Yaz Aylarında Günde En Az İki Kez Duş Almalıyız Kelsey Niziolek; Getty Images
Wellness

Yaz Aylarında Günde En Az İki Kez Duş Almalıyız

Ter herkesi bulur, günde iki (hatta daha fazla!) kez, doğru zamanda alacağınız kısa duşlarla bunun üstesinden gelebilirsiniz. Bunu çarşaflarınız için yapın.

Şu sıralar New York, Los Angeles, Chicago, Atlanta, Houston, Washington D.C., Boston, Nashville, St. Louis veya genel olarak Kuzeybatı ve Rocky Dağları bölgeleri dışındaki herhangi bir şehirde yaşıyorsanız, muhtemelen bu sıcaklar yüzünden aklınızı kaçırmak üzeresiniz. Şu anda ABD’yi kasıp kavuran, beyinleri kaynatacak seviyedeki sıcaklıklar ülke nüfusunun dörtte birinden fazlasını etkiliyor ve New York Times’a göre ülke genelinde aşırı sıcaklık uyarılarına neden olmuş durumda. Sonuç olarak, masum Amerikalıların büyük bir kısmı ter içinde kalıyor. İğrenç. Hiç hoş değil. Ama böyle olmak zorunda değil! En azından bunun bazı yolları var. Evden çıkıp dışarı çıkmak zorundaysanız, ki ofise dönüş politikalarının iş dünyasına yayılmasıyla bunu giderek daha fazla kişi yapmak zorunda kalıyor, hava koşullarından kaçışınız yok. Ama karşılık veremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Bunun gibi kavurucu yaz günlerinde akıl sağlığınızı, itibarınızı ve temiz kokunuzu korumanın en iyi yolu günde en az iki kez duş almak.

Şimdi, bunun da bir yöntemi var. Günde iki kez 10 dakikalık lüks duşlar alan kişi olamazsınız ve olmamalısınız. Bu hem gereksiz hem de israf. Bence iki duş sezonunda bir normal uzunlukta duş ve bir de hızlı duş hakkınız var. Sayıyı artırmanız gerekirse, hepimizin başına geldi, geri kalan tüm duşlar da hızlı duş kategorisinde olmalı ve mümkünse süreleri daha da kısa tutulmalı. Buradaki amaç serinlemek ve terden arınmak. Her köşeyi bucağı temizlediğiniz bir “everything shower”, yani tepeden tırnağa bakım duşu almak değil.

Bunun bir kısmı da diğer insanlara duyduğumuz saygıyla ilgili. Yazın bir yere vardığınızda, ister iş yerindeki masanız, ister bir arkadaşınızın evi, ister zengin amcanızın teknesi olsun, etrafa kötü kokular saçmamanız en iyisi. Bunlardan herhangi birini yapmadan önce duş almak, basit bir görgü kuralı. Üstelik bu iki taraflı. Duş almak çevrenizdekiler için ortamı daha keyifli hale getirir ama aynı zamanda sizin de daha iyi hissetmenizi sağlamalı. Bir ortama gidip de üzerinizden ağır bir koku geldiğini fark etmek kadar bütün havanızı bozacak çok az şey vardır. Sonrasında bütün akşam kendinizden şüphe ederek, koltuk altlarınızı kaldırmamaya veya terlemenizi artıracak herhangi bir hareket yapmamaya çalışırsınız. Şehirde yaşıyorsanız, gideceğiniz yere ulaşmanın tek yolunun yürümek veya toplu taşıma kullanmak olduğu durumlar her zaman olacaktır. Bu durumda ter yine peşinizi bırakmaz, ancak bu sizin kontrolünüzde değildir. Duştan önce duş almak ise her zaman sizin kontrolünüzde. Birkaç saat boyunca sizinle aynı ortamda bulunmak zorunda kalmadan önce lütfen bunu yapın.

Günde birden fazla kez duş almak, yoğun bir programa sığdırılması zor bir alışkanlık olabilir. Duş almanın sabah mı yoksa gece mi daha iyi olduğu konusunda birbirine tamamen zıt görüşlerin olduğunu gayet iyi biliyorum. Ama diyelim ki gece boyunca rahatsız edici derecede sıcak bir uykunun ardından biraz kirli ve yapış yapış uyandınız. İşe, brunch’a veya her neyse ona gitmeden önce yaklaşık bir saatiniz var. İşte standart duşunuz için en ideal zaman bu. Kendinize yeterince zaman tanırsanız sabah saatleri, duştan sonra güzelce serinlemek için de fırsat sunar. Benim deneyimime göre duş alıp hemen giyinerek günün geri kalanı için dışarı çıkmak beni kelimenin tam anlamıyla sıcak ve huzursuz bırakıyor. Sanki duşun sıcaklığı hâlâ tenime işlemiş oluyor ve kıyafetler de o sıcaklığı içeride hapsediyor. Şunu da belirtmeliyim: Hiçbir koşulda soğuk duş almam. Soğuk duşlar bana Patrick Bateman’ı hatırlatıyor. İşte bu yüzden duş ve dinlenme yaklaşımını benimsiyorum. Kahvaltımı hazırlıyorum, biraz telefona bakıyorum ve hazırlanmadan önce vücudumun sıcaklığını dengelemesine izin veriyorum. Bir bornozunuz varsa, işte onu kullanmanın tam zamanı. Gerçi dürüst olmak gerekirse, ben bu kısmı genellikle sadece iç çamaşırlarımla geçiriyorum. Sonrasında bütün gününüzü o büyük, sıcak ve korkutucu dünyada geçirmeye hazırsınız.

Günde iki kez duş alma yaşam tarzını benimsemek, bunaltıcı sıcaklarda size özgürlük hissi verir. Gün içinde ne zaman tüm sorumluluklarınızın biteceğini ve bu kez hafif bir duş şeklinde olacak ikinci duşunuzun sizi evde beklediğini bilerek hareket edersiniz. Sporcuların sahada sahip oldukları her şeyi bıraktıklarından, ellerinden gelen her şeyi yaptıklarından bahsettiğini bilirsiniz. Bunun nedeni soyunma odasında duşların onları beklediğini bilmeleridir. Siz de hayatınızı sonuna kadar yaşayın, işiniz bittiğinde duşunuzu alın.

Eğer tepeden tırnağa bakım duşunuzu gece almayı tercih edenlerdenseniz, iki duşun sırasını değiştirebilirsiniz. Bu durumda bile iş çıkışı duşunun önemli olduğunu düşünüyorum, ancak onu son derece kısa tutun. Sonrasında yatma vakti geldiğinde ise kendinizi tamamen akışa bırakabilirsiniz. En azından, uzun bir yaz gününün ardından eve döndüğünüzde kısa bir duş almanız gerekiyor. Dışarıda üzerinize sinen tüm o yapışkanlığı temizlemek, hem birlikte olduğunuz insanlara hem de çarşaflarınıza borcunuz. Sonrasında akşamınızı dilediğiniz gibi geçirebilirsiniz. İster evde yemek yapıp televizyon izleyin, ister arkadaşlarınızla dertleşmek için klimalı bir bara gidin. Bunlardan herhangi birini ter içinde ve huzursuz bir halde yapmak yerine, mis gibi sabun kokusuyla çıkmak aradaki farkı fazlasıyla hissettirecektir.

Tepeden tırnağa bakım duşunuzu hangi saatte almayı tercih ederseniz edin, ikinci duşu sakın atlamayın. Dışarısı, düzgün bir hijyen planınız olmadan bu sıcaklara göğüs germek için fazlasıyla sıcak. Bana kalırsa evden çıkmadan önce bir duş, eve döndüğünüzde de bir duş almak sizi nadiren yarı yolda bırakacak klasik bir yöntem. Eğer bırakırsa ne olacak? Bir tane daha, kısa bir duş alabilirsiniz.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası