GQ / Getty images
Yazdan sonbahara geçiş biraz sert olabilir. Açık havada içilen biralar artık biraz daha üşütmeye başlar. Sabahlar giderek karanlıklaşır. Hafta sonlarıysa nedense gittikçe daha kısa gelmeye başlar. Ama yeni sezonun beraberinde getirdiği küçük bir teselli var: nihayet yeniden ceket mevsimi.
Geçtiğimiz ocak ayında düzenlenen erkek giyim defilelerinde, önümüzdeki sekiz ayın alışveriş listesini şimdiden düşünmemize neden olan pek çok dış giyim parçası vardı. Hatta bu sezon dış giyim adeta defilelerin yıldızıydı. Eğlenceli renkler, triko ve dış giyimi buluşturan hibrit parçalar ve uzun zamandır özlediğimiz bazı desenlerin geri dönüşü dikkat çekti. Aşağıda, hak ettiğiniz alışverişi yaparken aklınızın bir köşesinde tutmanız gereken sonbahar ceketi trendlerini sıraladık. Sonuçta bu sezonu başka nasıl atlatacaksınız?

Beyler, desenlerin biraz göz korkutucu olabileceğini biliyoruz. Hawaii gömlekli babaların bugüne kadar verdiği zarar bile bunu kanıtlamaya yeter. Ancak bazı desenler gardırobunuzdaki yerini gerçekten hak ediyor ve bu sezon podyumların her yerindeydiler. Belli ki bu sonbahar ekoseye bürünme zamanı.
Zegna’da camel tonlarında kazayağı desenli blazer’ların yanı sıra örgü ekose bomber ceketler vardı; hem şehirden kaçılan hafta sonlarına hem de şehir hayatına uyum sağlayabilecek parçalar. Ralph Lauren’da gri bir shacket, yani gömlek-ceket, yakası kaldırılıp manşetleri kıvrılarak şık bir şekilde kombinlenmişti. Dolce & Gabbana’nın tüylü bomber ceketi serin sonbahar sabahlarında kombini tamamlamak için harika bir seçenek olurken Paul Smith’in Harrington’ı andıran mavi tasarımı, ılık bir eylül gününde güneş batıp hava serinlemeye başladığında devreye giriyor. Podyum dışında Oliver Spencer’ın oldukça iyi bir yorumu, Aimé Leon Dore’un ise daha yağışlı günler için harika bir rüzgârlığı var.
Desen zaten kendi başına yeterince iddialı olduğu için üzerine daha fazlasını ekleyerek işi abartmayın. Altına hafif çizgili bir parça giymek işe yarayabilir ama düz renklerde kalmak daha güvenli. Bu, kendinizi nötr renklerle sınırlamanız gerektiği anlamına gelmiyor. Ekosenizdeki ana rengi belirleyin ve renk çarkında onun karşısında yer alan tonda bir üst tercih edin. Bu tonlar birbirini tamamlayacaktır. Kabul edin, sıradan bir beyaz üstten biraz daha ilginç, değil mi?

Erkek giyim dünyası son birkaç sezondur renklere biraz daha fazla kucak açıyor. Dolayısıyla podyumların kırmızıya boğulması pek de şaşırtıcı değildi. Ancak konu ceketlere geldiğinde tasarımcılar özellikle koyu ve meyvemsi bir tona odaklandı. Bu sezon kiraz topluyoruz. Daha doğrusu kiraz kırmızısı ceketleri.
Amiri deriyle nabızları hızlandırırken Jonathan Anderson, Dior’da havalı bir sihirbazın giyebileceği türden kısa, kruvaze bir model sundu. Sahne sanatçısı havası Dries Van Noten’da da devam etti; marka büyücü pelerinini andıran yün bir tasarım sergiledi. Louis Vuitton ise markanın monogramıyla kaplı rugan bomber ceketiyle trendi daha kolay giyilebilir bir alana taşıdı.
Başka yerlerde Drake’s, sağlam kadife yakayla tamamlanan pamuklu bir model sunarken Ranya’nın kanvas seçeneği streetwear’e biraz daha yakın duruyor. Hangisini tercih ederseniz edin, yanına başka iddialı renkler ekleyerek ceketin hakkını yemeyin. Kiraz kırmızısının öne çıkabilmesi için renk paletinizi büyük ölçüde nötr tutun; mavi denim bu kuralın istisnası olabilir.

Ne derler bilirsiniz: Yağmur yağınca bardaktan boşanırcasına yağar. Podyumlarda da şiddetli yağmurlara uygun o kadar çok ceket vardı ki artık yağmurlu bir günde kötü giyinmek için gerçekten bahaneniz yok.
Prada’nın yorumu fonksiyonellikle Britanya mirasını bir araya getiriyor; geleneksel trençkotların üzerine kapüşonlu ve yağmura hazır pançolar ekleniyordu. Louis Vuitton’da ise gözlerinizi biraz kısarak baktığınızda bereketli bir bahçeyi andıran soyut desenle tamamlanmış kutu formlu bir yağmurluk vardı. Hermès ve Lemaire ise tam tersine işleri sade tuttu. Hermès parkalarını bağcıklı kapüşonlarla tamamlarken Christophe Lemaire ve Sarah-Linh Tran orta uzunlukta, mumlu kumaş görünümüne sahip bir tasarım sundu.
Podyumlarda bu gardırop klasiğinin çok daha sıra dışı yorumları da vardı. Zaten tüm işi sizin yerinize onlar yapacak ve yapmalılar da; dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyorsa üzerinizde görünen neredeyse tek parça yağmurluğunuz olacak. Ancak maksimalizme henüz hazır değilseniz Neighborhood’ın siyah gabardin trençkotu iyi bir seçenek. Düğme patlarının altından belli belirsiz görünen ekose detayı da hoş bir dokunuş katıyor.

Tamamen suni kürkten yapılmış bir ceket sonbahar için fazla sıcak olabilir; tabii hava sıcaklıkları ciddi biçimde düşmezse. Ancak podyumlarda baştan aşağı kürke bürünmeden aynı etkiyi veren ve mevsime daha uygun pek çok model vardı.
Japon marka Auralee, iç kısmı kabarık suni kürkle kaplı bomber ceketler sunarken Giorgio Armani kısa, mor bir shearling ceket gösterdi. Lanvin, Dior ve Dolce & Gabbana ise trende daha ölçülü bir şekilde dahil olmak için kürk yakalı ceketleri tercih etti.
Baştan aşağı kürke bağlanmamak, bu trendi günlük gardırobunuza dahil etmeyi çok daha kolay hâle getiriyor. Özellikle Mr P’nin tamamen mavi yorumu, ofiste giyilip iş çıkışı doğrudan bara geçildiğinde de hiç sırıtmayacak türden. Kombinlemek de kolay. Ceketin nispeten şık havasını yün pantolon ve kaliteli bir tişört gibi yine nispeten şık parçalarla eşleştirmeniz yeterli; tişört elbette pantolonun içine sokulmuş olmalı.

Bu sezon triko ve dış giyim arasındaki sınırlar iyice bulanıklaştı. Podyumlarda sürekli aynı soruyu sorduran parçalar gördük: Bu bir kazak mı, yoksa ceket mi?
Aslında cevabın pek önemi yok. Zaten erkek giyiminde bu ikisinin birleşiminden oluşan ayrı bir kategori olmalı. Son birkaç yıldır dış giyim havası taşıyan örgü üstlerin sayısı giderek artıyordu ve görünen o ki trend bu sezon zirveye ulaştı.
Dries Van Noten’da pas renginde, düğmeli ve dik yakalı bir model podyuma çıktı. Sacai farklı ceket türlerini bir araya getirmesiyle tanınıyor ancak kalın örgü shacket modeli, bu kez daha sıcak tutan bir hibrite odaklandığını gösterdi. Auralee’de polar dokulu, sarı-yeşil tonlarında bir model görülürken Zegna’da seçenek oldukça fazlaydı. Favorilerimizden biri, geniş yakası ve deri düğümlerle “cool dede” stilini zahmetsizce yakalayan modeldi.
Bu trend, stil konusunda biraz eğlenmek için de iyi bir fırsat. Podyumdaki en iyi kazak-ceket görünümlerinden bazılarında yakadan görünen gömlekler, örgü dokusunun zaten yarattığı görsel ilgiyi bir adım daha ileri taşıyordu. Ancak bu parçalar hacimli olduğu için üst bedenin fazla kaba görünmesini istemezsiniz. Dengeyi sağlamak için altına fazla dikkat çekmeyen, klasik düz paçalı bir pantolon tercih edin.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.