Besin Piramidi Geri Döndü ve Her Zamankinden Daha “Etli”. Peki Bu İyi Bir Şey mi? Kelsey Niziolek; Getty images
Wellness

Besin Piramidi Geri Döndü ve Her Zamankinden Daha “Etli”. Peki Bu İyi Bir Şey mi?

Trump yönetiminin Amerikalılar için hazırladığı yeni, ters çevrilmiş beslenme rehberi hakkında bilmeniz gereken her şey.

Protein takıntılı, V şeklinde ve “etli” olan şey nedir? Elbette Trump yönetiminin, Amerikalılar için güncellenen beslenme rehberinin bir parçası olarak kısa süre önce tanıttığı yeni ve dikkat çekici biçimde ters çevrilmiş besin piramidi.

Yeni rehberlerin yayımlanmış olması aslında sürpriz değil. Her beş yılda bir güncelleniyorlar ve dolayısıyla bir değişiklik zaten bekleniyordu. Bu kez dikkat çeken nokta, devlet destekli önerilerin önceki güncellemelerde alışık olduğumuz küçük rötuşların çok ötesine geçmesi. İlave şekerin sınırlandırılması ve aşırı işlenmiş gıdalardan kaçınılması gibi bazı değişiklikler memnuniyet verici. Ancak diğer bazı maddeler, uzun süredir kabul gören bilimsel araştırmalarla açıkça çelişiyor ve beslenme uzmanlarını düşündürüyor.

Bu rehberler sizin için ne anlama geliyor?

Öncelikle şunu netleştirmek gerekiyor: Bu yeni rehberler büyük ihtimalle günlük hayatınızı çok fazla etkilemeyecek, hatta belki hiç etkilemeyecek. Kimse elinizden Crunchwrap Supreme’i almaya gelmiyor. GW Milken Institute Halk Sağlığı Okulu’nda Egzersiz ve Beslenme Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Dr. Gabby Headrick’e göre, “Beslenme rehberleri, ortalama sağlıklı bir Amerikalı için sağlıklı bir beslenme düzeninin nasıl görünmesi gerektiğini tanımlamak için var.”

Bununla birlikte, bu güncellenmiş rehberlerin dolaylı ama önemli etkileri var ve devlet programlarına bağımlı birçok insanı doğrudan ilgilendiriyor. UCLA Health’te kıdemli klinik diyetisyen olan Dr. Dana Ellis Hunnes’a göre, “Okul beslenme programlarını, SNAP gibi beslenme yardımlarını ve tarım bütçelerinde paranın nereye harcanacağını bu rehberler belirliyor. Genel olarak amaç Amerikalıların daha sağlıklı beslenmesini sağlamak, fakat çoğu insan oturup bu rehberleri baştan sona okumuyor.”

Yine de bu rehberler resmi bir referans kaynağı olduğu için, uzmanların yardımıyla en önemli değişiklikleri özetlemek faydalı.

Evet, piramit hala kafa karıştırıcı

Besin piramidi hakkında uzun süredir bir şey duymamanızın nedeni, bildiğimiz klasik piramidin on yıldan uzun süre önce rafa kaldırılmış olması. Dr. Headrick, “Piramide baktığınızda anlaması gerçekten çok zor,” diyor. Bu karmaşık görsel, 2010 yılında her öğünde ne kadar protein, tahıl, meyve ve sebze tüketilmesi gerektiğini açıkça gösteren tabak görseliyle değiştirilmişti.

Yeni rehberlerde besin piramidi tüm belirsizliğiyle geri dönüyor, üstelik bu kez ters çevrilmiş halde. Protein ve süt ürünleri geniş üst bölümde yer alıyor. Tahıllar ise en dar kısımda, en altta. Takip edebiliyor musunuz? Çoğumuz zorlanıyoruz. USDA bu konuda alışılmışın tamamen dışına çıkmış durumda.

Nedense protein iki katına çıkarılıyor

Amerikalıların eksik aldığı birçok besin ögesi var, lif ve D vitamini bunların başında geliyor. Protein ise bunlardan biri değil. Buna rağmen yeni rehberler, günlük protein alımının kilogram başına 0,8 gramdan 1,6 grama çıkarılmasını, yani kelimenin tam anlamıyla iki katına çıkarılmasını öneriyor. Dr. Hunnes, “Bunu gördüğümde gerçekten şaşırdım,” diyor. “Amerika’da yaşayan neredeyse herkes yeterli proteini zaten alıyor.”

