Soldan sağa: Gentle Monster x Samsung x Google akıllı gözlükleri, Meta x Kylie Jenner, Ray-Ban Meta akıllı gözlükleriyle Chris Hemsworth
Günlük hayatın içine bir çift gözlük kadar yerleşmiş çok az aksesuar var. Akıllı telefonlardan, akıllı saatlerden ve kablosuz kulaklıklardan önce gözlükler vardı; her gün saatlerce kullandığımız bir şey. Numaralı camlar daha iyi görmemize yardımcı oluyor. Güneş gözlükleri gözlerimizi koruyor. Mavi ışık gözlükleri dijital dünyada göz sağlığımızı korumayı vadediyor. Bazılarıysa yalnızca iyi göründüğü için gözlük takıyor. Belki de gözlüklerin bu kadar yaygın olması, büyük teknoloji şirketlerinin bir anda neden yüzümüzde bir çift akıllı gözlük görmek istediğini açıklıyor. Akıllı gözlük yarışında fark ettiğim bir şey var: Bu yarış aslında gözlükle, modayla, hatta teknolojiyle bile ilgili değil. Mesele kazanmak; hayır, durun, akıllı telefon sonrası döneme hükmetmek.

Mark Zuckerberg, 2025’teki Meta Connect etkinliğinde Oakley Meta Vanguard AI gözlükleriyle.
Akıllı gözlüklerin fütüristik bir hevesten ibaret olmayabileceğine dair en güçlü işaretlerden biri Meta’dan geldi. Şirketin Ray-Ban ve Oakley ile yaptığı iş birlikleri, Google ve diğer şirketlerin önceki girişimlerinin başaramadığı bir şeyi başardı: İnsanların gerçekten takmak istediği bir ürün yarattı. Geçen yıl Meta için akıllı gözlük üreten EssilorLuxottica, Ekim 2023’te piyasaya çıkışından bu yana 2 milyon çift Meta Ray-Ban satıldığını ve 2026 sonuna kadar yılda 10 milyon Meta gözlüğü üretmeyi hedeflediğini açıkladı. Son olarak, Meta’nın bu sonbaharda şirket içinde Luna kod adıyla anılan, kamerasız bir akıllı gözlük piyasaya sürmeyi planladığı bildiriliyor.
Teknoloji kusursuz olmasa da pek çok kişi, özellikle ürün hayatlarına doğal biçimde uyum sağladığında bazı tavizleri vermeye hazır. Aslında akıllı gözlükler, akıllı telefonların giderek büyüttüğü bir soruna çözüm sunuyor. Telefon dikkatinizi talep ediyor. Gözlerinizi aşağıya, çevrenizdeki dünyadan uzağa çekiyor. Akıllı gözlükler ise bir sohbetin içinde kalmaya devam ederken fotoğraf çekebiliyor, dilleri çevirebiliyor, soruları yanıtlayabiliyor, sokaklarda yol gösterebiliyor ve ihtiyaç duyduğunuz bilgileri karşınıza çıkarabiliyor. En iyi giyilebilir teknoloji çoğu zaman taktığınızı unuttuğunuz teknolojidir.
Meta teknolojinin ötesine geçip moda dünyasına da yöneliyor; Prada gibi lüks markalarla gelecekte yapılabilecek iş birlikleri hakkındaki spekülasyonlar sürüyor. Prada markalı bir Meta cihazı gerçeğe dönüşsün ya da dönüşmesin, gidişat açık: Akıllı gözlükler artık teknoloji ürünü oldukları kadar moda ürünü de haline geliyor. Hatta Meta, Temmuz 2026’da Instagram’da en çok takip edilen ünlülerden biri olan Kylie Jenner ile AI destekli akıllı gözlüklerinin sınırlı sayıda üretilen Starfire versiyonu için bir araya geldi. Jenner’ın imza stilinden ilham alan ince, oval bir çerçeveye sahip modelde, isteğe bağlı Meta AI asistanının sesi olarak Jenner’ın sesi de kullanılabiliyor. Bu iş birliği açıkça Meta’nın AI gözlüklerini daha geniş kitlelere ulaştırma ve onları nihai “It-Girl” aksesuarına dönüştürme hamlesinin bir parçası.
Ancak Meta bu kategoriye avantajlı başlamış olsa da artık tartışmanın tek sahibi değil. Google, AI destekli gözlüklere yönelik vizyonunu açıkladı. Samsung ise Google ve Qualcomm ile birlikte daha geniş Android XR ekosisteminin bir parçası olarak kendi akıllı gözlüklerini hazırlıyor. Şirket bu proje için Güney Koreli moda markası Gentle Monster ve Warby Parker ile de “Intelligent Eyewear” adını verdiği bir iş birliğine gidiyor. Dahili renkli ekrana sahip olacağı söylenen bu gözlükler, yalnızca sesle çalışan giyilebilir cihazların bir adım ötesine geçiyor. Metinleri, bildirimleri ve navigasyon bilgilerini doğrudan kullanıcının görüş alanına yansıtması beklenen gözlükler, Samsung’u gelişmekte olan Android XR ekosisteminde Meta’nın ekranlı yeni akıllı gözlükleriyle rekabet edebilecek bir konuma taşıyor. Hafif tasarımlı akıllı gözlükler, gerçek zamanlı çeviri, navigasyon, bağlama duyarlı AI desteği, mesaj özetleri ve fotoğraf çekimi gibi eller serbest özellikler için Google Gemini’ı kullanırken, Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlükleriyle rekabet edebilmek için moda odaklı tasarımı da öne çıkarıyor.
