House of the Dragon. HBO
House of the Dragonve Game of Thrones'ta yaşanan olayların gerçek savaşlardan ve tarihî figürlerden esinlendiği artık bir sır değil. Elbette tüm bunlara bolca fantezi ve ejderha da eklenmiş durumda.
George R. R. Martin; kraliyet ailelerinden, silahlı çatışmalardan, tarihe damga vurmuş kral ve kraliçelerden, ayrıca kimi zaman kanlı, şiddet dolu ve karanlık kararlarıyla öne çıkan soylulardan ilham aldı. Üstelik bu gerçek olayların bazıları, dizide gördüklerimizden bile daha sarsıcı; çünkü gerçek hayat çoğu zaman kurmacadan daha çarpıcıdır.
Örneğin Rhaenyra Targaryen, İngiltere İmparatoriçesi Matilda'dan ilham alırken; Alicent Hightower ise çocuklarını korumak ve hanedanlarının gücünü güvence altına almak adına mücadele eden Catherine de' Medici ve Margaret of Anjou gibi tarihî kadın figürlerden esinleniyor.
Elbette House of the Dragon'da tamamen kurgu olan karakterler de var. Ancak dizinin temel karakterlerinin büyük bölümü gerçek kişilerden ilham alınarak yaratıldı. Bunlardan biri de Daemon Targaryen. Karakter, Britanya soylularından iki tarihî figürün birleşiminden oluşuyor.
House of the Dragon'da Daemon Targaryen, I. Viserys'in küçük kardeşi ve bir dönem kendi yeğeni Rhaenyra'nın tahtını gasp etmeye kararlı görünen kişidir. Ancak daha sonra fikrini değiştirir, Rhaenyra ile evlenir ve onun en önemli müttefiki ile en güçlü savunucusuna dönüşür.
Öngörülemez, fevri ve patlayıcı bir karakter olsa da, istediğinde son derece sadıktır. Aynı zamanda hedeflerine ulaşmak uğruna her şeyini ortaya koymaya hazır, son derece yetenekli bir savaşçıdır.
Matt Smith'in hayat verdiği Daemon karakteri, gerçekten yaşamış iki tarihî kişinin birleşimidir. Bu iki isim aynı zamanda Rhaenyra Targaryen'e ilham veren gerçek kraliçeyle de bağlantılıdır. Tarih boyunca aile içi ihanetler, öldürülen prensler, şiddete başvurmak zorunda kalan kraliçeler ve yıkıcı savaşlar yaşandı; bunlar yalnızca Targaryen Hanedanı'na özgü olaylar değildir.
Bazı kaynaklara göre Daemon karakteri, Gloucester Kontu Robert ile Geoffrey Plantagenet adlı tarihî figürün birleşiminden esinlenmiştir.
Robert, Kral I. Henry'nin gayrimeşru çocukları arasında en büyük olanıydı. (I. Henry'nin meşru bir oğlu da vardı, ancak babasından önce boğularak hayatını kaybetmişti.) Bu nedenle Robert, tahta geçme ihtimali en güçlü adaylardan biri hâline geldi. Ancak gayrimeşru çocukların taç üzerinde hak sahibi sayılmaması nedeniyle bu ihtimal reddedildi. Bunun üzerine Robert, kendi taht iddiasını öne sürmek yerine, I. Henry'nin meşru kızı ve üvey kız kardeşi Matilda'yı desteklemeyi tercih etti.
Üstelik tacı ele geçirmek isteyen rakiplerine karşı Matilda'nın en önemli destekçisi oldu. I. Henry'nin ölümünün ardından Matilda'nın kuzeni Stephen of Blois'in tahtı ele geçirme girişimiyle başlayan ve The Anarchy olarak bilinen, 18 yıl süren iç savaş sırasında Matilda'nın ordularına komuta etti. Daha sonra da Matilda'nın oğlu II. Henry'yi koruyup destekleyerek annesinden sonra tahta çıkmasını sağladı. Tıpkı Rhaenyra örneğinde olduğu gibi, Britanyalı soyluların önemli bir bölümü bir kadının tahta çıkmasını kabul etmiyor ve bu nedenle Stephen'ı destekliyordu.
Geoffrey Plantagenet ise Matilda'nın eşiydi. Matilda, Kutsal Roma İmparatoru V. Henry ile evlendiği için "imparatoriçe" unvanını taşıyordu. Geoffrey, Matilda'dan olan ve henüz savaşacak ya da hüküm sürecek yaşta olmayan çocuklarını korumakla ilgilendi. O ve Matilda birlikte Plantagenet Hanedanı'nı kurdu. Bu hanedan, İngiltere'yi 300 yıldan uzun süre yönetti ve daha sonra York ile Lancaster hanedanları da bu soydan doğdu.
Sonunda Matilda, birçok kez yakalanma ve öldürülme girişiminden kurtulduktan sonra, ordusuyla birlikte Stephen'ı esir aldı ve İngiltere'de hüküm süren ilk kadın oldu. Ancak çıkan bir isyan nedeniyle hiçbir zaman resmen taç giyemedi. Buna rağmen verdiği mücadele, oğlu II. Henry'nin ilerleyen yıllarda tahta çıkmasının önünü açtı.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ MÉXICO Y LATINOAMÉRICA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.