
Şık gangsterler, suç imparatorlukları ve kaotik güç mücadeleleri tam size göre bir eğlence anlayışıysa doğru yerdesiniz. Bu suç dizileri aksiyon, gerilim ve kara mizahın yanına bolca karizma da ekliyor. The Gentlemen’ın son sezonundan Peaky Blinders, Gangs of London, MobLand ve Tulsa King’e, suç hikâyelerini şık, öngörülemez ve tavır sahibi sevenlerin izlemesi gereken yapımlar bunlar.

Soylu bir dük, giderek büyüyen bir uyuşturucu imparatorluğu ve İtalya’ya bir yolculuk... Ne ters gidebilir ki? Eddie Horniman’ın (Theo James) 2. sezonda keşfettiği üzere, epey şey. Artık bir suç patronu olarak hayatını tamamen benimseyen Eddie, esrar imparatorluklarını İngiltere sınırlarının ötesine taşımak için Susie Glass (Kaya Scodelario) ile güçlerini birleştiriyor. Ancak İtalyan yeraltı dünyası, acımasız suçluları, güçlü aristokratları ve tehlikeli rakipleriyle birlikte geliyor. Yeni düşmanlar ortaya çıktıkça Eddie ve Susie’nin ortaklığı sınanırken Bobby Glass (Ray Winstone) perde arkasından ipleri çekmeye devam ediyor. Netflix, Glass-Horniman suç örgütünün hikâyesini sürdürecek 3. sezona şimdiden yeşil ışık yaktı. Daha büyük riskler, daha keskin takım elbiseler ve bolca şık kaos bekleyin.

Londra’nın suç dünyasında geçen MobLand, acımasız aile reisi Conrad Harrigan (Pierce Brosnan) ve hesapçı eşi Maeve’in (Helen Mirren) yönettiği güçlü Harrigan ailesini takip ediyor. En büyük sorunları mı? Stevenson ailesiyle Londra’nın yeraltı dünyasını altüst etmekle tehdit eden şiddetli bir rekabet. Tüm bunların ortasında ise Harrigan ailesinin zeki ve sokakları iyi tanıyan sorun çözücüsü Harry (Tom Hardy) var. Harry, kendi ailesini korumaya çalışırken Harriganların yarattığı sorunları sürekli temizlemek zorunda kalıyor. 2. sezon 18 Eylül’de başlıyor ve şiddet ile ihanet tırmanırken Harriganlar imparatorluklarını bir arada tutmaya çalışıyor. Üstelik kaos bununla da bitmeyecek: Hardy, Brosnan ve Mirren 3. sezon için geri dönüyor.

Keskin takım elbiseler, dumanlı publar, acımasız gangsterler ve bir imparatorluk kurmaya kararlı tek bir adam. Shelby ailesinin dünyasına hoş geldiniz. Birinci Dünya Savaşı sonrası Birmingham’da geçen dizi, güçlü bir suç çetesinin hesapçı lideri Tommy Shelby’yi (Cillian Murphy) takip ediyor. Tommy, kardeşleri Arthur Shelby (Paul Anderson) ve John Shelby (Joe Cole) ile birlikte aile işini büyütürken rakip çetelerle, yozlaşmış yetkililerle ve güçlü siyasetçilerle karşı karşıya geliyor. Sokak ölçeğinde başlayan operasyon, kısa sürede para ve iktidarın döndüğü çok daha büyük bir oyuna dönüşüyor. Unutulmaz karakterleri, şık dönem atmosferi ve bolca şiddetiyle Peaky Blinders, gangster karizmasının saf hali.

Finn Wallace, 20 yıl boyunca Londra’nın suç imparatorluğunun tartışmasız lideriydi ve rakip suç örgütleri arasındaki barışı korudu. Ancak suikasta uğramasının ardından oluşan güç boşluğu, bölgeleri ele geçirmek için bir savaşı tetikliyor. Oğlu Sean Wallace (Joe Cole) ailenin suç imparatorluğunun başına geçiyor ancak çok geçmeden kendisini rakip çetelerin, ihanetlerin ve işten pay kapmak isteyen düşmanların arasında buluyor. Güç mücadelesi büyüdükçe ittifaklar değişiyor ve şiddet Londra’nın dört bir yanında kontrolden çıkıyor. Şık görselliği, sıra dışı gangsterleri ve son derece yoğun aksiyon sahneleriyle Gangs of London, şehrin suç dünyasında stil sahibi ve acımasız bir yolculuk sunuyor.

Jackal (Eddie Redmayne), Avrupa genelinde yüksek ücretli görevler üstlenirken yetkililerden daima birkaç adım önde kalmayı başaran seçkin bir suikastçı. Peşinde ise onu yakalamayı saplantı haline getiren MI6 istihbarat görevlisi Bianca Pullman (Lashana Lynch) var. Ülkeler arasında devam eden kedi-fare oyunu ilerledikçe Jackal’ın titizlikle kurduğu dünya çatırdamaya başlıyor. Şık, gerilimli ve kılık değiştirmeler, incelikle planlanmış suikastlar ve kıl payı kurtuluşlarla dolu dizi, klasik suikastçı gerilimini modern ve zarif bir kovalamacaya dönüştürüyor.

Hezekiah Moscow (Malachi Kirby), Jamaika’dan Londra’ya geliyor ve kendisini yasa dışı boksun tehlikeli dünyasının içinde buluyor. Yeteneği kısa sürede onu, East End boks dünyasının kendini kral ilan etmiş deneyimli dövüşçüsü Sugar Goodson (Stephen Graham) ile karşı karşıya getiriyor. Bu sırada Mary Carr (Erin Doherty), kendi hedeflerinin peşindeki kadın hırsızlardan oluşan Forty Elephants çetesine liderlik ediyor. Dünyaları kesiştikçe hayatta kalmak hem ringin içinde hem de dışında verilen bir mücadeleye dönüşüyor; suç, rekabet ve güç ise yumrukları yönlendiriyor.

Deneyimli mafya caposu Dwight Manfredi (Sylvester Stallone), 25 yılın ardından hapisten çıktığında patronu tarafından Oklahoma’ya gönderiliyor. New York’tan çok uzakta ve güvenebileceği kimse yokken Dwight kendi ekibini kurmaya ve Tulsa’nın suç dünyasını ele geçirmeye başlıyor. Ancak imparatorluğunu genişletmek, yerel suçlularla, işletme sahipleriyle ve FBI’la karşı karşıya gelmek anlamına geliyor. Gangster karizması, kara mizah ve bolca belayla dolu dizi, Stallone’u klasik gangster modunda izleyiciyle buluşturuyor.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ INDIA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.