Samsung, Google ve Meta’nın yanı sıra Snap de 2016’da piyasaya sürdüğü Spectacles’ın başarısızlığının ardından akıllı gözlük dünyasına dönüşünü simgeleyen Specs’i tanıttı. Gerçek dünyanın üzerine dijital içerikler yerleştiren bu bağımsız AR gözlükleri AI desteği, navigasyon, artırılmış gerçeklik oyunları ve video kaydı gibi özellikler sunuyor. Xiaomi de ses özelliklerine odaklanan akıllı gözlüklerini tanıttı. Hindistan’da Lenskart’ın B Smart Glasses modelinin 30 binden fazla ön sipariş aldığı bildiriliyor; bu da AI destekli giyilebilir cihazlara yönelik yerel talebi açıkça ortaya koyuyor. Jio ise JioFrames ile kategoriye giriş yaptı. Bir de Apple var. Haberlere göre Apple, şirket içinde N100 olarak anılan, hafif ve önceliği AI olan bir gözlük geliştiriyor. Cihazın sesli etkileşim, bağlama duyarlı destek ve günlük kullanım kolaylığına odaklanması bekleniyor.
Açıkçası bu ürünlerin cazibesini anlamak zor değil. Akıllı gözlükler, bitmek bilmeyen ekran süresi yerine ses, bağlam ve AI’a dayanan, teknolojiyle daha kesintisiz bir ilişki vadediyor. Canlı çeviri, navigasyon, nesne tanıma ve eller serbest destek gibi özellikler faydalı olabilirken erişilebilirlik alanındaki uygulamalar gerçekten dönüştürücü olabilir. Üstelik diğer birçok giyilebilir teknolojinin sahip olmadığı doğal bir avantaja sahipler: İnsanlar zaten gözlük takıyor. Dolayısıyla mesele davranışlarımızı değiştirmek değil, mevcut bir alışkanlığı geliştirmek.
Ancak akıllı gözlükler, akıllı telefonların bile hiçbir zaman tam anlamıyla çözemediği bazı soruları beraberinde getiriyor. Bir anı kaydetmenize yardımcı olan aynı kamera, birini rızası olmadan da kaydedebilir. Simgesel yapıları tanıyabilen aynı AI, potansiyel olarak insanları da teşhis edebilir. Bu endişe 2024’te teorik olmaktan çıktı: Harvard öğrencileri, Meta’nın akıllı gözlüklerinin kamuya açık veri tabanlarıyla birleştirilerek yabancıların gerçek zamanlı olarak kimliklerinin tespit edilebildiğini ve onlar hakkındaki kişisel bilgilerin ortaya çıkarılabildiğini gösterdi.
Birinin yalnızca size bakarak adınızı, iş yerinizi, sosyal medya profillerinizi ve kişisel bilgilerinizi öğrenebildiği bir gelecek artık uzak bir distopya gibi görünmüyor. Karşı karşıya olduğumuz şey tamamen yeni bir gözetim biçimi. Muhtemelen bu endişeler nedeniyle Meta’nın, akıllı gözlük yazılımının son sürümlerinden yüz tanımayla ilgili bazı bileşenleri çıkardığı bildiriliyor. Yakın zamanda Meta’ya karşı, Facebook ve Instagram fotoğraflarını ve bu fotoğraflarda bulunan biyometrik verileri kullanıcıların izni olmadan AI modellerini eğitmek ve henüz piyasaya sürülmemiş bir yüz tanıma sistemi geliştirmek için yasa dışı biçimde kullandığı iddiasıyla toplu dava açılması teklif edildi. Şirket iddiaları reddederek AI veri uygulamaları konusunda şeffaf davrandığını ve evrensel bir yüz veri tabanı oluşturmadığını söylüyor.
Öte yandan Paweł Szydłowski adlı Polonyalı bir yazılım geliştirici, suçluların Meta Ray-Ban akıllı gözlüklerini yasa dışı gözetim amacıyla kullanmasından duyduğu rahatsızlık üzerine Bluetooth üzerinden yakındaki AI destekli akıllı gözlükleri tespit eden ZuckOff adlı bir mobil uygulama geliştirdi. Uygulama uyumlu bir cihaz tespit ettiğinde kullanıcıyı gerçek zamanlı olarak uyarıyor.
Beni endişelendiren şey, teknolojinin onu yönetmesi gereken toplumsal normlardan ve düzenlemelerden çok daha hızlı ilerliyor olması.
Yaklaşık 20 yıldır akıllı telefon, dijital hayatın giriş kapısı konumunda. Şimdi her büyük teknoloji şirketi, bu kapının eninde sonunda cebimizdeki bir ekrandan yüzümüzde duran bir cihaza taşınabileceğine inanıyor. Akıllı gözlüklerin akıllı telefonların yerini alıp almayacağını görmek için hâlâ beklememiz gerekiyor. Ancak giderek daha olası görünen şey, akıllı gözlüklerin gerçek anlamda kitlesel pazar potansiyeline sahip ilk AI donanım kategorisi haline gelmesi. Teknoloji şirketlerinin yakın gelecekte insanları bu yeni nesil akıllı gözlükleri takmaya ikna etmekte zorlanacağını düşünmüyorum. Asıl zorlanacakları konu, bu cihazların beraberinde getirdiği ödünlere değeceğine bizi ikna etmek olacak.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ INDIA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.