Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır
DAHASI+

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Yazmaktan vazgeçmeyenler için her zaman bir kâğıt, çantada kalemi koymak için bir göz ve elbette bir kalem vardır. Montblanc CEO’su Nicolas Baretzki ve markanın Kreatif Direktörü Marco Tomasetta ile her yerde her zaman var olan yazma eylemini konuşmak için Paris’te buluştuk.

Niçin yazı yazarız? Dijitalin her kanaldan kendini dayattığı bir zamanda el yazısı var olmayı sürdürüyor mu? Hala bir paça kâğıt ve kalem en sade biçimde kendimizi ifade etmemizin aracı mı? Kafamda yazıya dair onlarca soru var ve şanslıyım ki bu kez yanımda Nicolas Baretzki ve Marco Tomasetta var. 

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Yazıdan konuşurken dijitalin ve basılı olanın karşı karşıya konumlandırıldığı bir zamanda, ilk sorumu Nicolas’a yönlendiriyorum. Teknolojinin, artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ gibi inovasyonların yazıyı devre dışı bıraktığı iddiaları hakkında ne düşündüğünü soruyorum. Böylesine bir teknolojik baskınlığın, insanlara kişisel tecrübenin önemini gösterdiğini ve yazının eşsiz deneyimini ayrıcalıklı kıldığını söylüyor. Özellikle Montblanc kullanıcısı için bu kişisel deneyimin, fonksiyonun ötesinde bir talep olduğunu ve böyle bir kalemle yazmanın, incelikli bir tasarımla insani bir eylemi bir araya getirdiğinden bahsediyor. Ve ekliyor: “Yaşam biçiminin, çalışma şeklinin ve dünya düzeninin pek çok yönde değişmesi, bizi de gelişmeye ve yenilenmeye, yeni teknolojiler üretmeye teşvik ediyor.”

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Tam da dünya düzeninin değişmesinden söz edince, markaların ajandasındaki olmazsa olmaz “sürdürülebilirlik” konusunu nasıl ele aldığını soruyorum. Çünkü benim için sürdürülebilirlik her şeyden önce bilinçli satın alma eylemi demek. Baretzki, sürdürülebilirliğinin markanın geleneğinde olduğunu, bir Montblanc kalemin değerli bir nesne olduğu için iyi korunduğunu ve nesilden nesile aktarıldığını belirtiyor. Yeni çıkardıkları deri patentiyle üretilen aksesuar ve çantaların da zamana direnecek yüksek kalitede olduğunu ve yine kalemin talihini taşıyacağını söylüyor. “Kolay sıkılınıp bırakılacak değil, bağlılık yaratacak, hayatı kolaylaştıracak ve kalitesini koruyacak parçalar”.

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Mont Blanc, zaman içinde dünya tarihine katkıda bulunmuş sanatçı, siyasetçi, sporcu kişiliklerin kullandığı parçaları arayıp bularak bir koleksiyon oluşturmuş. Nicolas, bu koleksiyonun marka için en fazla emek harcanan alanlardan biri olduğunu belirtirken ayrı bir heyecan duyuyor. Yazının mahrem tabiatı ve tarihe kazınmış bu önemli insanların yazıyla kurduğu ilişki, kendi kişiliklerine açılan bir pencere gibi. Bu yüzden hangi kalemi kullandıkları, yazıya gösterdikleri özen, el yazılarının biçimi çok ilgi çekiyor. “Montblanc’ı ziyaret eden ve bu yüz yıllık mirasla karşılaşan herkeste bir kartpostal yazma ihtiyacı oluşuyor” diyor Nicolas. 

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Kreatif Direktör Marco Tomasetta ile sohbetimize devam ederken, yine başlangıçtaki soruya bu kez sosyal medyanın da etkisini sorarak dönüyorum. Yazmanın mahrem ve kişisel bir aksiyon olduğunu, yazamayan insanların kendilerinde o kadar da derine inemediğini söylüyor Marco: “Düşündüğün bir kalp, çizdiğin zaman başka bir hal alır. Elle yaptığın kalp ya da kelimelerle çizdiğin kalp, Whatsapp’ta attığın emojiyle aynı değil. Ben çizimlerimi hala elle yapıyorum”.

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Marco, bir tasarımcı olarak kendisi için kreatif çalışmalarında yazmanın ve çizmenin müthiş bir önemi olduğunu söylüyor. “Ben önce kalemle yazıyorum ve çiziyorum ve sonra bilgisayara geçiriyorum. Bir mektubu kâğıda yazdığın zaman bu aslında çok hassas bir parça haline dönüşür. Dijitalde Bulut’a gidiyor ama nesne olarak bir mektubun gücünü hiçbir platform geçemiyor. Ve o nesneyi, yani o yazıyı koruma iç güdüsü gelişiyor hepimizde.”

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

En son Givenchy’nin Deri Ürünler Kreatif Direktörlüğü görevini yürüten Marco, Prada, Chloé ve Louis Vuitton gibi markalar için uzun yıllar çalışmış. Marco’nun vizyonu, bu kez Montblanc’ın tasarım mirası ve geleneğiyle karşılaşıyor. “Benim kalbimi attıran şey markanın vizyonu. Yeni kuşaklara yazmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz. Kalem, yazmayı sembolize ediyor. Teknoloji var ama yazı, sanatsal olarak kendini ifade etmenin bir aracı. Yeni kuşakların kendini ifade gücü çok yüksek ve kalemi bir araç olarak yazıyı da senden başkasına geçen bir iletişim biçimi olarak kullanmalarını önemsiyoruz.”

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Marco, yazmanın kişilikle alakalı olduğunu ve yazının çevresinde geliştirdikleri ürünlerin de bir kişiliğinin olduğunu düşüyor. “Her ürün yazmaktan bahsediyor ve her ürünün içinde yazmak için bir yer var. Bu bir kod. Eğer herhangi bir ürün geliştiriyorsam onun içinde yazmak ve bir kalemi korumak için yer vardır. Montblanc ürünlerinin çeşitlenmesinin sebebi, bu kalemi korumak.”

Yazmak İçin Zaman ve Yer Hep Vardır

Marco’yla kalem ve yazı eksenindeki sohbetimiz, gündelik yaşamımda ve bütün seyahatlerimde yanımdan eksik etmediğim kalemimi ve defterimi düşündürüyor bana. Ne yazıyorum, niçin yazıyorum? Hangi araçlarla yazıyorum? Çoğunlukla yoğun programımı yazarak düzenlediğim ve zihnimi de böyle organize ettiğim için randevularım, hatırlatmalarım, geleceğe düşülen notlarım… Unutmayı göze alamadığım kişisel tarihlerim, anılarım… Kitaplardan alıntılar, duyduğum ve aklıma kazımak istediğim sözler… Bazen muzur bir fikir, bazen bir aşk sözcüğü…

Kendi yazı serüvenim, önce kendimi anlamak sonra da yazıyla kişisel bir tarih oluşturmak için. 

Çünkü yazmak için daima zaman ve yer var. Ve yazı kalır. 

Belki de biraz da sonrasında o zamanı ve yeri hatırlamak için.

Hiç unutmamak için bir çaba. Hep hatırlamak için bir söz ve umut.

 

İZLE
Spot Işıkları Kuliste: Chris Appleton
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası