GQ; Getty Images
Ağız kokusu zaten yeterince utanç verici. Ancak ağzınızın koktuğunun farkında olmamak daha da kötü. Elinizi ağzınıza götürüp nefesinizi kontrol etmek veya yanınızda sürekli naneli şeker taşımak pek de güvenilir çözümler sayılmaz. Son isteyeceğiniz şey ise ağız kokunuzun önemli bir toplantıyı veya ilk randevunuzu mahvetmesi.
İşin can sıkıcı yanı şu: Ağız bakım rutininizi kusursuz şekilde uyguluyor olsanız bile kötü kokuyla karşılaşabilirsiniz. Kaliforniya'nın Beverly Hills kentinde restoratif ve estetik diş hekimliği alanında çalışan Dr. Arthur Glosman, “Harika görünen dişleriniz olabilir, dişlerinizi aksatmadan fırçalayabilirsiniz ama yine de nefesiniz pek de hoş kokmayabilir,” diyor. Peki bunun nedeni ne?
Uzmanlar, ağız kokusuna neyin yol açtığını, bu sorunu nasıl kontrol altına alabileceğinizi ve ne zaman profesyonel yardım almanız gerektiğini açıklıyor.
Ağız kokusunun (halitozis olarak da bilinir) yaklaşık yüzde 80 ila 90'ı ağız içinden kaynaklanıyor. En yaygın suçlu ise aşırı bakteri birikimi. New York'taki Apa Aesthetic'te görev yapan periodontoloji uzmanı Dr. Graig Fischgrund, “Bakteriler ağız boşluğunun her yerinde doğal olarak bulunur. Ancak dilin üzerinde, dişlerin arasında veya diş eti çizgisinin altında biriktiklerinde kötü kokudan sorumlu uçucu kükürt bileşikleri üretirler,” diyor. Birçok kişinin yeterince temizlemediği dilin arka kısmı, bakterilerin birikmesi için özellikle elverişli bir bölge. Glosman'a göre burası, “Kokuya neden olan bakteriler için adeta beş yıldızlı bir tatil köyü: Sıcak, nemli ve hiç bitmeyen bir açık büfe.” Ne kadar da iştah açıcı.
Ağzınızın doğal temizlik ekibi olan tükürük de nefesinizin ferah mı yoksa kötü mü kokacağını belirlemede önemli bir rol oynuyor. Fischgrund'un açıkladığı gibi tükürük, bakterileri kontrol altında tutmaya, asitleri nötralize etmeye ve yiyecek artıklarını uzaklaştırmaya yardımcı oluyor. Tükürük üretimi azaldığında ise kötü kokuya neden olan bakteriler çoğalabiliyor. Ağızdan nefes almak, susuz kalmak, sigara içmek ve bazı ilaçlar ağız kuruluğuna yol açabiliyor. Sabahları ağız kokusunun neredeyse herkesin yaşadığı (ve tamamen normal olan) bir durum olmasının nedeni de bu. Dr. Glosman, “Uyurken tükürük üretimi azalıyor ve bu da bakterilere sorun çıkarmaları için daha fazla fırsat tanıyor,” diyor.
Beslenme alışkanlıklarınız da nefesinizde iz bırakabilir ancak bu etki genellikle geçicidir. Kahve, alkol, sarımsak ve soğan en bilinen suçlular arasında. Ancak kötü koku devam ediyorsa diş eti hastalığı veya tedavi edilmemiş bir diş enfeksiyonu gibi daha ciddi bir soruna işaret edebilir. Fischgrund bu konuda uyarırken Glosman da bademcik taşları, sinüs sorunları ve asit reflüsünün ağız kokusuna neden olabileceğini, ancak bunların daha az yaygın olduğunu ekliyor.
Öncelikle temel alışkanlıkları oturtun: Dişlerinizi günde iki kez fırçalayın, geceleri diş ipi kullanın ve gün boyunca yeterince su için. Diş fırçanızı veya elektrikli diş fırçanızın başlığını üç ila dört ayda bir, kılları yıpranmaya başladıysa daha erken değiştirin. Üstelik diş aralarını temizlemek için gelişmiş cihazlara ihtiyacınız yok. Geleneksel diş ipi, diş fırçanızın ulaşamadığı plakları ve yiyecek artıklarını temizlemek için yeterli.
Her iki uzmanın da rutininize eklemenizi önerdiği, fazla çaba gerektirmeyen bir diğer alışkanlık ise dil temizleyicisi kullanmak. Bu araç, özellikle dilinizin arka kısmında biriken kalıntıları uzaklaştırmak için tasarlanmış. Glosman, “Yalnızca dilinize mobilya zımparalıyormuş gibi davranmayın,” diye uyarıyor.
Gargara da yardımcı olabilir ancak yoğun nane ferahlığını uzun vadeli bir çözüm sanmayın. Fischgrund, “Gargara kötü kokuyu geçici olarak ortadan kaldırabilir ancak diş eti hastalığını iyileştiremez, enfeksiyonu tedavi edemez veya kronik ağız kuruluğunu gideremez,” diyor. Ürün seçerken de dikkatli olmanız gerekiyor. Dr. Glosman, özellikle ağız kuruluğuna yatkınsanız alkolsüz formülleri ve kokuyu yalnızca maskelemek yerine nötralize etmek için geliştirilmiş ürünleri tercih etmenizi öneriyor. Ağız spreyleri, sakızlar ve naneli şekerler gün içinde durumu kurtarmanıza yardımcı olabilir. Ancak Glosman'a göre bu, “Terli bir spor tişörtüne parfüm sıkmak gibi çünkü aslında hiçbir şeyi çözmüş olmuyorsunuz.”
Ağız bakım rutininizi iyileştirmenize rağmen kötü koku devam ediyorsa bir uzmana danışmanın zamanı gelmiş demektir. Kalıcı ağız kokusu, diş fırçalarken gözden kaçırdığınız bir bölgeden çok daha ciddi, altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebilir. Diş hekiminiz ağız içinden kaynaklanan yaygın nedenleri kontrol ederek uygun tedaviyi önerebilir. Ağız sağlığınızda herhangi bir sorun bulunmazsa belirtilerinize bağlı olarak bir aile hekimine veya kulak burun boğaz ya da gastroenteroloji uzmanına başvurmanız gerekebilir.
Naneli şekerler ve gargaralar hızlı çözümler sunsa da asıl amaç kötü kokuyu yalnızca maskelemek değil, ona neyin neden olduğunu bulmak.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.