Kas yapmak ya da bir sakatlıktan toparlanmak gibi özel durumlarda protein artırımı mantıklı olabilir. Ancak bu rehberlerin tüm nüfus için temel bir referans olması gerekiyor.

Dr. Hunnes’a göre burada bir çıkar çatışması da söz konusu. “Bu rehberler bir yandan sağlıklı beslenmeyi teşvik etmeyi amaçlıyor, diğer yandan USDA tarım politikalarını ve üreticileri destekliyor. Hayvancılığı destekleyen yasalar varsa, insanlara daha fazla et yemelerini önermeleri şaşırtıcı değil. Ama bu gerçekten sağlık açısından daha iyi mi? Bence hayır.”

Süt ürünlerinde tam yağlı dönemi

Yeni rehberler, günde üç porsiyon süt ürünü tüketilmesini ve özellikle tam yağlı seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Süt ürünleri protein, vitamin, mineral ve hatta probiyotik açısından değerli olabilir. Ancak bazı uzmanlar bu önerinin yanlış yönlendirici olduğunu düşünüyor. Dr. Headrick, “Süt ürünlerindeki doymuş yağın, yağlı etlerdeki doymuş yağdan farklı olabileceğine dair bazı veriler var, ancak bu kanıtlar henüz netleşmiş değil,” diyor. “Beslenme rehberleri, en güçlü bilimsel kanıtlara dayanmalı. Eğer daha fazla araştırma gerekiyorsa, bu araştırmalar yapılmadan topluma yönelik bir öneri sunulmamalı.”

Ayrıca rehberler, tam yağlı süt ürünlerine ağırlık vermenin kilo kontrolü açısından kalori dengesini nasıl bozabileceğini ya da günlük doymuş yağ alımını önerilen yüzde 10 sınırının üzerine nasıl çıkarabileceğini de açıklamıyor. Dr. Hunnes, “Bu da insanın aklında soru işareti bırakıyor,” diyor.

Doymuş yağı biraz temkinle ele alın

Bu güncellemede değişmeyen nadir noktalardan biri, doymuş yağ için günlük sınırın toplam kalorinin yüzde 10’u olarak kalması. Bu aslında iyi bir öneri. Ancak aynı anda hem proteini iki katına çıkarmamız, hem de kırmızı et ve tam yağlı süt ürünlerini önceliklendirmemiz istenirken, bu sınırı korumak pek gerçekçi görünmüyor. Örneğin tek bir biftek porsiyonu bile bazı insanlar için günlük doymuş yağ sınırını aşmaya yetebilir.

Dr. Headrick, “Bu, tüketiciler için oldukça kafa karıştırıcı bir çelişki,” diyor. “Doymuş yağın kalp hastalığı riskini artırdığı bilimsel olarak net. Kalp hastalıkları da bu rehberlerle önlemeye çalıştığımız başlıca sorunlardan biri. Bu nedenle özellikle bu madde konusunda dikkatli olunmalı ve doymuş yağı düşük yağ kaynakları tercih edilmeli.”

Alkolü, ilave şekeri ve aşırı işlenmiş gıdaları azaltın

Bunlar tartışmasız olumlu öneriler. Alkol beslenme açısından pek bir fayda sağlamıyor. İlave şeker ve aşırı işlenmiş gıdalar konusunda da uzmanlar uzun süredir uyarıyor.

Ancak alkolle ilgili yeni rehber, önceki “günde bir ya da iki içki” sınırını kaldırarak sadece “daha az için” demekle yetiniyor. Bu da pek yol gösterici sayılmaz. Dr. Hunnes, “Günde beş içki içen biri, ‘daha az’ denince dört içkiye düşebilir,” diye uyarıyor.

Benzer şekilde, işlenmiş gıdalar yerine tam ve evde hazırlanmış yiyeceklerin tercih edilmesi iyi bir niyet göstergesi. Ancak rehberler bu gıdaların nasıl tanımlanacağı konusunda net bir çerçeve sunmuyor. Üstelik her gün işlenmiş gıdalardan tamamen kaçınmak, birçok Amerikalı için ekonomik olarak mümkün değil. Yine de imkân dâhilinde ilave şeker ve aşırı işlenmiş gıdaları sınırlamak değerli bir hedef. Umarız bu öneriler, gerçekten uygulanabilir hale gelmelerini sağlayacak politikalarla desteklenir.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası