Kelsey Niziolek; Getty Images
Kapıdan çıkmadan önce fazla parfüm sıktığınız o talihsiz anı yaşadıysanız, bunun geri dönüşü olmayan bir hata olduğunu bilirsiniz. Sonrasında yapabileceğiniz tek şey, birkaç saat boyunca bunun sonuçlarına katlanmaktır. Neyse ki, acele ettiğiniz anlarda bile bunu tamamen önlemenin oldukça basit bir yolu var.
Parfüm uygulamak asla şansa bırakılacak bir şey olmamalı. Doğru teknik—aşağıda detaylıca açıklayacağımız gibi—hem etkili hem de neredeyse hatasızdır. Ancak dengeli bir koku (ve vermek istediğiniz etki) yalnızca uygulama şekliyle ilgili değildir. Hangi kokuyu seçtiğiniz de en az nasıl uyguladığınız kadar önemlidir. Konsantrasyon, koku profili ve hatta mevsim gibi faktörler de bu konuda rol oynar.
Size en uygun parfümü bulmaktan onu profesyonel gibi uygulamaya kadar, işte doğru yapmanın yolları.
“Cologne” kelimesini kullandığımızda aslında erkeklere yönelik tüm parfümleri kapsayan genel bir tüketici teriminden bahsediyoruz. Daha teknik olarak ise "Eau de Cologne", parfüm kategorilerinden sadece biridir ve konsantrasyon ile kalıcılık açısından en hafif olanlardan biridir.
Bir parfüm satın aldığınızda şişe üzerinde genellikle “Eau de Toilette” ya da “Parfum” gibi ifadeler görürsünüz. Bunlar, kokunun içerdiği esans yoğunluğunu belirtir. Konsantrasyon arttıkça fiyat genellikle yükselir, ancak aynı zamanda kokunun yayılımı (arkada bıraktığı iz ve etrafında oluşturduğu etki alanı) ve kalıcılığı da artar.
Bu, her zaman en yoğun olanı seçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Daha hafif ya da kısa süreli bir koku isteyebilirsiniz. Önemli olan, bu kategorileri hem satın alırken hem de uygularken iyi anlamaktır.
Eau Fraîche: En hafif konsantrasyon; yalnızca %1–3 oranında esans içerir. Bazı tıraş sonrası ürünler ve vücut spreyleri de bu gruba girer. Çok hızlı uçup gider.
Eau de Cologne: %3–5 konsantrasyon. Ürün sadece “kolonya” olarak etiketlenmişse genellikle bu aralıktadır.
Eau de Toilette: %5–8 konsantrasyon. Bir bakıma “standart” yoğunluk kabul edilir.
Eau de Parfum: %8–15 konsantrasyon. EDT’ye göre belirgin şekilde daha güçlüdür.
Parfum veya Extrait de Parfum: En yüksek konsantrasyon; %15–30 (bazı yoğun formüllerde %40’a kadar çıkabilir).
Ne kadar uygulamanız gerektiğini anlamak için kokunuzu tanımanız gerekir ve bunu da konsantrasyonunu anlayarak ölçebilirsiniz. Genellikle EDP veya extrait gibi yoğun kokularda fazla uygulamaya gerek yoktur; buna karşılık EDC veya EDT gibi daha hafif seçeneklerde, kokuyu tanıdıkça bir fıs daha eklemek gerekebilir.
Yıl boyunca tek bir imza koku bulmaya takılmak yerine, mevsimlere uyum sağlayabileceğiniz farklı notalar ve konsantrasyonlardan oluşan bir koleksiyon oluşturmanız önerilir. Koku geliştirme danışmanı Emilie Mascarell’e göre “Sıcaklık, özellikle de nem, kokuyu daha belirgin hâle getirirken, soğuk hava onu yumuşatır.”
Kışın dengeli gelen bir koku yazın ağır ve hatta bunaltıcı hissedebilir. Tersine, hafif kokular soğuk havada neredeyse tamamen kaybolabilir.
Sıcak aylarda turunçgil, aromatik veya mineralli notalara yönelmek daha uygundur. Mascarell, “Bu kokular sıcakta daha temiz ve zahmetsiz bir etki yaratır; ciltte hızlı yükselir ve rahatsız edici şekilde kalıcı olmaz,” diyor. Modern fougère kokular da bu kategoriye girer.
Hava soğudukça sedir ağacı, sandal ağacı, amber, tütsü ve duman gibi daha derin notalara geçebilirsiniz. “Bu kokular soğuk havada daha iyi ortaya çıkar; daha yavaş açılır ve baskın olmak yerine sarıcı bir etki yaratır,” diye ekliyor Mascarell.
Benzer şekilde, eau de toilette gibi daha hafif konsantrasyonlar yazın daha rahat kullanılırken, eau de parfum kışın daha iyi performans gösterir ve daha uzun süre kalıcı olur. Mascarell’e göre “Soğuk hava kokunun yayılımını da azaltır; bu yüzden yoğun kış parfümleri sadece bir tercih değil, aynı zamanda işlevsel olarak da daha iyi performans gösterir.” Kısaca: sıcak havada daha hafif ve ferah, soğuk havada daha derin ve yoğun kokular tercih edilmelidir.
Parfüm konsantrasyonu hakkında yukarıdaki bilgilerin yanı sıra, doğru ve etkili uygulama için şu üç noktaya dikkat edin:
Temiz cilde uygulayın: Her üründe olduğu gibi, en iyi sonucu almak için temiz bir cilt gerekir. Ter, yağ veya kir birikimi parfümün etkisini azaltabilir.
Nabız noktalarını hedefleyin: Bilekleriniz ve boynunuz gibi kan dolaşımının hissedildiği bölgelere uygulayın. Bu bölgeler vücudun en sıcak noktalarıdır ve kokunun en iyi şekilde yayılmasını sağlar.
Yaklaşık 15 cm mesafeden sıkın: Bu mesafe, kokuyu hedef bölgeye doğru şekilde uygulamanızı sağlar. Ne fazla yoğun olur ne de dağılır.
Bir fısla başlayın: Bileklerinize sıkın ve ardından boynunuza uygulayın. Birkaç denemeden sonra yetersiz gelirse ikinci bir fıs ekleyebilirsiniz.
Kendi kokunuzu objektif şekilde değerlendirmek zordur. Bu yüzden partnerinize ya da bir arkadaşınıza sorun: “Parfümüm şu an nasıl kokuyor?”
Tüm parfümler sprey formunda değildir. Bazıları balm benzeri katı formdadır ve cilde bakım ürünü gibi uygulanır.
Bu tür parfümlerde de yine nabız noktalarını hedefleyin. Her bilek ve boyun için küçük bir miktarla başlayın, ardından yayılımını ve kalıcılığını gözlemleyin. Gerekirse miktarı buna göre ayarlayın.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.