The Sandman: Bir Rüyayı Uyarlamak

Sandman, başarılı İngiliz yazar Neil Gaiman’ın (en azından çizgi roman janrındaki) magnum opus’u diyebiliriz. Tabii bu cümle size bir şey ifade etmeyebilir. Biz de o nedenle serinin hayranları tarafından merakla beklenen ve 5 Ağustos’ta Netflix’te yayınlanmaya başlayacak Sandman dizisi için dizinin yaratıcı ve oyuncularıyla yaptığımız röportaj öncesi biraz bilgi verelim dedik.

04 Ağustos 2022

The Sandman: Bir Rüyayı Uyarlamak

Çizgi roman janrı geçtiğimiz on yıl içerisinde korkunç bir popülerliğe kavuştu. Bunun en büyük nedeni tabii ki başarılı sinema uyarlamalarıydı. Haliyle stüdyoların bu zengin dünyaya, daha da zenginleşmek umuduyla, derinlemesine dalması gecikmedi. 

Tabii çizgi roman yalnızca süper kahramanlar, süper kötüler ve süper güçlerden ibaret değil. O kadar süper olmayan hikayelere de sahip. Bunda da en önemli pay sahibi, 80lerin ortasıyla 90ların başı arasında kalan zaman diliminde, British Invasion diye bilinen, kimi İngiliz yazarların ABD çizgi roman piyasasını belirlemeye başladığı dönem diyebiliriz.  

Bu dönemde yayın evleri, yetişkinlere yönelik daha “ciddi” hikayelere yönelirken söz konusu yazarlar da janrın sınırlarını esnetmeye başlar. Matrix’e büyük ilham veren Invisibles’ın yazarı Grant Morrison, Watchmen ve V for Vendetta ile bildiğimiz Alan Moore ve pek tabii ki Sandman’in yazarı Neil Gaiman bu jenerasyona üyedir. 

Neil Gaiman aslında yabancı olduğunuz bir yazar değil. Karşınıza çıkmış olması kuvvetle muhtemel American Gods aynı isimli kitabından uyarlandı. Hala devam eden Good Omens da Terry Prachett’la yazdığı, aynı isme sahip romanından uyarlama. 

Gaiman’ın belirleyici özelliği masallara, mitlere, kollektif, bize birleştiren hikayelere olan ilgisi. Ve bu temaları sıklıkla kullanması. Sandman de bu mit toplama ve yeniden yorumlama merakının belki de en başarılı örneği. Bu durum, baktığımızda çizgi roman janrının doğal bir sonucu aslında. Çünkü, en azından ABD merkezli çizgi roman anlayışındaki, tüm o süper kahramanların da Yunan Pantheon’undan ve kimi diğer çok tanrılı dinin tanrı ve tanrıça seçkisinden bir farkı yok. İnsani kusurlara sahip ancak sıradan bir ölümlüden kat be kat güçlü, belli bir portfolyoya sahip figürler. 

Gaiman’ın kurduğu mit ise daha az kaba ve masalsı. Burada kahramanlarımız kötülerle yumruklarıyla değil, gerektiğinde aşık atışmasıyla “dövüşüyor.” Haliyle dikkat dövüşü kimin kazanacağından çok neden dövüşüldüğüne çekilebiliyor. Böylece de ister istemez daha yetişkin temalar sularına yelken açıyoruz. Tabii bunun eninde sonunda bir masal olduğunu unutmadan. 

the sandman

Sandman mitosunun en özgün ve belirgin unsurları ise Sonsuzlar (Endless). Bunlar bildiğimiz anlamda tanrı değiller. Hatta yeri geldi mi bunu üstüne basa basa belirtiyorlar. Tanrıların aksine insan inancıyla oluşmamış, başından beri olan ve hep olacak kavramlar. Ancak hâkim oldukları kavramın mutlak hakimleri. Bu kavramlar da Kader (Destiny), Ölüm (Death), Rüya (Dream/Morpheus), Yıkım (Destruction), Arzu (Desire), Keder (Despair) ve Hezeyan (Delirium). Tabii bunların yanı sıra hikâyede bildik çok tanrılı ve tek tanrılı unsurlar da yer alıyor. Örneğin bir Cehennem mevcut ve başında da yakından tanıdığımız Lucifer var. 

Hikâyenin ana karakteri, adından da anlayabileceğimiz üzere Sandman’in ta kendisi, Rüyaların Efendisi, Rüya ya da Morpheus. Başına gelen talihsiz bir esir düşme sonucu (“Nasıl yahu? Bir kavram nasıl esir düşer?”) başlayan macerası ile de yaratılan evrenin kurallarını öğrenirken, insan olmanın getirdiği kimi zamansız sorunlara da, kimi zaman ölümsüz bir varlığın bakış açısıyla, eğiliyoruz. 

Daha fazla kafa konfeksiyonu yapmadan başarılı fotoğrafçı Ali Kalyoncu’nun, dizinin yaratıcıları Neil Gaiman, Allan Heinberg (Sex and the City, The OC, Gilmore Girls, Grey’s Anatomy, Wonder Women, Young Avengers) ile dizinin oyuncuları Tom Sturridge (Dream), Jenna Coleman (Johanna Constantine), Gwendoline Christie (Lucifer), Kirby Howell-Baptiste (Death), Razane Jammal (Lyta Hall), Vivienne Acheampong (Lucienne) ve Vanesu Samunyai (Rose Walker) ile yaptığı röportaja geçiyoruz. 

“Hayaller gerçektir. Bakış açılarından, görüntülerden, anılardan, kötü kelime oyunlarından ve kayıp umutlardan oluşurlar”. 

The Sandman

 

the sandman 


Måneskin Hiç Deneyimleyemediğimiz Ama Her An Özlediğimiz Bir Çağa Bizi Nasıl Işınlıyor?

RÖPORTAJ | Måneskin Hiç Deneyimleyemediğimiz Ama Her An Özlediğimiz Bir Çağa Bizi Nasıl Işınlıyor?

Jake Gylenhaal: "Doğa Ana'ya Sürekli Hayranlık duyuyorum."

RÖPORTAJ | Jake Gylenhaal: "Doğa Ana'ya Sürekli Hayranlık duyuyorum."

Men of the Year 2021 Yenilikçilik Ödülü: Fatih Tutak

MOTY | Men of the Year 2021 Yenilikçilik Ödülü: Fatih Tutak

Men of the Year 2021 Yılın Girişimcisi: Oğuz Alper Öktem

MOTY | Men of the Year 2021 Yılın Girişimcisi: Oğuz Alper Öktem

Men of the Year 2021 Yılın Stil Sahibi: Dilan Gerede Erkaya

MOTY | Men of the Year 2021 Yılın Stil Sahibi: Dilan Gerede Erkaya

Men of the Year 2021 Yılın Yükselen Yıldızı: Onur Seyit Yaran

MOTY | Men of the Year 2021 Yılın Yükselen Yıldızı: Onur Seyit Yaran

Daha Fazla Göster