
2025 yılının yükselen trendleri ve değişen popülerlik kodları, burada yeni jenerasyonun bakışıyla yorumlanıyor. Z kuşağı erkekleri için stil; disiplin, konfor ve karakterin kesiştiği bir ifade alanı. Bu jenerasyonun gardırobunda iki ana yönelim dikkat çekiyor: Ölçülü lüksün zarafeti ve rahat şıklığın modernliği.
Bir tarafta quiet luxury estetiğiyle beraber sadeleşen, detayda zanaat arayan bir çizgi görüyoruz ve bu yaklaşımda logoların yerini doku, kesim ve malzeme kalitesi alıyor. Minimalizmin bu kadar revaçta olmasının nedeni, gürültülü bir dünyada sessiz bir prestij yaratma isteği. Bu jenerasyon için zarafet artık fark edilmeden de stil sahibi olabilmekle ilgili ve bu yüzden Zegna, Loro Piana veya On Cloud gibi markaların temsil ettiği özenli sadelik, yeni nesil erkek için statü göstergesi hâline geldi. Her şey özenli, sade ve uyumlu; sakin ama iddialı bir çizgide.
Diğer tarafta ise rahatlıkla şıklığı bir araya getiren yeni bir yaşam anlayışı var. Onlar için lüks, rahatlığın tarzın bir parçası hâline geldiği bir alan. Alo ve Lululemon, 2025 itibarıyla Türkiye pazarına resmi olarak giriş yaparak “lüks konfor” anlayışının yeni temsilcilerine dönüştü. Her iki marka da aktif giyimin yanı sıra günlük parçalarıyla da sokaklara taşıyor.
Bu yaklaşım 2025 genelinde de hızla karşılık buldu. Bu konfor şehir temposunun, hafta sonu kaçamaklarının ve iş sonrası ritüellerin de bir parçası hâline geldi. Bluemint ve North Sails gibi Akdeniz zarafetini şehir hayatına uyarlayan markaların yalın tasarımları da bu dönüşümün lokal yansıması. Başlangıçta sahil estetiğiyle tanınan bu markalar, bugün artık yalnızca beachwear ile anılmıyor; kesimleri, dokuları ve renk paletiyle modern erkek giyiminin şehir kodlarını da yeniden yaratıyor.
Yeni jenerasyonun bir üst nesilden ilham aldığı bir diğer konu da “ulaşılmazlığın cazibesi”. Sınırlı üretim, sade ama dokusuyla fark yaratan tasarımlar, koleksiyon ruhu taşıyan parçalar… Never Lonely gibi niş markaların hızla kültleşmesinin ardında yatan sebep ise “az bulunurluk”. Bu, bir süredir ayrıcalık göstergesi. Az sayıda üretilen parçalar modada seçiciliği, kolektörlük psikolojisini ve kendine özgü olmayı öne çıkarıyor.
Bu yalın çizgi, teknolojiyle kurulan ilişkilerde de kendine yer buluyor. Z kuşağı erkekleri için saat ve bileklik, estetik kadar yaşam dengesini de temsil ediyor. Bu noktada 2025 yılında popülerleşen iki ürün öne çıkıyor: Oura Ring ve Whoop Bracelet. Oura Ring, uyku kalitesinden stres seviyesine, vücut ısısından toparlanma sürecine kadar birçok veriyi takip ediyor ve tüm bunları zarif bir form içinde sunuyor. Whoop Bracelet ise bilekteki varlığını hissettirmeyecek kadar sade ve performans takibinde bir o kadar iddialı. Günlük hareketlerden spor aktivitelerine, uyku kalitesinden dinlenme seviyesine kadar tüm verileri ölçerek kullanıcısına kişisel bir denge haritası sunuyor. 2025’in genç profesyonel erkek profili için bu tür cihazlar artık “fitness” temsilinin dışına çıkarak disiplini, verimliliği ve estetiği bir arada ifade eden yeni bir yaşam kodu oluyor.
2025 yılı, erkek stilinde gardıropların ötesinde yaşamın her alanında estetik tercihlerin yapıldığı geniş bir dönem olarak kayda geçti. Bu anlayış spor, dekorasyon ve koleksiyon kültüründe de somut karşılık buldu. Örneğin ev dekorasyonuna yönelen erkeklerin sayısı arttı. Koleksiyon bilinciyle yükselen bir eğilimle, Leblon Delienne ve KAWS gibi markaların sınırlı üretim heykelcikleri evleri süslemeye başladı. Erişimin sınırlılığı, bu objeleri tıpkı moda tercihlerindeki gibi ayrıcalıklı bir ifade biçimine dönüştürdü.
Spor dünyasında ise ilham veren iki profil sahneye çıktı. Türkiye’nin gururu Toprak Razgatlıoğlu, 2025’te üst üste üçüncü Dünya Superbike Şampiyonluğu’nu kazanarak motorsporlarına yönelen bakışı derinleştirdi. Başarısı sayesinde Superbike kategorisi Türkiye’de genç erkekler için çekim merkezi hâline geldi. Bir diğer yükselen değer olan Alperen Şengün, NBA’de sergilediği oyun zekâsı ve istikrarlı yükselişiyle genç erkeklerin takip ettiği bir ikon olarak konumlandı. Her iki sporcu da Z kuşağı erkekleri için istikrarı, cesareti ve çalışkanlığıyla öne çıkan ilham verici isimler arasında yer alıyor; başarıya giden yolun kararlılıkla inşa edildiğini hatırlatıyor.
Toprak ve Alperen’in yükselişi, bu kuşakta spora olan ilgiyi canlandırarak bunu bireysel başarıdan çok sosyal paylaşıma dayalı yeni alanlara taşıdı. Padel (tenis ve squash’ı anımsatan bir raket sporu) özellikle 2025’te şehirli erkeklerin en çok benimsediği dallardan biri hâline gelirken, artan spor ilgisini destekleyen bir diğer alan da Formula 1 oldu. 2025 sezonu, Monako’dan Singapur’a uzanan takvimiyle Z kuşağı erkeklerinin odağındaydı. Yarış atmosferini yerinde yaşamak isteyen birçok kişi bu yıl tribünlerde yerini aldı. Hız, mühendislik ve tasarımın birleştiği F1 sahnesi, sporun lüksle ve küresel kültürle nasıl kesiştiğini açık biçimde gösterdi.
Yıl genelinde müzik sahnesinde de güçlü bir değişim yaşandı. Ibiza, tatil destinasyonları özelinde 2025 yazında genç erkeklerin odak noktalarından biri oldu; elektronik müzik sahnesi minimalist ama etkili setlerle dönüştü. DJ line-up’ları ve etkinlik programları genç jenerasyonun ritmik ve kültürel beklentilerini karşılamaya yöneldi. Stil, müzik ve yaşam kültürü bu yıl birbiriyle iç içe geçti; bir kulaklık ya da DJ seti yaşam tarzını tanımlayan yeni bir imgeye dönüştü. Cloonee, Prospa ve Max Dean gibi DJ’ler melodik tınılarla 2010’ların house enerjisini bugünün minimal estetiğiyle birleştirdi. Bu üç isim, 2025 boyunca Z kuşağının radarında yer alan en etkili figürler arasında gösterildi. Türkiye’de ise Ekim sayısında röportaj yaptığımız Avangart Tabldot, Avrupa sahneleriyle aynı çizgide ilerleyen performanslarıyla dikkat çekti. Setleri, müzikle sosyal enerjinin nasıl iç içe geçebileceğinin en güncel ve lokal örneklerinden biri hâline geldi.
2025 Z Raporu; Z kuşağı erkeklerinin tarz, yaşam ve ifade biçimlerini bir araya getirerek çağın ruhunu yansıtan yeni bir harita sunuyor. 2026’da görüşmek dileğiyle!