Bir Ege masalı: Sakız

Ağacın gövdesinden akan sakızı çiğnemek, siyah taşlarla kaplı tenha bir koydan denize girmek, harika deniz ürünlerinin yanında bu sefer rakı değil de uzo içmek... Bize bu kadar yakın olan Sakız (Chios) Adası her şeyiyle görülmeye değer.

17 Eylül 2012

Bir Ege masalı: Sakız

Bir ay önce çıkan yangınla beşte biri kül olan Chios Adası, bölgeye özgü sakız ağaçlarının kayda değer bir bölümünü kaybetse de adaya has yerleşim birimlerini kurtarmayı başardı. Çeşme'ye 12 kilometre uzaklıkta bulunan ve feribotla 45 dakikada gidebileceğiniz ada, sakin yapısı ve güzel köyleriyle dikkat çekiyor. Hele bir de kalabalıktan sıkıldıysanız mutlaka gidin. Vize işlemleri, acenta aracılığı ile 1 günde hallediliyor. İsterseniz adaya uçakla ulaşım da mümkün.

NEDEN GİTMELİ?

Bugün Ege Bölgesinde hangi tatil beldesine giderseniz gidin, çirkin betonarme binalar bölgenin tarihi dokusunu bastırmış durumda. Son senelerde revaçta olan Alaçatı'nın taş evlerinin çoğu aslında yeni ve ne yazık ki gerçeklerinin yerini tutamıyorlar. Sakız Adası'nın pek çok köyünde ise evler yüzyıllardır ayakta… Onca yangına, depreme karşın ada halkı evleri korumayı başarmış. Ayrıca Sakız Adası'nda fiyatlar Çeşme ve Bodrum'la karşılaştırıldığında çok uygun kalıyor. Kalite-fiyat kıyaslaması yapıldığında da Sakız Adası önde.



ADANIN HARİKA KÖYLERİ

Adanın güneyinde yer alan, 14. yüzyılda kurulmuş antik ortaçağ köyü Mesta bir harika. Mesta Cenevizlilerin adayı istila ettikleri ilk zamanlarda kurulan sur içi köylerden bir tanesi, belki de en güzeli. 1881 senesindeki büyük depreme dahi dayanmış. Köyün içinde gezinirken kendinizi adeta taştan bir labirentin içinde hissediyorsunuz. Burada bulunan Taxiarchis Kilisesi'ndeki altın eserleri gördüğünüzde ülkenin ekonomik krizde olduğuna şaşırabilirsiniz. Kiliseye giderken rastlama olasılığınız olan Agnitha mağazasında bulabileceğiniz el yapımı harikası yarı değerli taşlarla süslenmiş gümüş yüzüklerden sevgilinize ya da eşinize hediye alın. Şehir merkezinde satılan sıkıcı turistik hediyelik eşyalardan çok daha özeller.

DÖVMELİ EVLER
Bir diğer enteresan köy de Mesta'ya yakın bir mesafede bulunan Pyrghi. Neredeyse her evin üzerinde bulunan siyah geometrik desenler gözünüzde boyanmış etkisi uyandırabilir. Dokunduğunuzda ise hepsinin kazınarak yapıldığını anlıyorsunuz. Sıva üzerine işlenen bu tekniğe Xysta deniyor. Yani köyün evlerinin adeta dövmeleri var. Koruma için özel olarak düzenlenen evlerin sakinleri görünmeden çatıya çıkabiliyormuş. Son olarak 13. yüzyıldan kalan Bizans Kilisesi St. Apostles'e gitmeyi unutmayın.

Adanın diğer ilgi çekici köyleri de Avgonyma ve Anavatos köyleri. Kayalıkların üzerinde bulunan Avgonyma Köyü, güneydeki köylere nazaran daha kabaca yapılmış, bunun sebebi de korsan saldırılarına mağruz kalmamaları. Mimari Türkiye'nin güneydoğusunki evleri andırıyor. Avgonyma Köyü'nün meydanındaki kafede geleneksel Yunan yemekleri yiyebilir, sakız reçeli, fıstık reçeli ve sakız likörü alabilirsiniz. Manzarası da muhteşem.






YEMEKLER

Adanın pek çok bölgesine dağılmış tavernalardaki deniz ürünleri hem ucuz, hem taze, hem de hafif. Ne kadar yerseniz yiyin midenize oturmuyor. Peki ne yemeli? Öncelikle hellime benzeyen ama daha da lezzetli olan ızgarada Mastello peyniri bir harika. Izgara ahtapot kolları önce güneşte kurutulup sonra pişiriliyor, bu yüzden de sert. Ama adalılara göre ahtapot bu şekilde yenmeli ve kaynatılmamalı çünkü bu şekilde suyunu içinde tutuyor. Bunun dışında, gümüş balığı Aterina, ıspanaklı sübye, şaraplı tavuk ciğeri de tadılmalı. Yunan salatasının üzerinde kapari ve kaya koruğu kesinlikle olmalı. Merkezdeki Belamis Tavernası'nı ya da Lagada Koyu'ndaki Passas Tavernası'nı tercih edebilirsiniz.

KOYLAR
Çeşmedeki koylara göre daha temiz ve daha tenhalar. Bizim tavsiyemiz Pyrgi'ye 5 km uzaklıktaki siyah taşlarla kaplı volkanik plaj Mavra Volia. Manzara da su da muhteşem. Bir diğeri ise, cam gibi rengarenk çakıl taşları ve denize akan kaynak sularıyla Nagos Plajı.



TAVSİYELER

Adaya günübirlik turla gitmektense bir gecenizi orada geçirin. Limana vardığınızda, 100 metre ileriden araba kiralıyabilirsiniz. İlk gününüzde adanın güneyini gezin. Güney tarafı Kuzeyden daha renkli. İkinci gün ise iç bölgesini ve kuzeyini tamamlayabilirsiniz. Arabayla yolculuk otobüslü ve rehberli turdan daha keyifli. İsterseniz şoför de tutabilirsiniz.

Konaklama için, Kambos bölgesinde Narenciye Ağaçları içindeki Voulamandis Otelini ya da Mavrokordatiko Otelini tercih edebilirsiniz. Çeşme ve Bodrum'daki butik otel konseptinden biraz daha farklılar fakat çalışanlar daha dürüst ve yardımseverler. Fiyatları da gayet uygun. Daha lüks bir otel isterseniz de aynı bölgede bulunan "Argentikon'u tercih edebilirsiniz. Tarihi dokuya uygun otelleri tercih edin, yeni yapılmış 4 yıldızlı çirkin otellerde sakın kalmayın.

Sakız adasının esnafı pek bir tembel. Öğlen 2'den 6'ya kadar sahil şeridi dışındaki her dükkan kapalı. Feribotunuz akşamüstü 6'daysa, "Alışverişi son dakika yaparım" demeyin, yapamazsınız.

Adanın neredeyse her bölgesinde rastlayabileceğiniz, matem rengi siyaha bürünmüş yaşlı teyzelere el salladığınız anda size yardım edeceklerdir. Sadece Rumca konuşsalar da bir şekilde anlaşıyorsunuz. Onlar sayesinde o sırada kapalı olan bir kiliseyi gezebilirsiniz.