedge kumaşlarla denge kuracak ağırlığa sahiptirler. Denim ağırlığına dikkat et: 13 onsun üzerindeki kumaşlar daha ağır tabanlarla daha iyi çalışır; aksi hâlde oranlar üst tarafı fazla ağır hissettirebilir. Jean paçası loafer’ın diline hafifçe değmeli, etrafında toplanıp yığılmamalı.
Şort ve loafer ancak kombin bilinçli göründüğünde işe yarar; tesadüfi duruyorsa olmaz. Şortun terzilik işi olması ve uyluğun ortasında bitmesi gerekir ki oranlar sıkı ve dengeli kalsın. İnce yapılı bir Belgian loafer ya da süet penny loafer görünümü yere bastırır ve toparlar. Teorik olarak, o Aimé Leon Dore lookbook havası için basketbol şortuyla da giyebilirsin ama büyük ihtimalle sadece çöpleri dışarı çıkarmaya gidiyormuş gibi görünme riskin var (kusura bakma).
Fazla yapılı ya da fazla parlak parçalar, özellikle pantolonun görsel ağırlığı yokken, zorlama durabilir. Çoraplar (bu arada, opsiyonel değil) ince dokulu ve ton sür ton olmalı; görünmez çoraplar ise yalnızca ten rengin ayakkabıyla doğal biçimde uyum sağlıyorsa işe yarar, aksi hâlde bilekte tuhaf bir renk bloğu oluşur.


Gucci Jordaan Horsebit yeşil Loafer ve Moss Camden Chunky siyah Loafer
Seçtiğin renk, kombinin ne kadar resmi olacağını doğrudan belirler. Siyah loafer klasik bir tercihken, kahverengi ya da taba daha rahat bir his verir; oxblood (bordo-kahve) ya da koyu yeşil ise bu ikisinin tam ortasında durur. Süet, formelliği bir kademe aşağı çekerken; pebble grain ya da parlak dana derisi görünümü daha sofistike hâle getirir. Patent deri ise özellikle hedefin şık bir gece ayakkabısı değilse uzak durman gereken bir seçenek.
İşin püf noktası rengi değil, dokuyu eşleştirmektir. Mat bir kemeri parlak ayakkabılarla giymek, karanlıkta giyinmişsin hissi verir. Eğer loafer’larında kontrast dikiş varsa, bunu kombinin başka bir yerinde yankılamaya çalış — örneğin saat kayışında, bir çantada ya da hatta bir düğmenin ipliğinde. Ve deri kırışıyorsa, harika! Zaten giyilmek için üretilirler ve bu kırışıklar ayakkabıya karakter katar.
Burası birçok kişinin gözden kaçırdığı kısım. Loafer’ın silueti, kombinin genel havasını tamamen değiştirir. Yüksek vamp (ayağın üstünü daha fazla örten kısım) daha temiz ve resmi bir estetik yaratır; daha sığ vamp ise ayağın üstünü açıkta bırakır ve daha casual, yazlık bir his verir. Burun formu da önemli: Yuvarlak burunlar bacağı görsel olarak kısaltırken, badem ya da hafif köşeli burunlar daha uzun gösterir.
Bir loafer denerken, pantolonun vamp üzerinde nasıl durduğuna dikkat et. Kısa ya da daralan paçalar, ayakkabının üstüne hafifçe değmeli ama çöküp yığılmamalı; daha geniş paçalar ise hacmi dengelemek için hafif bir kırılmadan fayda görür. Ayakkabı ve pantolonun görsel ağırlığı birbirine denk olmalı — ince kesim bir pantolonun altına fazla chunky bir loafer giyersen çizgi film karakteri gibi durur; geniş paçanın altına fazla zarif bir ayakkabı koyarsan tamamen kaybolur. Amaç, bilekten burna kadar temiz ve kesintisiz bir çizgi yakalamak.


Moss Finchley siyah loafer ve Vinny’s Yardee Penny ‘Stone' loafer
Çoraplar asla sonradan düşünülmemeli — oranları tamamen değiştirebilirler. Görünen bir çorap bacak hattını uzatırken, çıplak bilek bu hattı keser (özellikle boyun kısaysa ya da kısa paçalı pantolon giyiyorsan bu bilinçli bir tercih olarak işe yarar).
Loafer’larla söz konusu olduğunda, ince dokulu fitilli pamuk ya da merino yün çoraplar hâlâ erkekler için en iyi seçenekler arasında. Formlarını korurlar, aşağı kaymazlar ve bilinçli bir tercih gibi dururlar. Çorap giymemeyi tercih ediyorsan, pantolon paçanın çizgiyi netleştirmek için hafifçe daralması gerekir — aksi hâlde çorabı sadece unutmuşsun gibi görünür. Ayrıca, her zaman tamamen çıplak ayakla giymek yerine görünmez çorap kullan (iğrenç); bunlar terin tabanı bozmasını engeller ve ayakkabının genel yapısını korur.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.