Erkek Giyim Meraklıları Gömlek Yakalarını Neden Hep Dışarıda Bırakıyor? Vogue Runway; Kolaj: Eva Baron
Stil

Erkek Giyim Meraklıları Gömlek Yakalarını Neden Hep Dışarıda Bırakıyor?

Bir zamanlar blog dünyasının niş stil kodlarından biri olan bu detay, şimdi yılın belirleyici stil alışkanlığına dönüşmüş olabilir.

Auralee'nin geçtiğimiz haziran ayında düzenlenen erkek giyim defilesinde yakalar başroldeydi. Üstelik blazerların, ceketlerin, kazakların, trençkotların ve Japon markanın podyuma çıkardığı neredeyse diğer tüm katmanların da üzerindeydiler.

Tasarımcı Ryota Iwai'nin Paris'te sergilediği 40'ı aşkın görünümün 17'sinde, yani üçte birinden fazlasında, yakaları aşağı dışında neredeyse her yöne bakan gömlekler vardı. Çoğu zaman yakanın bir ucu, dikkat çekecek şekilde en dıştaki katmanın üzerine kıvrılmıştı.

Bu dışarı taşan yakaları bir kez fark etmeye başladığımda, artık onları görmezden gelmek imkânsızdı. Geçtiğimiz kış Simone Bellotti'nin Jil Sander için hazırladığı ikinci koleksiyonda o kadar çok örnek vardı ki dizüstü bilgisayarımın ekranında, beyaz gömleğinin yakasının bir ucu zarif gri üç düğmeli takım elbisesinin üzerine özenle kıvrılmış beşinci model belirdikten sonra saymayı bıraktım. Birkaç ay sonra Michael Rider'ın Celine'deki ilk erkek giyim koleksiyonu, yarı içeri sokulmuş yakalarıyla birlikte Bellotti'nin bıraktığı yerden devam etti.

placeholder
placeholder

Aimé Leon Dore İlkbahar/Yaz 2026

Üstelik bu koleksiyonlar hiç de istisna değildi. Geçtiğimiz yıl boyunca podyumlarda, aklınıza gelebilecek hemen her katmanın üzerinden muzipçe dışarı uzanan yakalar her yerdeydi: tüylü V yaka kazaklar ve uçuşan mac kabanlar; salaş, geniş yakalı yelekler ve benekli blazerlar; hafif çizgili tişörtler ve hareketli Harrington ceketler.

Dışarı taşan yaka, uzun zamandır forumlarda dolaşan belirli bir tür erkek giyim meraklısının başvurduğu stil numaralarından biri. (“Sprezzatura”yı Google'layabilirsiniz ya da kendinizi bu zahmetten kurtarıp bu konuda bana güvenebilirsiniz.) Ancak bugünlerde bu numara artık yalnızca el dikişi detaylarına kafayı takan erkeklerin, hatta kendilerine özgü styling anlayışlarıyla övgü toplayan bağımsız moda haftası gözdesi markaların tekelinde değil.

Connor Storrie'nin yakın tarihli Saint Laurent kampanyasına bakın. Kampanyadaki videolardan birinde Heated Rivalry yıldızı omuzlarından yukarısı kadraja alınmış halde, yakası yer çekimine meydan okurcasına yukarı doğru kalkmış bir gömlekle Milli Vanilli eşliğinde ritim tutuyor. Aynı çekimden karelerde ise Storrie, pazılarını saran bisiklet yaka bir kazak ve maskülen bir deri ceket giyiyor; çizgili düğmeli gömleğinin yakası ise sanki az önce sertçe cama çarptırılmış gibi yana kaymış durumda.

Bunlar Bruce Weber döneminin Abercrombie & Fitch kataloglarındaki gösterişli, kibirli biçimde kaldırılmış yakalar değil. Daha bilinçli bir yapaylık söz konusu; umursamaz, “Aa, bu eski şey mi?” havasını aktarmaya çalışan, göz kırpan bir stil göstergesi. (Çekiciliğini anlayabiliyorum. Bu 1.200 dolarlık Phoebe Philo gömleğinin yarı kalkık, yarı inik halde kalacak şekilde kesilmiş yakası o kadar zekice ki neredeyse fiyatını affettiriyor.)

Peki kendi bildiğini okuyan bu yakalar, bugün giyinmenin geldiği nokta hakkında bize tam olarak ne söylüyor? Bir tahminde bulunmam gerekirse, bunun internette fazlasıyla vakit geçiren moda kitlesinin boynuna asılmış o değişmez yükle, yani sefil ve bitmek bilmeyen “kişisel stil” arayışıyla yakından ilgisi var. Bellotti ve Rider gibi tasarımcıların ima ettiği üzere, bir görünüm hafifçe “yanlış” olmadığı sürece tam anlamıyla doğru görünmüyor; ister dışarıda bırakılmış bir yaka ucu olsun ister rüzgârda savrulmaya bırakılmış bir gömlek kolu. Bu fikirlerin podyumda ifade bulmasına yardımcı olan, bir zamanların isimsiz stilistlerinin bugün başlı başına birer süperstara dönüşmesi de tesadüf değil.

placeholder
placeholder

‍A.Presse spring-summer 2026

Dışarı taşan yakayı geri dönülmez biçimde yapmacık ilan etmek fazla acımasız; onu 2026'nın Ralph Tuck'a cevabı olarak tanımlamak ise biraz fazla iddialı olur. Ancak tuhaf biçimde her yerde karşımıza çıkması, internetin trendleri tek tipleştirdiği çağın temel çelişkilerinden birine işaret ediyor: Herkes kendine özgü havasını göstermek için aynı birkaç styling numarasına başvuruyorsa, stilleri gerçekte ne kadar kişisel olabilir?

Geçen hafta işe yetişmek için acele ederken park halindeki bir arabanın camındaki yansımama gözüm takıldı. Gömleğimin yakası rüzgârla giriştiği savaşı kaybediyordu ve bir ucu gelişigüzel takım elbisemin klapasının üzerine düşmüştü. Havalı görünüyordu. Doğru görünüyordu. Yakayı alıp olması gereken yere geri soktum.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası