Trendler Artık Nereden Doğuyor? Fotoğraflar: Getty Images; Kolaj: GQ US
Stil

Trendler Artık Nereden Doğuyor?

Uzun zamandır kafamızın içinde bize “Alışverişe çıkma zamanı” diyen küçük bir ses var. Peki aşırı optimize edilmiş algoritmalar çağında artık konuşan kim?

Birkaç yıl önce, kendimi gerçekleştirme hevesine kapıldığım bir dönemde kulaklarımı deldirdim. Dövmem yok, saçımı bile hiç boyamadım. Bu yüzden kulaklarımı deldirme kararı hem heyecan verici hem de benim için alışılmadık bir şeydi. Bunu neden yaptığımı hala tam olarak anlamıyorum. Erkekler yüzyıllardır kulaklarını deldiriyor ama sanırım biz erkeklerin yaptığı pek çok şeyde olduğu gibi, özellikle de kıyafetler ve aksesuarlar söz konusu olduğunda, benim kararımın da küçük halka küpelerin moda olmasıyla bir ilgisi vardı. Trendler medeniyetin kendisi kadar eski ama TikTok ve yapay zeka destekli algoritmalar çağında hareket ettikleri hız hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Benzer şekilde, dünya nüfusunun önemli bir bölümü bir tür sosyal medya platformunda yer aldığı için bir trendin erişimi de hiç bu kadar geniş olmamıştı. Küçük halka küpelere karşı aniden ve açıklanamaz biçimde duyduğum isteğin de örneklediği bu değişimler birkaç soruyu beraberinde getiriyor: Trendler artık nereden doğuyor? Ve ne zaman ömürlerini tamamladıklarını nasıl anlıyoruz? Cevapları bulmak için trendleri incelemeyi meslek edinmiş insanlara başvurdum.

Trend tahmin şirketi WGSN’in kıdemli erkek giyim stratejisti Nick Paget, “Bu on yıla dönüp baktığımızda, 90’lar, 80’ler, 70’ler ya da 60’lar için eskiden söyleyebildiğimiz gibi, ‘Ah, her şey şu tarz, şu görünüm etrafında dönüyordu,’ demek giderek daha zor olacak,” diyor. Günümüzde sanki farklı dönemlere ait bütün trendler bir blender’a atılmış ve kimlikleri silinene kadar parçalanmış gibi. Yüksek moda tasarımcıları ve bu dergi gibi yayınlar da dahil olmak üzere modaya yön veren kurumsal aktörlerin söz hakkı hiç olmadığı kadar azalmış görünüyor. Tüketicilerin ne istediğini ve nereye yöneldiğini anlamak için WGSN’in kendi veri analiz yöntemleri var. Paget’e göre şirket, çeşitli algoritmaları takip etmek için TikTok metriklerini kullanıyor. Buna uygun biçimde “TikTok Dashboard” adını verdikleri platform sayesinde kullanıcıların neyle ilgilendiğine dair daha bütünlüklü bir görünüm elde ediyorlar. “Birinin yalnızca kendi hesabını kullanması halinde sahip olabileceği algoritma yanlılığını nötr hale getiriyoruz,” diye açıklıyor. Bu mekanizma sayesinde bir moda trendinin podyumda doğuşunu, ardından sosyal platformlarda dönüşmesini, büyümesini ve ölmesini etkili biçimde izleyebiliyorlar.

Örneğin skinny jean’lerin yakın zamandaki geri dönüşünü ele alalım. Paget bu noktaya nasıl geldiğimizi açıklarken oldukça geniş bir çerçeve çiziyor: “Jeopolitik atmosferden daha karanlık bir estetik ortaya çıktı,” diyor. “Ardından tasarımcıların skinny jean’lerden yeniden söz etmeye başlaması gibi bir şey oluyor ve biz de ‘Acaba Hedi Slimane’in o karanlık, grunge ama biraz da gösterişli rock yıldızı estetiği yeniden güncel olabilir mi?’ diye düşünmeye başlıyoruz.” Erkek giyimini yakından takip eden herkesin bildiği üzere ince silüetler ve bedene yapışan jean’ler, Slimane’in 2000’lerin başındaki Dior Homme dönemini tanımlıyordu. On yılın görünümünün şekillenmesine yardımcı olan Slimane’in punk estetiği, bugün TikTok’ta yükselişte olan indie sleaze geri dönüşünün temel referanslarından biri. Skinny jean’lerin geri gelişi aynı zamanda son beş yılın bol pantolon trendine verilmiş bir tepki. Slimane’in skinny jean’leri, on yılı aşkın süre boyunca ince kesim denimlerin geniş kitlelerce benimsenmesinin önünü açmıştı. Ancak uygulamanın algoritmalarının bugün trendleri ne kadar hızlı döndürdüğü düşünüldüğünde, ikinci gelişlerinde bu kadar uzun süre kalıcı olmaları pek olası görünmüyor.

United Talent Agency’nin pazarlama bölümü UTA Advisory’nin kıdemli başkan yardımcısı Ziad Ahmed, Z kuşağı kültürü ve internette trendlerin hareket etme hızı üzerine düşünerek epey zaman geçiriyor. Markalar ve içerik üreticileri, daha genç kitlelerle bağ kurmalarına yardımcı olması için Ahmed’i sık sık işe alıyor. Yakın zamandaki çalışmalarından biri, 85 yıllık moda markası Coach’a pop yıldızı Charli xcx ve aktivist Malala Yousafzai gibi isimlerin desteğiyle ivme kazandıran bir kampanyaydı. Ahmed, “Çoğu zaman ortaokul çağındaki kızların büyük bir tutkuyla tükettiği şeyler trend haline geliyor,” diyor. “Ve herkes onu öğrendiğinde artık o niş, trend belirleyici fenomen olma özelliğini kaybedebiliyor.” Ahmed birkaç yıl önce içerik üreticileri ve markalarla çalışmaya başladığından beri, ekosistemin kamusal figürler olarak influencer’ların lehine değiştiğini izledi. “Sosyal medya üzerinden gelir elde eden kritik büyüklükte bir genç kitle var ve algoritma sürekli değişiyor. Üstelik bu değişikliklerin ne olduğuna dair hiçbir görünürlüğümüz yok,” diyor. YouTube, Instagram ya da TikTok fark etmeksizin algoritmalar değiştiğinde, birinin akışında karşısına çıkan trendleri doğrudan şekillendiriyor ve içerik üreticilerini de etkiliyor. Ahmed’e göre algoritmanın mimarisi, herhangi bir gün ne gördüğümüz ya da neye sahip olmak istediğimiz konusunda muazzam bir söz hakkına sahip. Dolayısıyla influencer’ın görevi bu trendleri yorumlamak ve kullanıcılara bunları kendi hayatlarına nasıl uyarlayabilecekleri konusunda yol göstermek. Buna, bununla sınırlı olmamakla birlikte, ilgili ürünleri satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın almak da dahil.

Ancak algoritmanın görünmez eline rağmen, gerçek insanların hala bir trendin yaşam döngüsünü etkileyebileceğine inananlar var. Moda tarihi podcast’i Articles of Interest’in sunucusu Avery Trufelman, “Trendlerin değiştiğini içimizden anlıyoruz,” diyor. “Bence dolabınıza bakıp bir sürü kıyafetin karşısında durduğunuz halde ‘Giyecek hiçbir şeyim yok,’ dediğiniz o his. Bu sizin değiştiğiniz, zamanın değiştiği, kıyafete duyduğunuz ihtiyacın değiştiği anlamına geliyor. Trendlerin nasıl işlediğini öğrenirken benim için en önemli şey buydu. Ben de hep bunun medyadan ya da influencer’lardan yukarıdan gelen bir emir olduğunu düşünürdüm: ‘Bu artık demode. Herkes bunu atsın ve gidip yenisini alsın.’ Ama çoğu insan için böyle işlediğini sanmıyorum. Bence gerçekten kafanızın içindeki o küçük ses, ‘Alışverişe çıkma zamanı,’ diyor.”

Günümüzün birbirinden farklı, son derece spesifik ve kendi kendine referans veren trendlerinin, quiet luxury, gorpcore ya da JFK Jr. gibi giyinmek gibi, nereden doğduğunu belirlemek geçmiş on yılların trendlerine göre daha zor olabilir. Ancak Trufelman’ın farklı bir teorisi var. Bana, size bir fotoğraf gösterip hangi yıl çekildiğini tahmin etmenizi isteyen çevrimiçi oyun Chronophoto’dan söz ediyor. “İnsanları hangi döneme ait olduklarını anlamak için incelerken baktığınız şeyin büyük ölçüde kıyafetler olduğunu fark ediyorsunuz. Bana göre bu, ‘Modayla ilgilenmiyorum. Trendler umurumda değil,’ diyen herkese sunulabilecek en çürütülemez kanıt. Zaman sizi böyle işaretliyor. Kendimizi zamanın içinde böyle konumlandırıyoruz.” Sözlerini şöyle sürdürüyor: “Vintage’ın ilk büyük yükseliş dönemlerinden biri olan 1960’larda yayımlanan yeni trend rehberlerinden bazılarını okursanız, ‘Artık trend diye bir şey yok. Herkes başka dönemlerden kıyafetler giyiyor. Trendler bitti,’ dediklerini görürsünüz. Ama bugün bir fotoğrafa bakıp, ‘Evet, bu 60’lardan,’ diyebiliyoruz.”

Bugünkü fark ise trendlerin artık esas olarak tepede yer alan tasarımcılardan ve en alttaki asi gençlerden akmaması. Yapay zeka ve büyük teknoloji şirketlerinin kaprisleri de dahil olmak üzere birçok farklı yönden geliyorlar. Paget, “Moda dünyası eskiden neyin gelip neyin gideceğini çok daha kolay dikte edebiliyordu ve bunun kontrolünü bir ölçüde kaybetti,” diyor. “Yüksek moda evlerinin influencer’ları ve eğlence dünyasının yıldızlarını ya marka elçisi yapmak ya da defilelerin ön sırasına oturtmak, hatta bazen her ikisini birden yapmak için nasıl peşlerinden gitmek zorunda kaldığına bakın.” Bu anlamda, “bu markalarla dergiler arasındaki ilişki kökten değişti.” Küçük halka küpelerimi birkaç yıl taktıktan sonra artık onları tamamen çıkarmayı düşünmeye başlıyorum. Ama onlara duyduğum ilginin azalmasının, en başta onları istememe neden olan güçlerin ürünü olup olmadığını düşünmeden edemiyorum: Moda tasarımcıları, influencer’lar, geleneksel medya ve algoritmalar tarafından yönlendirilen, zamanın ruhundaki ince ama inkar edilemez bir değişim. Belki de onun yerine saçımı açtırırım.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası