2020'de dijital dünya

Takvimler 2020’yi gösterdiğinde dünya üzerinde internet kullananların sayısı yaklaşık 4 milyar kişiye ulaşacak. Peki dijital reklamcılığın yönü ne olacak?

19 Temmuz 2012

2020'de dijital dünya

 

Bugün internetten anlarım diyen birçok kişi akıllı telefonları üzerinden Angry Birds oynuyor, chat programlarını adı gibi biliyor, Facebook’ta herşeyi eliyle koymuş gibi buluyor. İşte bu sayede Facebook advert (seri ilan) tekniğini kullanarak Twitter ise sponsorlu tweetler ile milyon dolarlık gelirler elde ediyor. Google kullanıcının neyi neden sevdiğini anlamaya çalışarak değerini tam 200 milyar dolara çıkardı. Fakat bundan 10 yıl sonra dijital reklamcılığın ve kullanıcı beğenisinin gideceği yol konusunda biraz daha dikkatli düşünmek gerekiyor.  

İnternette aktif olmayı tercih edenlerin çoğu farklı araçlar kullanarak online olacaklar. Varolan kullanım oranları ise bir nevi kendi içinde yer değiştirecek. Yani bilgisayarlardan mobil araçlara kayacak. Online kullanım oranları böylesine büyük rakamlara ulaştığında ve internet kullanım şekli çoklu ortam ve araçlara dağıldıkça akıllara şu soru gelecek: İnternetin farklı mobil araçlar yardımıyla kullanıldığı bu ortam ve genel olarak web nasıl paraya dönüştürülecek?

Sorunun cevabını mobil uygulamaları kategorize ederek ve onları daha iyi anlayarak bulabiliriz: 

Boş zamanları değerlendirmek için birebir olanlar: Ya da diğer adlarıyla Angry Birds ve Plants vs. Zombies gibi öncelikle kullanıcıyı eğlendirmeyi amaçlayan uygulamalar. Bu cepheden baktığımızda 2020’de eğlence anlayışı bu tip oyunların sunduğu içeriğin kendisiyle ve/veya reklam kampanyaları yapılarak para kazandıran bir araç haline dönüşecek. Bu bazen oynamak istediğiniz oyuna ödediğiniz belli bir ücretle veya izlemek istediğiniz maçın yayınlandığı kanala üye olarak olabilir.

Elinizin altında bulunması gereken belli başlı uygulamalar: Nam-ı diğer kameranız, telefon rehberiniz, bağlantılarınız, mesajlar ve tabii ki takviminiz. Bu tip temel uygulamalar bundan sekiz yıl sonra artık kendi başlarına satılan ya da üye olmanızı gerektiren özellikler haline gelecekler.

Eyleme yönelik uygulamalar: Örneğin; OpenTable, Über ya da Hipmunk gibi tam da ihtiyacınız olduğunda size şehirde yön gösterecek ya da gereken telefon numarası ve adresi bir çırpıda sunan yegane yardımcılar. Diyelim ki; tanımadığınız bir şehirdeki tüm yüzme havuzları, ya da kullanıcı oylaması sonucu popüler hale gelen teras barları bulan uygulamalar. Bunların çoğunlukla önümüzdeki 10 sene içerisinde dijital pazarlamanın üreteceği reklam teknikleriyle para kazandıran birer araç olmaları kuvvetle muhtemel.

Uyarı/bildirim amaçlı uygulamalar: Bunları aslında birden fazla alt kategoriye ayırmak mümkün. İzlemek istediğiniz maçın yayın saatini size bildiren uygulamalardan tutun da satın almak istediğiniz bir ürünün indirime girdiğini haber verenlere kadar hepsi bu başlık altında toplanıyor. Bu tip uygulamaların tümü üç farklı şekilde para akışı sağlanan kaynaklar haline gelecekler: Kimi reklamlarla, kimi zorunlu üyelik koşulu getirerek, kimi de bedava kullanılarak.

Buradaki kilit nokta onun temelde nasıl bir uygulama olduğuna bağlı. Tüm bunlara bağlı olarak dijital reklamcılıkta şekil değiştirecek. Çünkü düşünecek olursanız; her bir kişinin sahip olduğu mobil cihazların her birinde hangi uygulamaları kullandığını tespit ederek buna bağlı veri bankası oluşturmak neredeyse imkansız.

Durum böyleyken dijital reklamcılığın hayatını sürdürebilmesi için yan yollar araması gerekecek. En kestirme ve pratik yol herkesin günde muhtemelen yüzlerce kez kullandığı arama motorlarına girilen verilerin toplanması ile olacak. Yani araç değil, amaç ve içerik daha önemli hale gelecek. Örneğin; arama motoruna girdiğiniz her terim – “yüzme havuzu Istanbul” gibi – yer etiketi özelliği aktif olan her mobil cihaz aracılığıyla nereden ve hangi tip bir araçtan gönderildiğine göre sınıflandırılacak. Eğer reklamcılık sektörü dijital platformda başarılı olacaksa kullanılan cihazdan yola çıkarak değil, kullanıcının eğilimlerinin ne olduğunu daha iyi anlayarak olacak.