Kelsey Niziolek; Getty Images
İyi bir şapka zamanla karakter kazanır. Soluk renkli ve yıpranmış deri kayışlı dad hat’ler, dikişleri solmuş ve parkta geçirilen yaz günlerinden kalma güneş lekeleri taşıyan vintage beyzbol şapkaları… Diğer giysilerde olduğu gibi, kusurlar da çekiciliğin bir parçası hâline gelebilir.
Ancak konu yıkamaya geldiğinde şapkalar diğer giysilere benzemez. Bir şapkayı yanlış temizlerseniz onu mahvetme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Farklı şapkalar, temizlik uğruna farklı şekillerde zarar görebilir. Günümüzde standart bir MLB beyzbol şapkası için 50 doların üzerinde ödeme yaparken, üç haneli fiyat etiketlerine sahip tasarımcı modellerini ise hiç saymazsak, bu sadece talihsiz bir durum değil, aynı zamanda maliyetli bir hatadır.
Bir şapkayı mahvetmek aslında oldukça kolaydır ve bunun büyük kısmı yapısal özelliklerinden kaynaklanır. Beyzbol şapkalarının yapısı farklılık gösterir; bazıları yıllarca kullanıma dayanacak şekilde üretilirken bazıları göründüğünden çok daha hassastır. Modern şapkaların siperlik kısmında genellikle plastik kullanılır ve bu malzeme suya ve ısıya maruz kaldığında formunu daha iyi korur.
Vintage trucker şapkalar veya 1970’ler ve 1980’lerden kalma promosyon şapkaları ise tamamen farklı bir hikâye olabilir. Bunların çoğunda siperlik kısmında karton ya da mukavva kullanılmıştır. Bu malzemeler suya doyduğunda eğrilebilir, ayrışabilir, şişebilir veya kalıcı olarak şekillerini kaybedebilir.
İnternetin bazı köşelerinde, bulaşık makinesinin üst rafının şapka temizlemek için en güvenli yer olduğu söylenir ve bu yöntem bazı modellerde işe yarayabilir. Özellikle plastik siperlikli ve işlemeli logolu modern şapkalarda başarılı sonuç verebilir. Ancak Oregon eyaletinin Bend kentindeki Old Boy Vintage’ın sahibi ve profesyonel şapka restorasyon uzmanı Ezra Watson, özellikle şapkanın nasıl üretildiğinden emin değilseniz, makinede yıkamaya genel bir yöntem olarak karşı çıkıyor.
“İnsanlar şapkalarını çamaşır makinesine hatta bulaşık makinesine atıyor ve dürüst olmak gerekirse yapabileceğiniz en kötü şey bu,” diyor. “Şapkalar normal kıyafetler gibi savrulmak üzere üretilmez. Dönme ve çalkalanma hareketi tacı deforme edebilir, siperliğin şeklini bozabilir, baskıları çatlatabilir ve eski malzemelerin yapısını zayıflatabilir.”
Genellikle suçlu; ısı, nem ve hareketin bir araya gelmesidir. Bu da çamaşır ve bulaşık makinelerini şapkalar için özellikle riskli hâle getirir. Üstelik bunu ilk anda fark etmeyebilirsiniz. Bir şapka makineden çıktığında normal görünebilir ancak birkaç saat sonra kururken şekli tamamen bozulabilir.
Watson, “Eğer biri şapkayı zaten makineye attıysa yapılacak en iyi şey, hâlâ hafif nemliyken yeniden şekillendirmektir,” diyor. “Tamamen eğrilmiş hâlde kurumasına izin vermeyin. Siperliği elinizle nazikçe eski şekline getirin ve tacın formunu koruması için yuvarlak bir nesnenin üzerinde kurutun. Yeterince erken müdahale ederseniz uyumunu büyük ölçüde kurtarabilirsiniz. Ancak siperlik eğrilmiş şekilde tamamen kuruduğunda iş çok daha zorlaşır.”
Ezra’nın “az, çoktur” prensibi malzemesi ne olursa olsun tüm şapkalar için geçerlidir. Bu yüzden ilk adım incelemektir. Şapka hangi malzemeden yapılmış? Neresi ve nasıl kirlenmiş? Bölgesel bir temizlik sorunu çözebilir mi? Eğer çözebiliyorsa, en güvenli başlangıç noktası budur.
“Her zaman mümkün olan en hafif yöntemle başlamanızı söylerim. Önce bölgesel temizlik yapın, yalnızca soğuk su kullanın ve nazik ürünleri tercih edin,” diyor. “Çamaşır suyu ya da güçlü kimyasallar kullanmayın. Çoğu zaman insanlar fazla sert ovalıyor ve sonuçta kumaşa zarar veriyor ya da baskıları çatlatıyor.”
Şapkaların sıkça zarar gördüğü bir diğer kritik aşama ise kurutma ve yeniden şekillendirmedir. Ezra, temizliğin hemen ardından şapkanın elle yeniden şekillendirilmesini ve her zaman doğal şekilde kurutulmasını tavsiye ediyor. Kurutma makinesine atmayın ya da güneşin altına bırakıp kuruduktan sonra yeniden başınıza göre şekillendirebileceğinizi düşünmeyin. Islak bir şapkanın doğru formunu korumasına yardımcı olmanın bir yolu, onu kase ya da top gibi yuvarlak bir nesnenin üzerinde kurutmaktır.
Hassas yün şapkalar veya eski vintage modeller için bazı kişiler kuru temizlemeye başvurur. Watson’a göre bu yöntem işe yarayabilir, ancak seçici olmak gerekir. “Gerçekten ne yaptıklarını bilmiyorlarsa çoğu kuru temizlemeciye eski vintage şapkalarımı emanet etmem,” diyor. “Birçok kuru temizlemeci giysiler konusunda harikadır ama şapkalar yapısal özellikleri nedeniyle bambaşka bir uzmanlık alanıdır.”
Şapkaların kirlenmesinin yaygın nedenlerinden biri, terin iç bant kısmına işlemesidir. Bazı kişilerde bu birikim, nem, sıcaklık ve şapkanın sürtünmesiyle birleşerek alında sivilce oluşumuna yol açabilir.
Neyse ki ter lekeleri banda tamamen yerleşmediyse temizlenmeleri nispeten kolaydır. “Ekipman açısından sıra dışı bir şey kullanmıyoruz,” diye açıklıyor Watson. “Sadece yumuşak fırçalar, mikrofiber bez, hafif deterjan ve soğuk su. Bazen ter bandının ve dikişlerin arasına ulaşmak için yumuşak bir diş fırçası gerçekten en iyi seçenek oluyor. Burada önemli olan güçlü ürünler kullanmak değil, kontrol sağlayabilmek.”
Birkaç damla sabunu ılık suyla seyreltin ve yumuşak bir diş fırçası yardımıyla etkilenen bölgeyi nazikçe temizleyin. Bazı lekelerde az miktarda karbonat da işe yarayabilir.
Bazı lekeler, üzerlerinde bulundukları eşya ne kadar değerli olursa olsun temizlenemez. Watson, “Yoğun ter lekeleri iyileşebilir ama özellikle yıllardır oradalarsa tamamen kaybolmaları her zaman mümkün değildir,” diyor. “Güneşten kaynaklanan solmalar, derin sararmalar ya da köpük malzemenin bozulması gibi şeyler ise büyük ölçüde kalıcıdır. Temizlik bir şapkayı daha iyi hâle getirebilir ama onu yeniden yepyeni yapmaz.”
Yine de bir leke, şapkanın tamamen emekliye ayrılması gerektiği anlamına gelmez. Bunu bir vintage mağazası sahibinden dinleyin: Yaşanmışlığın bazı izleri oldukça havalıdır. Watson’ın mağazasına gelen her şapka ayrı ayrı değerlendirilir ve buna göre işlem görür. Bazıları ihtiyaçlarına göre temizlenir. Bazıları ikinci el mağazalarına gönderilir. Bazıları ise olduğu gibi satışa sunulur.
“Bir şapka eski ya da değerliyse dürüst olmak gerekirse az, çoktur. Gerçekten gerekmedikçe tamamen yıkamam,” diyor. “Çünkü o aşınmış görünümün büyük kısmı zaten şapkayı özel ve çekici kılan şeydir. Fazlasını yapıp bunu kaybetmek istemezsiniz.”
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.