Dilara Gönder ile kısa kısa

Aklınıza bile gelmeyecek tehlikeler, en ağır mesailer, zorlu görevler, kısacası en zor işlerin kadını Dilara Gönder, GQ.com.tr'ye konuştu.

20 Haziran 2013

Dilara Gönder ile kısa kısa

Televizyon dünyasının yükselen isimlerinden birisin. Böyle “beklenmedik” bir kariyer planın var mıydı?

Öncelikle böyle düşündüğünüz için çok teşekkür ederim. Açıkçası spor spikerliğinden böyle bir yola girmeyi hayatımdaki bazı değişimlerden ve bakış açımın farklı yöne kaymaya başlamasından sonra düşünmeye başlamıştım. Proje arayışlarındaydım. Çeşitli televizyon formatları üzerinde çalışıyordum. Yöneticilerimden Zor İşler projesi gelince aradığıma çok uygun olduğunu düşündüm ve hemen kabul ettim. Kendi yükselişimi merkeze almadığımı da söylemem gerekir. Bu programda, anlayışımı yükseltmek hedefim oldu.

Zor İşler’de bataklıklara daldın, deri tabakladın, tank kullandın... Seni en çok zorlayan hangisiydi?

Kurbağa avlama da çok zordu, tank içinde atış gerçekleştirmek de... Kanalizasyon işinin de ayrı bir zorluğu vardı. Sanırım hepsinin zorlukları programımızın adından da anlaşılacağı üzere ayrı. Fakat tank bölümümüzde yaşadığım korkuyu hiç unutamayacağım. Elim silaha bile uzanamazken böyle bir patlamaya şahit olmak görüntülerden de anlaşılacağı üzere beni fazlasıyla titretti.

Denediklerin arasında hangi iş en zevkliydi? Asla yapmayacağım dediğin bir meslek var mı?

Çiftlik hayatı zevkliydi. Hem doğada hem de hayvanlarla iletişimde olmak... O bölümümüzde diğerlerine oranla daha fazla zevk aldım. Gerçi mağaraya tırmanışımız vardı, her ne kadar zorlu olsa da vardıktan sonraki bölümde yarasalarla mağaranın içinde olmak çok keyifliydi. Asla yapamayacağım demek büyük laf ama tank bana göre değilmiş bunu anladım.

Bugüne dek kendini birçok tehlikeye attın. Ölümle burun burna geldiğini hiç hissettin mi?

Atış esnasında öyle bir korkum oldu. Aslında tehlikeli işler yaptığımız akıldan geçmiyor değil ama hemen savuşturuyorsun o düşünceyi. Ama atış yaparken ya içeride patlarsa diye de kendimi çok gerdim.


Kendine meydan okumayı ve zoru başarmayı seviyorsun. Başarı için motivasyon kaynağın ne?

En büyük motivasyon kaynağım insanların hayatlarını bu işleri yaparak kazanması, yani başkalarının yapabilmesi diyebilirim.Hepimizin farklı yetenekleri olsa da başkalarının dayanma gücü bana bir ışık tutuyor.

Yaptığın işleri çok erkeksi bulanlar var; sen ne düşünüyorsun? Ya erkeklerle aran nasıl?

Cinsiyetsiz bir bakış açım olduğunu söyleyebilirim. Tabii kas gücü gerektiren işlerde bu durum değişebiliyor. Ancak spor spikeriyken de Zor İşler'de de yaptığım şeyi erkek ya da kadın olarak hiç ayırmadım. Erkeklerle aram iyidir, iyi anlaşırım.

Bu kadar maceranın üzerine rahatlamak için neler yapıyorsun?

Çok kitap okuyorum ve müzik dinliyorum. Arada gitar çalmaya çalışıyorum. Genelde evde vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Tiyatroya gitmeyi de çok severim. Dingin bir hayatım var. Kendi rutinimde rahatlıyorum.

Gelecekte seni nerelerde görebiliriz? Planların ve hayallerin neler?

Daha fazla anlamaya ve anlatmaya dayalı işlerde görebiliriz. Şu anda girdiğim yolun çok başındayım. Zaman içerisinde edineceklerim ve kafamda şekillenecekler beni taşımaya devam edecektir. Ama hayalim televizyonun sadece bir eğlence aracı olarak değil aynı zamanda da hayatın farklı alanlarını yansıtma amacı güden bir araç olarak kullanabilmek diyebilirim.