Satıyorum! Tekrar Satıyorum!
Hype

Satıyorum! Tekrar Satıyorum!

“Resell” (yeniden satış) ve “Hype” (yüksek beklenti) faktörleri, sneaker kültürünü olduruyor mu?

 

İllüstrasyon: Tulu Erden

Herhangi bir işte uzun süredir bulunan insanlar, yeni jenerasyonu ve getirdiklerini eleştirmişeyse meyillidir. Konu ne olursa olsun hep o cümle yankılanır “eskiden her şey daha güzeldi” ve bu söylem bana hep at gözlüğü ile bakmak gibi gelmiştir.

Sneaker’a olan ilgi şu an kelimenin tam anlamıyla en üst seviyede. Hayatında sneaker giymemiş insanlardan, sokak kültürüne çok uzak markalara kadar herkes bu sektörün bir yerinden dahil olmaya çalışıyor. Resell (yeniden satış) ve Hype (beklenti) faktörleri bir zamanların dışlanmış çocuğunu gerçekten tüketiyor mu?


Bir koleksiyoner olarak beğendiğim sneakerlara ulaşmak, artan ilgi sayesinde her geçen gün daha da zorlaşıyor bunu inkâr edemem. Stok azlığından alamadığım her çift sonrasında
yaşadığım hayal kırıklığı her geçen gün daha da azalıyor, belki de bu acıyla yaşamı öğreniyorum! Özellikle Re-Sell dediğimiz sadece ayakkabıyı daha pahalıya satmak için alan kesim bunun en büyük sebeplerinden. Sneakerlara olan ilgi öyle bir seviyede ki şu an, bazı modelleri satın almak hakkı kazanmak için kuraya girmeniz gerekiyor ve bu kuralar Loto kazanmakla aynı ihtimal seviyelerinde.


Dükkanlar önünde ucu bucağı gözükmeyen kuyruklar, 2-3 gün öncesinden çadırıyla gelip dükkân önünde kamp kuran insanlar. Dior’un en son Jordan işbirliği için 5,2 milyon insan isim yazdırmış bu “satın almak hakkı” kazanmak için. Acaba kaç kişi sayısal loto oynuyor? Sneaker koleksiyonerliği maceram çok gerilere gitmiyor. 8-9 sene önce başladım, başlayabildim.
Ondan öncesinde buna para ayıracak bir gelirim yoktu maalesef. Ama Nike’ta gördüğüm bir Jordan modelini sıraya girmeden, stres yaşamadan gidip alabiliyordum. Bir Jordan modelini
“alsam mı, almasam mı” diye düşünüp 2 gün sonra gidip aldığımı hatırlıyorum. Resell kültürüye evrime uğrayan bu sektörde şu an aynı ayakkabı çekilişle satılıyor. Adidas, Nike, Dior, Reebok, Supreme… Aklınıza hangi marka geliyorsa.

Resell öyle bir hal aldı ki birçok insanın gelir kapısı haline geldi.

Bu işten milyonlar kazanan insanlar var. Perakende satış fiyatı 100 dolar olan bir ayakkabının, rekabetin en üst seviyede olduğu Resell piyasasında fiyatı bunun 50-60 katına kadar çıkabiliyor. Özellikle sosyal medyanın lokomotif olduğu Hype kültüründe insanların beğenilerini yönlendirmek daha da kolaylaşıyor ve bu da satış fiyatlarına yansıyor.


Bu durum “gerçek” koleksiyoner dediğimiz insanların bu sevdadan vazgeçmesine yol açıyor. Eğer banka hesabınızda bu işe ayıracak birkaç milyonunuz yoksa akıl almaz “resell” fiyatlarıyla koleksiyon yapmak imkansıza yakın. Bu kapitalist düzen bir taraftan sneaker kültürüne büyük bir darbe indiriyor.


Bu değişen bakış açısı sayesinde Hype kültürü dışında kalan modellerin koleksiyonerlerini ilerleyen zamanlarda görebiliriz. Sadece klasikleşmiş ve fiyatları bundan ötürü dudak
uçuklatacak seviyelere gelmiş modeller bu durumun şimdilik dışında. Bu işe gönül vermiş sneaker sevenlerin bu duruma canı sıkılsa da arada bir de olsa ekranımızda
ayakkabı satın alma çekilişlerinde kazanınca ekranda gördüğümüz “W” ikonunun tadını çıkaralım.

İZLE
4000 Parçalık James Bond Koleksiyonu
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası