Hak ettiğimiz kahraman: Krysten Ritter

O hem bir oyuncu, hem bir yazar, hem bir müzisyen, hem bir model, hem de bir süper kahraman; ama sadece son kategoride örnek bir isim değil.

30 Mart 2018

Hak ettiğimiz kahraman: Krysten Ritter

Ritter, 8 Mart’ta ikinci sezonu Netflix’te yayınlanan süper kahraman dizisi Jessica Jones’ta ağzı bozuk ve alkolik bir süper kahramanı canlandırıyor. Dizinin ilk sezonunda ve Netflix’in tüm Marvel kahramanlarını bir araya getiren Defenders’taki (bizce silah arkadaşlarına fark atan) performansı, rolüne cuk oturmuş izlenimi veriyor olabilir. Ama Ritter, neyse ki gerçek hayatta Jessica Jones’a hiç benzemeyen bir kişiliğe sahip.

Kot-tişört-deri ceket üçlüsünden başka bir şey giymeyi reddeden Jones’un aksine Ritter, parlak renklerden kaçınmıyor. Setteki boş anlarında örgü örmeyi seviyor ama hayatında boş zamanının olmasından pek hoşlanmadığı için her anını bir uğraşla dolduruyor. Hatta 2012’de bir arkadaşıyla kurduğu indie rock ikilisi Ex Vivian’ın bir albümü yayınlanmış, geçtiğimiz aylarda ise bir romana imza atmış. 15 yaşında başladığı modellik kariyerinin ardından dümeni oyunculuğa kırabilmesi de Ritter’ın karşılaştığı her fırsatı iyi değerlendirmesi sayesinde olmuş.

18-03/30/gettyimages-929093190.jpg

1981 doğumlu Ritter, ufak tefek rollerle 2001’de adım attığı oyunculuk kariyerinde zamanla çıtayı yükseltiyor. Gilmore Girls ve başrollerinden birini canlandırdığı Don’t Trust the B---- in Apartment 23 dizileriyle adını duyuran oyuncunun dünya çapında tanınması ise elbette, Breaking Bad’deki o talihsiz Jane Margolis karakteri sayesinde oluyor. 

Sinemadaki ilk büyük rolünü ise 2014 tarihli Tim Burton filmi Big Eyes’la kapıyor. 2014, onun için şanslı bir sene çünkü Jessica Jones rolü için de bu tarihlerde Ritter’da karar kılınıyor.

Jessica Jones’un ilk sezonu Ritter için yeni fırsatların da yolunu açmış ama beğendiği bir rol bulamadığı için işi kendi eline alarak görmek istediği türden bir hikaye yazmaya karar vermiş. Geçtiğimiz Kasım’da yayımlanan Bonfire adlı ilk romanı, oyuncunun sıfırdan bir karakter inşa etme konusunda da yetenekli olduğunu gösteriyor. Jessica Jones’un, Defenders’taki takım arkadaşlarından daha derin bir süper kahraman olması belki de Ritter’ın sayesinde. Dizinin ikinci sezonu için sadece kadın yönetmenlerden oluşan bir kadroyla çalışmaktan gayet memnun kalan Ritter, şimdilerde kariyerinde kendi çizdiği yolu takip ediyor. Onunla bir dahaki karşılaşmamızda belki büyük bir Hollywood prodüksiyonun başrolünü üstleniyor olacak, belki de filmin senaryosu bizzat onun kaleminden çıkacak. Biz her ihtimale varız.