Kadınlardan Ne Öğrendim: Çağdaş Onur Öztürk

"Erkekler korkar, kadın kolay ayrılır. Kadınlara göre hayır belkidir, belki de evettir."

13 Mart 2016

Kadınlardan Ne Öğrendim: Çağdaş Onur Öztürk
HAYIR, BİR ÜST TEKNOLOJİ DEĞİLLER

Kadınları anlamıyorum, gibi bir durum yok. Bunun altmetni, anlıyorum ama işime gelmiyor! “Düz bir herifim, kadınlar bir üst teknoloji” demek en kolay kaçış yolu. Kaçmayın, gerek yok. 

ÖĞRENDİĞİM EN MÜHİM ŞEY

O kadınlık cilvesi denen şey seni savurur, bir kenara fırlatır, neye uğradığını şaşırırsın. O savrulma sonrası bir daha aynı tuzağa düşmemen gerektiğini öğreniyorsun. Uygulamaya dökemiyorsun, orası ayrı. Bir daha yapmayacağım, dememeyi öğrendim ben. Evet, her ilişkiden ders çıkarıyorsun. Evet, bir sonraki ilişkide yapmaman gerekenleri sıralıyorsun. Ama hiçbir zaman hesap kitap tutmuyor. Tıpkı, “Artık bu kadar kıskanç biri olmayacağım” dediğin zaman karşına seni kıskançlıktan çıldırtacak birinin çıkması gibi.

YA BAŞTAN KABULLENECEKSİN YA DA...

Karşında dünyanın en güzel kadını da olsa muhtemel bir ilişkinin yürüyüp yürümeyeceği ilk elektrikten anlaşılır. Bazı kadınlar sana göre olmayabilir. Her kadın seni sevmek zorunda değil, sen de her kadını sevmek zorunda değilsin. Sihirli kural, olduğu gibi kabul etmek. 

BAZEN GELENEKSELLİK İYİDİR

Kadın-erkek ilişkilerinde dozunda geleneksellikten şaşmamalı. Kadının evde yemek yapması, erkeğin de tamir işlerine yardımcı olması, her iki tarafa da iyi gelen bir süreç. İşten geldiğimde evde bir kadeh yorgunluk içkisi, yanında da atıştırmalık bir şeyler bulmak kadar mutlu edici bir şey olamaz. Tpkı bir Cem Yılmaz esprisi gibi, o da elinde kumandayla sana gelip tamir etmeni istediğinde, onu düzeltmeye bak. Kumanda deyip geçme, “Bozulduysa yenisini alırız” deme. İlişkilerin temel taşlarından biri de bu davranışlardır.

TWILIGHT’TAN ALINAN DERS

İlk Alacakaranlık filminin kadınlar tarafından bu kadar sevilmesinin nedeni şu: Oradaki adam maçodur, Kadir İnanır’dır. Yeri geldiğinde “Sen orada bekle” ya da “Arabadan çıkma” der, kızı kollar. Her kadının hayalindeki erkek tipidir bu. Her kadın sahiplenilmek ister çünkü.

BÜYÜTTÜĞÜN ŞEYİ TÜKETMEYİ DE BİL

Tutkunun peşinden gitmek lazım. Ve onu yeri geldiğinde tüketmeyi bilmek. Kafama esti, tam 14 yıl aradan sonra ilkokul aşkımı gittim, buldum. Buluştuk, eğlendik ama aramızda hiçbir şey olmadı. Onu görmem gerekiyormuş meğer. Bazen kafanda büyüttüğün şeyi bizzat görmen, yaşaman ve tüketmen gerekir.

DEĞİŞMEKTEN VE DEĞİŞMESİNDEN KORKMA

Şu hayatta kadınlardan öğrendiğim belki de en güzel şey değişmek, yenilenmek. Genelde kadınlar kendini çok çabuk değiştirir. Sevgilisinden ayrıldığı gibi yeni hayatını nasıl kuracağını, kendini nasıl var edeceğini çok iyi bilir. Kimi saçından, kimi üstündekinden başlar olaya. Bu yüzden kadın, erkekten daha kolay ayrılır. Erkek kendisinin de, kadının da değişiminden korkar. Acısını hafifletmek için “Şimdi bensiz ne yapacak?” diye düşünmeye başlar. Ne yapacak? Senden önce neyse onu 

HAYIR NEDİR, BELKİ NE DEMEKTİR?

Kadınlara göre hayır belkidir, belki de evettir. O yüzden ne kadar hayır, olmaz deseniz de olabileceği ihtimaline inanırlar. Belki dediğinizde de o işin kesin olacağı fikrine varır. Bu iki anahtar kelime, yerinde ve dozunda kullanılmalı.