Eylül Edito: Görünen Değil, Hissedilen Deneyim...
Dergi Konuları

Eylül Edito: Görünen Değil, Hissedilen Deneyim...

Bugün hem erkekliğin hem de lüksün kodları, sahip olduklarımızdan çok hissettiklerimiz üzerinden yeniden yazılıyor.

Bu sayıyı hazırlarken üç büyük araştırmayı yan yana okuduk: BCG ve Altagamma'nın Temmuz 2026 tarihli Gerçek Lüks Küresel Tüketici İçgörüleri (True-Luxury Global Consumer Insights) araştırması, GQ US'in Amerikan Erkeğinin Durumu (State of the American Male) çalışması ve McKinsey'nin Haziran 2026'da ABD ve Çin'de 2 binden fazla lüks tüketicisiyle gerçekleştirdiği Lüksün Durumu (State of Luxury) araştırması. Dergimizin sayfalarında fark edeceğiniz üzere farklı veriler aynı değişimi anlatıyor: Statünün yerini anlam, gösterişin yerini bağ, kusursuzluğun yerini sahicilik alıyor.

GQ için bu yolculuk yeni değil. 2019'da Pharrell Williams kapağıyla görünür hale gelen Yeni Maskülenlik (New Masculinity) yaklaşımı, 2026'da Küresel Editöryal Direktör Adam Baidawi ile yeni sorular ve perspektiflerle yoluna devam ediyor. Milano ve Paris Erkek Moda Haftaları'nda gördüğümüz dünyada da aynı dönüşüm yaşanıyor. Jonathan Anderson'ın röportajında verdiği yanıtlarda hissedildiği gibi yeni moda dili ve yeni maskülenlik geçmişi silerek değil, onun kodlarını özgürleştirerek kuruluyor. Güç kaybolmuyor, zırh hafifliyor.

Network'ün yeni marka yüzü, kapak yıldızımız Paul Anthony Kelly'nin çekim hikayesinde ve GQ Türkiye için özel röportajında yeni centilmenliğin kodları okunuyor. Bu centilmenlerin içinde hayat, emek, mizah, zarafet, sadakat, şıklık ve gerçek bir insan var.

Biz GQ Türkiye'de bu yeni alanı Duygusal Maskülenlik (Emotional Masculinity) ve Duygusal Lüks (Emotional Luxury) kavramlarıyla tanımladık. İlki gücü duygusal cesaret, öz farkındalık ve empatiyle yeniden okuyor. İkincisi lüksü gösterişten anlama, tüketimden deneyime, mevcudiyetten varoluşa taşıyor.

London School of Trends'te sürdürdüğüm Lüks Marka Yönetimi müfredatında da lüksün tarihsel olarak statü ve sosyal tabakalaşmayla kurduğu ilişkinin yanına bugün yeni bir boyut ekleniyor: Çok Duyulu Lüks (Multi-Sensory Luxury). Görmenin ötesine geçen; dokunmayı, kokuyu, sesi, tadı, mekanı ve en önemlisi duyguyu deneyimin parçası haline getiren, kapsayıcı ve herkese ulaşan yeni bir yaklaşım.

Sürpriz şekilde Bernard Arnault'nun Le Monde'un kapsamlı portresine mizahi bir "merci" mektubuyla cevap vermesi bile lüks dünyasının değişen duygusal tonuna küçük bir işaret.

Yeni lüks, hayatı bütün duyularımızla yaşayabilmek.

Zihinsel, fiziksel, ruhsal ve duygusal dayanıklılığımızı yükselttiğimiz, daha çok hissettiğimiz, daha çok bağ kurduğumuz, çokça duygulandığımız harika bir sonbahar dileğiyle.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası