Ted Lasso, Apple TV+
Mutluluğun sihirli bir formülü yok. Ama günlük yaşamımızı iyileştirmeye ve mutlu olma ihtimalimizi artırmaya yardımcı teknikler var. Kulağa klişe gelse de, uzun vadede bize gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şeyi veren; yani mutluluğu bulmamızı sağlayan şey, her gün yaptığımız küçük alışkanlıklar.
Elbette bunu biliyoruz. Ancak stresli ya da kaygılı dönemlerde bunu hatırlamak zorlaşıyor. Böyle zamanlarda, eskiden keyif aldığımız aktivitelerden bile zevk almak güçleşiyor. Sorun şu ki çoğu durumda “şimdi”yi iyileştirmeye odaklanmak yerine, geleceğin çok daha iyi olacağını ve belirli hedeflere ulaştığımızda her şeyin değişeceğini düşünmeye saplanıyoruz. Oysa bu yaklaşım uzun vadede ters etki yaratabiliyor; çünkü bulunduğumuz anda sahip olduklarımızla mutlu olmamızı engelliyor.
Uzmanlara göre bu gibi durumlarda, her gün sahip olduklarımızı takdir etmeye ve şükran pratiği yapmaya odaklanmak hayati önem taşıyor. Peki bunu nasıl yapacağız? Temelde her gün kendimize iki soru sorarak. Ancak bu şekilde hayatı şimdi ve burada yaşayabilir, geçmişi ya da geleceği idealize etmekten kaçınabiliriz. Bu pratik, meditasyon yapmamıza ve ayaklarımızı yere basmamıza yardımcı olur; hem günün başında hem de sonunda uygulanabilir.
Sorular basit, fakat zihinsel sağlığımız üzerinde son derece olumlu bir etki yaratabilir. Çünkü hem kendimizden hem de çevremizden memnuniyet duymayı teşvik ederler. İlk soru şudur: Bugün neyle gurur duyuyorum? İkinci soru ise: Bugün neyden keyif aldım?
Her iki sorunun da amacı aynıdır: Bunalmış ya da stresli olduğumuz, hiçbir şey yolunda gitmiyor gibi göründüğü anlarda bile kendimizi ve sahip olduğumuz hayatı değerli görmeyi öğrenmek. Pek çok araştırma, şükran duymanın zihniyetimizi ve yaşam biçimimizi kökten değiştirebileceğini; ruh hâlimizi iyileştirip bizi daha dayanıklı kılabileceğini gösteriyor. Uzun vadede bu da hayat hedeflerimize ulaşma kapasitemizi artırır.
Bu soruları yanıtlamak ilk başta göz korkutucu olabilir. Büyük ve “önemli” şeyler yazmamız gerekiyormuş gibi hissedebiliriz. Oysa mesele, ne kadar küçük olursa olsun bizi mutlu eden gündelik şeyleri fark etmek ve takdir etmektir. Lezzetli bir şey yemiş olmak, sevdiğimiz birini aramış olmak, işi erken bitirmiş olmak ya da bir iltifat almış olmak… Bunların hepsi mutluluk sebebi olabilir.
Bu egzersizin özü, bize tatmin duygusu veren şeyleri—büyük olmasalar bile—ayırt etmeyi öğrenmektir. Üstelik her gün farklı şeyler bulmaya çalışırsak, hayatı daha pozitif bir mercekten görmeye başlarız. En iyisi, bunu journaling benzeri bir şekilde özel bir deftere yazmak ve günlük rutinin parçası hâline getirmektir.
Zamanla bu alışkanlık gerçek bir duygusal sığınağa dönüşebilir. Zor günlerde geçmişte yazdıklarımızı yeniden okumak, sorunların ortasında bile mutluluk anlarının var olduğunu hatırlatır. Ayrıca kendimizi daha iyi tanımamıza; hangi aktivitelerin, insanların ya da durumların bize iyi geldiğini ve hangilerinin enerjimizi tükettiğini fark etmemize yardımcı olur. Böylece yalnızca şükran geliştirmekle kalmayız; aynı zamanda gerçekten iyi hissettiren şeylerle uyumlu, daha bilinçli kararlar almaya başlarız.
Mutluluk bir günde aniden varılan bir varış noktası değildir. Küçük ve günlük adımlar üzerine inşa edilen bir yolculuktur.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ ESPANA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.