British GQ
Eğer bir erkekseniz, muhtemelen bu yıl bir noktada testosteron seviyelerinizi düşünmüşsünüzdür. Son on yılda testosteron tartışmaları “brosphere” olarak bilinen erkek odaklı internet dünyasında hızla arttı; cinsiyet hormonu için yazılan reçetelerde de ciddi bir yükseliş yaşandı. NHS verilerine göre reçeteler 2021 ile 2024 arasında yüzde 135 arttı. Birbirinden farklı influencer’lar ve kamuoyunca tanınan isimlerin oluşturduğu koronun verdiği mesaj basitti (bilimsel açıdan pek sağlam olmasa da): Testosteron ne kadar yüksekse, o kadar erkeksi.
Şimdiyse testosteronu maksimuma çıkarma, yani “T-maxxing” akımı Britanya’da yeni bir yöne evrildi. London Voice and Swallowing Clinic’te danışman kulak burun boğaz uzmanı ve cerrah olarak görev yapan Chadwan Al Yaghchi, bu bahar Birleşik Krallık’ta bir erkeğin ses tellerine testosteron enjeksiyonu uygulayan ilk doktor olduğunu söylüyor.
Aslında bu işlem tamamen yeni değil. Kulak burun boğaz uzmanları ABD’de bu uygulamayı zaten gerçekleştiriyordu ve Al Yaghchi de geçen yıl trans hastalara bu hizmeti sunmaya başlamıştı. Ancak cis (doğumda atanan cinsiyetiyle özdeşleşen) erkekler arasındaki talep de artıyor gibi görünüyor. Al Yaghchi, “Profesyonel bir ortamda nasıl algılandığınız, çoğu zaman bunun arkasındaki en büyük motivasyon,” diyor ve “daha derin, daha tok bir sese sahip olmanın insana otorite kazandıracağı yönünde genel bir düşünce” bulunduğunu belirtiyor. Şimdiye kadar işlemi yaklaşık 20 erkeğe uyguladığını söyleyen Al Yaghchi’ye göre bu kişilerin çoğu finans ve gayrimenkul sektörlerindeki üst düzey pozisyonlar gibi “yüksek tempolu işlerde” çalışıyor ve iş hayatında “ekstra özgüven” arıyor.
Bu tür bir işleme talep olması aslında kimseyi şaşırtmamalı. TikTok artık erkeklerin seslerini nasıl daha erkeksi hale getirebileceklerine dair tavsiyeler veren influencer’larla dolup taşarken VoiceMax gibi uygulamalar da kullanıcılarına “Bir Chad gibi konuşma” ve “En güçlü, çekici sesinizi ortaya çıkarma” vaatlerinde bulunuyor. Üstelik daha pes bir sesin sağladığı düşünülen avantajlar tamamen temelsiz değil. Araştırmalar, hem erkeklerin hem de kadınların daha pes sesleri daha baskın olarak algıladığını gösteriyor. Başka çalışmalar ise insanların daha pes sese sahip erkekleri daha etkili CEO’lar olarak görmeye ve bir yumruk kavgasını kazanma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu düşünmeye yatkın olduğunu ortaya koyuyor. Peki boynunuza testosteron enjekte ettirmek güvenli mi? Gerçekten sonuç veriyor mu? GQ, ses kalınlaştırmaya yönelik bu son işlem hakkında merak edebileceğiniz her şeyi uzmanlara sordu.
Önce ses anatomisinin temellerinden biraz bahsedelim. Gırtlağınızda, ses telleri adı verilen iki düz kas bandı bulunur ve bunlar titreşerek sesinizi oluşturur. Uzunlukları, kalınlıkları ve gerginlikleri ses perdesine, yani sesinizin ne kadar pes olduğuna katkıda bulunur. İşte testosteron burada devreye giriyor: Lokal anestezi altında ses teli kasına çok küçük miktarda hormon enjekte edilerek ses telinin kalınlaştırılması amaçlanıyor. İşlem başarılı olursa ses perdesi düşebiliyor ve böylece daha pes bir ses elde edilebiliyor. Standart bir tedavi süreci, aralarında iki hafta bulunan dört enjeksiyondan oluşabiliyor.
Henüz yolun başındayız ancak sonuçlar umut verici görünüyor. Al Yaghchi, “ses perdesinde istikrarlı biçimde 15 ila 30 Hz arasında düşüş” gözlemlediğini söylüyor; daha önce yayımlanan vaka raporları da umut verici. University of California araştırmacılarının 2023 yılında yayımladığı bir çalışma, iki trans erkek hastada herhangi bir yan etki bildirilmeden başarılı “ses maskülinizasyonu” sonuçları elde edildiğini ortaya koydu. 2025 yılında yayımlanan başka bir çalışmada ise 28 yaşındaki cis bir erkeğin iki testosteron enjeksiyonunun ardından “istediği daha düşük ses perdesi aralığına ulaşabildiği” ve aynı zamanda “ses kalitesinde kalıcı değişiklik ihtimalinin” bulunduğu bildirildi.
Johns Hopkins School of Medicine’da Kulak Burun Boğaz alanında doçent olan Dr. Simon Best’e göre bu bölgeye yapılan testosteron enjeksiyonları genel olarak güvenli. “Ses tellerine enjeksiyon yapma fikri, ses cerrahisi alanında çok uzun zamandır uyguladığımız bir şey,” diyor. Yeni olan, enjekte edilen maddenin testosteron olması. Ancak testosteron replasman tedavisinden (TRT) farklı olarak burada hormonun yalnızca küçük bir miktarı kan dolaşımına karışıyor.
Bununla birlikte, vücuda yabancı bir madde enjekte etmek her zaman birtakım riskler taşıyor. Al Yaghchi, “Vücudun başka herhangi bir yerine enjeksiyon yaptırmak gibi,” diyor. “Kanama, enfeksiyon ve ses telinde inflamatuvar reaksiyon riski var.” Hastaların tedavinin ardından sıklıkla “kötü bir larenjit” geçirmiş gibi ses kısıklığı yaşadığını da ekliyor ancak bunun “genellikle kısa sürdüğünü” belirtiyor.
Umarız söylemeye bile gerek yoktur ama bu kesinlikle evde denenebilecek bir işlem değil. Al Yaghchi’ye göre ses teli “son derece hassas bir bölge.” “İğneyi doğru noktaya yerleştirmek ciddi bir uzmanlık gerektiriyor,” diyor. Herhangi bir enjeksiyonun sağlığınız ve genel iyilik haliniz üzerinde önemli etkileri olabileceğini söylemeye gerek yok; dolayısıyla herhangi bir karar vermeden önce mutlaka sağlık uzmanlarına danışmalısınız.
Kesinlikle. Ancak sesi kalınlaştırma yolculuğuna çıkmadan önce biraz içe dönüp düşünmekte fayda var. UCL ve UCLH NHS Trust’ta KBB cerrahı ve Laringoloji Profesörü olan Martin Birchall, “Eğer [bir kişinin hayatında] aslında sesiyle ilgili bu takıntı üzerinden kendini gösteren başka meseleler varsa, öncelikle bunların ele alınması gerekir,” diyor.
Bir kişi yine de sesini kalınlaştırmaya yönelik yöntemlere başvurmaya karar verirse, tamamen invaziv olmayan seçeneklerden biri ses terapisi. Profesör Birchall, Christella Antoni Voice and Speech Services’ın “kesinlikle dünya standartlarında” olduğunu, Tori Burnay’in ekibinin de “bu konuda çok iyi” olduğunu söylüyor. Hasta sesinden hâlâ memnun değilse cerrahi müdahale de mümkün. Her ikisi de boynun ön kısmında küçük bir kesi gerektiren Tip III tiroplasti veya genişletilmiş pencere laringoplastisi uygulanabiliyor. Bu invaziv işlemler ses perdesinde 50 Hz’ye varan bir düşüş sağlayabiliyor ancak daha pahalılar ve genel anestezi gerektiriyorlar. Ayrıca seste “pürüzlülük” ve sesin yansıtma gücünün azalması gibi riskler de söz konusu. Tekrar hatırlatalım: Sesinizi değiştirmeye yönelik herhangi bir işleme karar vermeden önce doktorunuzla konuşun.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINALNMIŞTIR.