British GQ
Şu sıralar İngiltere'de havada belirgin bir gerginlik var. Normalde bunun nedeni Victoria metro hattının bir iki dakika gecikmesi ya da Argos'ta ayaklı vantilatör kalmaması gibi gündelik meseleler olurdu. Ama bugün (bunu salı günü yazıyorum, gelecekte okuyanlar için söyleyeyim) sebep Dünya Kupası.
İngiltere, hem umutlu hem de gergin bir şekilde yarı finale yükseldi. Burada İspanya, Arjantin ve Fransa ile birlikteyiz. Ortam giderek daha da geriliyor. Maçlar zorlaşıyor. Altın rengiyle parlayan o yaramaz küçük kupa ise her geçen gün biraz daha yaklaşıyor. Acaba kupa eve geliyor mu? Yoksa eve dönen biz mi olacağız? (Siz bunu okurken cevabı zaten biliyor olacaksınız. Umarım bizim istediğimiz gibi sonuçlanmıştır.)
Ben de futbol taraftarı olarak üzerime düşeni yaptım. Küçük ülkelerin beraberlik için kıyasıya mücadele ettiği maçları izledim. Avustralya-Mısır maçının 90. dakikasında doğum günü pastasının mumlarını üfleyen birini yuhaladım. Sonuçta pubdasın dostum, her şeyin bir zamanı ve yeri var…Bellingham'ın Norveç'e uzatmalarda attığı golden sonra ise uyuyakaldım. Ama nezle olmuştum, bunu da söyleyeyim.
Eddie Keogh - The FA/Getty Images
Asıl demek istediğim şu: Futbol kısmı tamam, onu izledim. Ama benim özellikle dikkat ettiğim şey oyuncuların stili oldu. Bu turnuvada, belki de öncekilerin hiçbirinde olmadığı kadar, futbolcular tarzlarını ortaya koyuyor. Üstelik yolculuklarda takımın zorunlu eşofmanlarını giymek durumunda oldukları için, kendilerini en rahat ifade edebildikleri alan çantalar oluyor. Daha turnuvanın başlarında bunun adeta bir "Çanta Dünya Kupası" olacağını söylemiştik. Futbolcular da çoktan yalnızca küçük bakım çantaları taşıdıkları dönemi geride bıraktı. Eskiden herkes farklı markaların küçük toiletry çantalarıyla dolaşırken, şimdi işin en iddialı parçalarını taşıyorlar.
Murakami'nin kiraz çiçeği desenli modellerinden metalik gümüş renklere kadar uzanan Louis Vuitton Keepall çantalar oldukça popülerdi. Lamine Yamal ve Manu Koné gibi isimlerle birlikte Chanel ve Goyard da sıkça karşımıza çıktı. Bottega Veneta'nın intrecciato örgü deri tasarımı ise futbolcular arasında hala büyük ilgi görüyor. Ama tüm bu çantaların üzerinde, tartışmasız ve açık ara öne çıkan tek bir model vardı: Hermès Birkin.
Son zamanlarda Erling Haaland sayesinde Birkin hakkında epey şey duymuşsunuzdur. Sonuçta kendisinin oldukça etkileyici bir koleksiyonu var. (Sadece rakun koleksiyonu yaptığını sanmayın.) Ama işin gerçeği şu ki Birkin artık her yerde. Üstelik neredeyse her versiyonuyla.
İngiltere'den Declan Rice, dikkat çekici turkuaz tonunda devasa bir Haut à Courroies (HAC) 40 taşıyor. Fransa'dan Ousmane Dembélé ise çoğu zaman aynı anda iki çantayla görülüyor: Biri epey yıpranmış siyah bir HAC 40, diğeri ise taba renginde Multi-Pocket modeli. Bu modeli en basit haliyle, ön yüzüne birkaç küçük Birkin eklenmiş bir Birkin olarak düşünebilirsiniz.
Avusturya'dan David Alaba'nın da aynı modelin siyah rengi bulunuyor. İngiltere'den Anthony Gordon da aynı çantayı kullanıyor.
Bu arada Haaland'ın, David Hockney'den ilham alan iki farklı HAC Endless Road modeli var, toplamda ise sekiz Birkin'e sahip.
Fransa'dan Rayan Cherki ile İngiltere'den Ollie Watkins de 40 cm boyutunda Birkin kullanıyor. Cherki'ninki taba, Watkins'inki ise vizon renginde.
Futbolun iki büyük efsanesi Lionel Messi ile Cristiano Ronaldo'nun da Birkin çantaları var. Hollanda'dan Virgil van Dijk da bu isimler arasında yer alıyor.


Aurelien Meunier ve Gustavo Pagano/Getty Images
Belki de Birkin sahibi olmayan futbolcuları listelemek daha kolay olurdu. Ama düşününce, Hermès'in göz bebeği sayılan bu çantanın (ya da göz bebeği mi demeliyiz?) bu kadar popüler olması aslında şaşırtıcı değil. Futbolcular gösteriş yapmayı seviyor, Allah var. Ayrıca hem çok pahalı hem de ulaşması son derece zor olan bir çantadan daha büyük bir gösteriş sembolü düşünmek kolay değil. Birkin'in başlangıç fiyatı 10 bin sterlin. Üstelik bu fiyat, daha küçük olan 30 cm'lik model için geçerli.
İşin asıl ilginç yanı ise Birkin'i mağazaya girip raftan alabileceğiniz bir çanta olmaması. Bir Birkin satın alabilmek için Hermès'in kendine özgü, karmaşık ve oldukça özel satın alma sürecine dahil olmanız gerekiyor. Öncelikle mağazada belirli bir harcama yapmanız gerekiyor, ancak bundan sonra bekleme listesine adınızı yazdırabiliyorsunuz. Bu süreç resmi olarak açıklanmıyor, yani yazılı ve kesin bir kural değil. Fakat söylentilere göre, önce istediğiniz çantanın değeri kadar başka Hermès ürünleri satın almanız gerekiyor. 12 bin sterlinlik bir Birkin mi istiyorsunuz? O zaman önce yaklaşık 12 bin sterlin değerinde başka Hermès ürünlerine para harcamanız gerekiyor. Ardından satış danışmanınızla zaman içinde bir ilişki kuruyorsunuz. Ancak bundan sonra Birkin bekleme listesine girebiliyorsunuz.
MAX SLOVENCIK/Getty Images
Çoğu zaman hangi Birkin'i alacağınıza siz karar veremiyorsunuz. Size bir çanta teklif ediliyor ve onu kabul edip etmemek tamamen size kalıyor. Diyelim ki düz siyah bir model istiyorsunuz ama size limon yeşili timsah derisinden bir model önerildi. Böyle bir durumda ne yapabilirsiniz? Mbappé'nin de söyleyeceği gibi: "Mesela, hiçbir şey."
Elbette futbolcuların tüm bunlarla ilgilenen stil danışmanları var. Messi büyük ihtimalle mahallesindeki Hermès mağazasında satış danışmanını bekleyip durmuyordur. (Ya da belki bekliyordur. Sonuçta Miami'deki Hermès mağazası gerçekten görülmeye değer güzellikte.)
Yine de bu kadar çok futbolcunun aynı aksesuar etrafında toplanmış olması ilginç. Dünya Kupası kupası kadar arzulanan bir parça mı? Hayır. Ama belki de ona en çok yaklaşan ikinci şeydir.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.