Fotoğraflar: Vogue Runway; Tasarım: Emily Hanhan
Bir erkeğin giydiği hiçbir şey ayakkabıları kadar önemli değildir. Araştırmalar gerçekten de insanların sizin hakkınızda fark ettiği ilk şeylerden birinin ayakkabılarınız olduğunu gösteriyor. İster randevunuz, ister bir restoranın maître d’si, ister Hermès’teki satış danışmanı olsun, çoğu kişi önce ayakkabılara bakıyor. Kısacası ayakkabılarınız, siz tek kelime etmeden önce sizin hakkınızda çok şey söylüyor.
Yılın bu döneminde muhtemelen kışlık ayakkabı rotasyonunuzu iyice oturtmuşsunuzdur. Ama artık kış bitti ve üzülerek söylemek gerek ki o iri siyah derbiler sıcaklık 18 derecenin üzerine çıktığında artık pek de serin görünmeyecek. Peki önümüzdeki altı ay boyunca ne giyeceğiz?
Bu sorunun cevabını bulmak için geçen yıl haziran ayında gerçekleşen podyumlara baktık. Tasarımcılar orada bu ilkbaharda piyasaya sürecekleri ayakkabıları önceden göstermişti. Koleksiyonların tamamına bakıldığında ise dünya genelindeki defilelerde tekrar eden birkaç ayakkabı trendi ortaya çıktı. Tam olarak yedi tane.
Aşağıda hepsini bulacaksınız. Ama küçük bir ipucu vermek gerekirse, moda dünyasının son dönemdeki yaratıcı direktör değişimlerinin ardından tasarımcılar güvenli liman olarak klasiklere yönelmiş gibi görünüyor: plimsoll sneaker’lar, fisherman sandaletler, örgü slip-on’lar ve sportif sneaker’lar. Sonuç olarak tasarımcı ayakkabıları ile yıllardır sevilen klasikler arasındaki çizginin hoş bir şekilde bulanıklaştığı bir sezon ortaya çıktı. Kısacası modayı yakalarken sağlam adımlar atmanın yedi yolu.


Vogue Runway Dior (Sol) / Vogue Runway Prada (Sağ)
Defilelerde en hızlı fark edilen trendlerden biri, yaz için sade kanvas sneaker’ların geri dönüşü oldu. Jonathan Anderson’ın Dior için tasarladığı yeni Saltwind plimsoll modeli, hepimizin bildiği ve sevdiği Vans Authentic’in daha şık bir kuzeni gibi. Kuzey İrlandalı tasarımcının koleksiyona gizlice eklediği dört yapraklı yonca versiyonuna da göz atabilirsiniz. Kartik Research ise kişiselleştirilmiş Converse Chuck 70 modelleri sundu. Prada ise Milano podyumunda denizcilik esintili plimsoll sneaker’lar sergiledi.
Tasarımcı versiyonları bütçenizi zorluyorsa, orijinal modeller hâlâ mükemmel bir seçenek: kırık beyaz Vans Authentic, sade ama renkli Converse Chuck 70’ler ya da Sperry CVO. Deck ayakkabısının daha rahat sneaker versiyonu olan bu model de iyi bir alternatif. Hepsi yaz boyunca kot pantolonlarla, chino’larla ve şortlarla rahatça giyilebilir. Yaz bittiğinde üzerlerindeki izler de hikâyenin bir parçası olur.


Dior Saltwind Sneaker (Sol) / Vans Premium Authentic Shoe (Sağ)


Vogue Runway Hermes (Sol) / Vogue Runway Lemaire (Sağ)
GQ’dan Samuel Hine’ın geçen haziran ayında yazdığı gibi, tasarımcılar yeniden parmak arası terliklere yatırım yapıyor. Geçen yazın en baskın trendi klasik ve renkli terliklerdi. Bu yaz ise daha yetişkin ve daha rafine bir versiyonun öne çıkması bekleniyor.
Yani daha az kauçuk, daha fazla deri. En azından Cucinelli, Hermès, Giorgio Armani ve Auralee gibi markaların sunduğu modeller böyleydi. Dries Van Noten’ın beyaz dikiş detaylı dolgulu deri modelleri ya da Lemaire’in Vibram tabanlı ve bileğe dolanan pamuk ipli versiyonlarını gördüğünüzde bunun geçici bir moda olmadığını anlamak zor değil. Görünen o ki parmak arası terlikler de oldukça şık görünebilir. Yeter ki ayaklarınız da aynı özeni görmüş olsun.


Dries van Noten Leather and Suede Sandals (Sol) / Saint Laurent San Maine Logo-Print Leather Sandals (Sağ)


Vogue Runway Dior
Jonathan Anderson Dior’daki ilk defilesiyle preppy stilin ortadan kaybolmayacağını gösterdi. Aynı şekilde son birkaç yazdır gördüğümüz fisherman sandaletler de sahneden inmeye niyetli görünmüyor. Anderson kendi versiyonuna “school summer sandals” adını verdi çünkü onları çizgili çoraplarla kombinlemişti.
Polo Ralph Lauren oldukça şık ve uygun fiyatlı bir model sunuyor. Daha minimalist bir görünüm için Vinny’s’in siyah deri versiyonlarını da tercih edebilirsiniz. Açık hava akşam etkinlikleri için nötr çoraplarla giyebilir ya da Roma usulü çorapsız kullanarak serinliğin tadını çıkarabilirsiniz. Terzi işi şortlar, keten pantolonlar veya sevdiğiniz eski chino pantolonlarla düşündüğünüzden çok daha fazla kombin imkânı sunar.
Bunlarla şehrin bir ucundan diğerine yürür müyüz? Belki sadece Mephisto modelleriyle. Yine de şehir içinde giymekten çekinmeyin. Çok uzun yürüyüşler yapmayacaksanız onları giymek için Akdeniz sahillerini beklemenize gerek yok.


Ralph Lauren Finn Leather Fisherman Sandal (Sol) / Dior Al Mare Fisherman Sandal (Sağ)


Vogue Runway Louis Vuitton (Sol) / Vogue Runway Dior (Sağ)
Son yıllarda erkek modasını adeta ele geçiren ince ve sade siyah deri sneaker’lar biraz mola verecek gibi görünüyor. Yerlerini ise daha cesur modeller alıyor. Bu kez yalnızca renkli değil, odanın diğer ucundan bile fark edilebilecek tonlardan söz ediyoruz.
Elektrik yeşili swoosh detaylı sarılar, Dries Van Noten’ın şok pembe ya da canlı yeşil saten sneaker’ları, yeni markalardan Pane’in sıcak yanık toprak tonları buna örnek. Hatta Diemme hiking ayakkabıları bile mor bağcıklarla geliyor.
Elbette siyah beyaz Adidas Samba modelleri her zaman iyi bir yatırım olmaya devam edecek. Ama sneaker dünyasının doygunluk ayarını biraz açmış olması da hoş bir değişiklik.


Nike Waffle Racer (Sol) / Dries van Noten Satin Sneakers (Sağ)


Vogue Runway Todd Snyder (Sol) / Vogue Runway Mfpen (Sağ)
Yılın bu döneminde beyaz ayakkabı giymek biraz erken gelen bir iyimserlik gibidir. Günler uzuyor, hava güzelleşiyor ve ayakkabılar da hafifliyor. Beyaz buck ayakkabılar eskiden Memorial Day ile Labor Day arasında giyilen bir Ivy League klasiğiydi ve genellikle seersucker takımlarla kombinlenirdi.
Şimdi ise bu görünüm, terziliğe daha farklı yaklaşan İskandinav markaları Our Legacy ve Mfpen gibi bağımsız markalar tarafından da yeniden yorumlanıyor.
Beyaz ayakkabı giymek biraz cesaret ister. Ama kanvas Vans’lerde olduğu gibi, eğer temiz kalıyorlarsa muhtemelen onları yeterince kullanmıyorsunuz demektir.


Celine Leather Derby Shoe (Sol) / Our Legacy Brogue Parade Derbies (Sağ)


Vogue Runway Giorgio Armani (Sol) / Vogue Runway The Row (Sağ)
Bir de örgü modeller var: bağcıklı ayakkabılar, terlikler, mule modelleri ya da Kuzey Afrika’daki bir pazarda gezerken karşınıza çıkabilecekmiş gibi hissettiren ayakkabılar. Armani’den The Row’a kadar birçok markada bu tarz modeller görüldü.
Bu görünüm en çok Bottega Veneta’nın ünlü Intrecciato örgü tekniğiyle özdeşleşiyor. Ancak İspanyol marka Hereu’nun slip-on modeli de oldukça güçlü bir alternatif sunuyor. Hatta Merrell’in yeni 1TRL Moab Slide modeli bile aynı rahat örgü estetiğini outdoor dünyasına taşıyor. Bu trendin ortak noktası rahat bir görünüm, konfor ve bol hava akışı.


Officine Creative Woven Mules (Sol) / Bottega Veneta Sunday Slippers (Sağ)


Vogue Runway Wales Bonner (Sol) / Vogue Runway Martine Rose (Sağ)
Futbol kramponları son zamanlarda sahadan çıkıp günlük hayata karıştı. Bu yaz Dünya Kupası olmasa bile bu trend muhtemelen kaçınılmazdı. Bazı krampon tasarımları o kadar iyi görünüyor ki sadece çim sahalara mahkûm olmaları neredeyse israf gibi.
Futbol estetiğinden ilham alan tasarımcılar da aynı fikirde. Martine Rose geçen yaz podyumunda krampon benzeri silüetler sundu. Grace Wales Bonner ise Adidas ile yürüttüğü son derece başarılı iş birliğini sürdürmeye devam ediyor. Adidas da Originals serisinden Brain Dead iş birliğine ve Wales Bonner modellerine kadar birçok cephede bu trendi destekliyor.
Bu modeller dar, alçak tabanlı, sportif ve biraz da öğleden sonra halı sahaya gidip akşam sanat galerisine uğrayacakmışsınız hissi veriyor. Kalın tabanlı sneaker’ların hâkim olduğu bir dünyada bunlar hızlı bir kontra atak için tasarlanmış ayakkabılar. Ya da en azından şehirde hızlı adımlarla dolaşmak için.


Nike Waffle Racer (Sol) / Adidas Originals x Brain Dead Techwondo Mei Metallic Leather Sneakers (Sağ)
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.