Yorgos Lanthimos ve Emma Stone birlikte çalıştıklarında ortaya çıkan işler daima çarpıcı oluyor, Bugonia da bunun istisnası değil.
Yönetmen ve oyuncu daha önce The Favourite ve Poor Things gibi filmlerle; ruh sağlığı, kendini keşfetme, ego, insan deneyiminin dehşeti ve çok daha fazlasını ele almıştı. Bugonia’da ise komplo teorileri, uzaylı istilaları, kaçırılma ve işkenceyi merkeze alıyorlar.
Film ilk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yaptı, 6 dakikayı aşan ayakta alkış aldı ve Rotten Tomatoes’da %100 puana ulaşan olumlu eleştirilerle karşılandı (bu yıl Weapons ve The Vanishing Hour da aynı başarıyı yakalamıştı).
Bir Lanthimos filminden bekleneceği üzere Bugonia güçlü bir oyuncu kadrosuna, karanlıkla örülü bir hikâyeye, tuhaf durumlara ve her şeye sürreal bir dokunuş katan renkli bir görselliğe sahip. Ayrıca kurmaca olsa da gerçek dünyayla bağ kuruyor. Venedik’teki yorumlara göre Emma Stone bu filmde özellikle öne çıkıyor ve bir Oscar adaylığı daha kazanabilir.
Fragmanda Emma Stone’u dünyanın en güçlü şirketlerinden birinin CEO’su olarak görüyoruz. Dergi kapaklarında boy gösteriyor, röportajlar veriyor, çevresindekiler tarafından tanınıyor. Diğer tarafta ise Jesse Plemons var: Stone’un göründüğü kişi olmadığından emin ve gerçeği itiraf ettirmek için bir plan yapıyor.
Film, büyük bir ilaç şirketinin başında olan güçlü CEO Michelle’in hikâyesini izliyor. Öte yanda Teddy var; tüm sorunlarının sorumlusunun dünya olduğuna inanan, ekonomik çöküşlerden doğal afetlere kadar her şeyin Michelle yüzünden yaşandığını düşünen, onu gezegeni yok etmek isteyen bir uzaylı olduğuna ikna olmuş bir adam.
Teddy bu fikre giderek daha çok kapılır ve işleri kendi ellerine almaya karar verir. Kuzeni Don’la birlikte Michelle’i kaçırır, saçını kazır ve onu gerçeği itiraf etmeye zorlamaya çalışır. Amacı onu kendi gezegenine geri göndermektir. Michelle ise hayatta kalabilmek için kontrolü yeniden ele geçirmeye ve durumu manipüle etmeye çabalar.
IMDb özetinde şöyle deniyor:
“Komplo teorilerine takıntılı iki genç adam, büyük bir şirketin güçlü CEO’sunu kaçırır; onun dünyayı yok etmek isteyen bir uzaylı olduğuna emindirler.”
Film gerçek olaylardan esinlenmese de, dünyayı yok etmek isteyen “gizli istilacılara” inanan komplo meraklılarıyla bağlantısı hiç de uzak görünmüyor.
Filmde Lanthimos’un iki işbirlikçisi yer alıyor: Daha önce birçok projede birlikte çalıştığı Emma Stone, bir sabah kendini kaçırılmış halde bulan güçlü bir CEO’yu canlandırıyor. Jesse Plemons ise yönetmenle daha önce Kinds of Kindness’ta çalışmıştı.
Bunun yanında kadroda Clueless’taki rolüyle tanınan Alicia Silverstone, Stavros Halkias, Aidan Delbis, Vanessa Eng ve daha pek çok isim var.
Film festivaldeki ilk gösterimini yaptı (aynı festivalde Guillermo del Toro’nun Frankenstein’ı ve Luca Guadagnino’nun After the Hunt’ı da prömiyer yaptı) ve Türkiye'de 31 Ekim'de vizyona girecek.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ MEXICO Y LATINO AMERICA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.