Yılın Stil Sahibi Erkeği: Murat Süter

Bir röportajında “Abartının yakıştığı insanlar olduğunu düşünüyorum ama bu durum benim için geçerli değil” diyordu. Bir insan kendini ancak bu kadar iyi anlatabilir. Senelerdir moda sektöründe çalışan Murat Süter, yalın ama imrendirici tarzıyla herkesin beğenisini kazanmış bir isim. Demek ki Yılın Stil Sahibi Erkeği, öyle “çok uğraşmakla” olunmuyormuş...

06 Kasım 2014

Yılın Stil Sahibi Erkeği: Murat Süter

Son 50 yılın moda tarihini şöyle hızlıca bir gözden geçirin; her döneminde farklı bir abartı görürsünüz. 60’lar bir yandan masumiyet çağıyken diğer yandan da en renkli dönemdir mesela. 70’lerdeki disko akımında sizinle beraber dans eden İspanyol paçalar ve ışıl ışıl parlayan kıyafetler vardı. 80’lerde yük omuzlara bindi, vatkasız dışarı çıkmak neredeyse yasaktı. 90’larda markaların tasarımlarına eklediği logolar adeta bütün vücudumuzu sarıyordu. Gelelim son 10 yıla... Artık kıyafetlerde fonksiyonellik kıymete binerken tasarımlar her geçen gün biraz daha sadeleşiyor. Yakın zamanda Maison Martin Margiela’nın ekibine katılan John Galliano’nun eski teatral koleksiyonlarını özlesek de hepimiz buna alıştık.

“Türkiye’de stili böyle abartılı erkek mi var?” diyebilirsiniz. Haklısınız. Bu biraz cesaret edememelerinden, biraz erkek modasının yeni yeni canlanmaya başlamasından, biraz da açıkçası oyunun kurallarını henüz tam olarak keşfedememelerinden... İstisnalar yok mu? Elbette var. Bahsettiğimiz o yeni oyun kurallarını, bedenine tam oturan bir elbise gibi rahat taşıyan biri. Son yılların moda anlayışını belirleyen yalınlık, Murat Süter için hiçbir zaman mecburiyet olmadı, aksine hep stilinin en önemli kodu oldu.

Yenilikçi ruh işbaşında

Murat Süter, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümü mezunu. Finans alanında yüksek lisansı da var. Ama kariyer çizgisi eğitiminden farklı bir alanda ilerliyor.

Yolun başında yaratıcı bir iş yapmak aklının ucundan bile geçmez Süter’in. Ancak Mudo’nun kurucusu Mustafa Taviloğlu’nun “Bizim erkek koleksiyonlarımızı tasarlamak ister misin?” sorusuyla başlayan serüven tamamen bu yolda gelişir. Mudo’dan sonra NetWork markasının yaratım ve gelişim aşamasında çalışır. Ardından Beymen’in ve son olarak şu anda da aktif olarak çalıştığı Shopi go’nun kreatif direktörlüğü gelir.

Stil sahibi olabilmenin altın kurallarından biri de araştırmacı ve yenilikçi olmak. Juun.J, Kolor ve Andrea Pompilio gibi özel markaların Türkiye’de satışa sunulmasına Murat Süter öncülük ediyor. Bu işin içinde olanların çok iyi bildiği ama mağazalarda çok göremediğimiz etiketler bunlar. Onun daima yeniyi arayan ruhu bu noktada da kendini gösteriyor ve kalıplaşmış satın alma alışkanlıklarını değiştirmeye çalışıyor.

Genelde “Satın aldığınız ilk tasarımcı parçası nedir?” sorusunun cevabı olarak Moschino, Versace gibi uzun zamandır kendini kanıtlamış markaların ismini duymaya alışmışken, Süter’den şaşırtıcı bir yanıt geliyor: Helmut Lang. 1986 yılında tanıştığımız bu markayı muhtemelen Türkiye’de ilk giyen isimlerden biri de o. En beğendiği tasarımcıyı sorduğumda yanıt alamıyorum. Çünkü ona göre zamansız tasarımcılarla kendi dönemine imza atmış olanlar arasından bir seçim yapmak neredeyse imkansız.

Sınır çizme, birey ol

Kendi tarzını sade, detaylardan uzak, tekrarlardan oluşan, rahat olduğu ve kendini iyi hissettiği bir stil olarak tarif ediyor Murat Süter. Moda ve trendler onun için çok fazla bir şey ifade etmiyor. Önem verdiği şey, bu kalıplara bağlı kalmadan, devamı olan bir stil yakalamak. “Asla giymem” dediği parçalar da yok çünkü hiçbir konuda asla denilmemesi gerektiğine inanıyor.

Gardırobunun renk paletindeyse beyaz, mavi, lacivert, antrasit ve siyah var. “Bu renklerle kendimi çok rahat hissediyorum. Çok fazla seyahat ettiğim için renk sayısını minimumda tutmak, valizimi hazırlamayı kolaylaştırıyor” diyor. Seyahate hep kabin boyu çantalarla gidiyor ve gittiği yerlerden dönerken yanında hiçbir ekstra şey taşımıyor. İnternetten alışveriş yapmak bu yüzden hayatını kolaylaştırıyor.

Vazgeçemediği kıyafetleri yok çünkü daha iyiye geçiş yapmayı seviyor. Ancak bağlandığı ayakkabıları var çünkü onları kullandıkça daha çok kendine ait hissediyor. “Trendler gibi olmazsa olmazlar da sınırlar çizmekle doğru orantılı. Sınırlar çizdiğimiz sürece de birey kimliğimizi ortadan kaldırdığımıza inanıyorum” diyor.

Bir tarz edinmek, farklı ve abartılı olmak anlamına gelmiyor. Murat Süter bir pantolon, bir beyaz gömlek ve bir paltoyla da son derece şık olunabileceğinin en büyük kanıtı.

Moda tarihinin her döneminde bolca gördüğümüz, kendini belli etmek için büyük çabalar gösteren kişilerin Murat Süter’den öğrenecek çok şeyi var. Şundan emin olun ki, stil sahibi olmak için bu kadar yorulmanıza gerek yok. Doğruluğu defalarca ispatlanmış sözdür, bilirsiniz: Bazen az, aslında çoktur.

Röportajın tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Kasım: Men of the Year 2014 özel sayısında ve GQ Türkiye Dijital iPhone/iPad/Android edisyonunda...


Timberland ile İkonik Adımlar

MODA | Timberland ile İkonik Adımlar

New Balance’in İkonik Ayakkabısı: 801 Silhouette

MODA | New Balance’in İkonik Ayakkabısı: 801 Silhouette

Sezonun Sokak Stilini 3 Aşamada Yakala

MODA | Sezonun Sokak Stilini 3 Aşamada Yakala

Yeni Nesil Takım Elbise Timothée Chalamet'nin Giydiği Gibi Giyilir!

MODA | Yeni Nesil Takım Elbise Timothée Chalamet'nin Giydiği Gibi Giyilir!

Aradığınız O Palto Eddie Redmayne'in Üzerinde

MODA | Aradığınız O Palto Eddie Redmayne'in Üzerinde

Bristol Studio ve adidas Originals’in Yeni İş Birliği Basketboldan İlham Alıyor

MODA | Bristol Studio ve adidas Originals’in Yeni İş Birliği Basketboldan İlham Alıyor

Daha Fazla Göster