Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili
Dergi Konuları

Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili

Bahamalar'da doğan ama kökleri Karayip mitolojisinden Afrika diasporasına, müzik ve bilimden sezgisel bilgiye uzanan Tavares Strachan, pratiğinde yalnızca görsel olanı değil, ritmi, kokuyu, sesi, hafızayı ve inancı da bir malzeme olarak kullanıyor. Onun yerleştirmeleri bir sergi mekanından çok yaşayan organizmalar gibi çalışıyor. Strachan ile sokak festivali Junkanoo'nun kalp atışına benzeyen ritminden mitolojinin iktidarla olan ilişkisine, annesinden miras kalan "yapma" bilgisinden, malzemeyle kurduğu doğaçlama ilişkiye çok katmanlı bir dünyayı konuşuyoruz.

"Bir sanatçının hayatı boyunca söyleyebileceği sözler ve yapabileceği sergi sayısı sınırlıdır. O zaman neden sevdiğin bir şeyi paylaşmayasın? Ben doğayı, kültürü, müziği, hayatı seviyorum. İşlerim de bunu kutluyor."

İşlerine baktığımda güçlü bir kültürel hafıza gözlemliyorum. Köklerin çok belirgin. Nasıl bir kültürün içinde yetiştiğini anlatır mısın?

Doğduğum yer Bahamalar, doğal güzelliğiyle hafızalara kazınmış bir yer: Flora, fauna, sığ ve berrak sular... Zaten Bahamalar kelimesi "sığ su" anlamına geliyor. Ama bunun ötesinde çok katmanlı bir kültürden bahsediyoruz. Genç bir ülkeyiz, yaklaşık elli yıllık bir tarihten söz ediyoruz. Bir ulusun kendi kimliğini kurma sürecine tanıklık ediyorsunuz. Kültürümüz, Batı Afrika kökenleriyle İngiliz geleneklerinin iç içe geçtiği karmaşık bir yapıdan oluşuyor. Eğitimden mutfağa, kutlama biçimlerinden gündelik hayata kadar her şey bu karışımın bir sonucu.

Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili
Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili

Nasıl bir çocukluktu seni bugünkü sanatçıya dönüştüren?

Maddi anlamda değil ama özgürlük açısından çok ayrıcalıklı bir çocukluk geçirdim. Beş erkek kardeşle bir adada büyüdüm. Saatlerce bisiklete binip akşam yemeğine eve dönerdim. Kimse endişelenmezdi. Sanatçı olmak büyük ölçüde içimizdeki çocuğa ulaşma çabasıyla tanımlanır. Bence her sanatçı içindeki çocuğa bir sinyal gönderir. Çünkü o çocuk, gerçeğe en yakın halimizdir.

Rhode Island School of Design ve Yale University gibi önemli kurumlarda okumak sana neler kattı?

Okul insanı baskı altına sokarak kim olduğunu hatırlatan şiirsel bir alan. Ama aynı zamanda "kurumsal bir kas hafızası" da yaratır. Oradan ayrıldıktan sonra yapılması gereken şey, bunu unutmaya çalışmak. Çünkü sanatçı olma sebebin içgüdülerindir. Eğitim sürecinde bu içgüdüleri bastırabilirsin. Sonrasında asıl mesele, neden başladığını kendine tekrar hatırlatmaktır.

İşlerinde müzik çok güçlü; davul, Junkanoo ritimleri gibi... Bunlar senin için ne ifade ediyor?

Davul bizim kültürümüzde merkezi bir yerde durur. Ben küçük yaşta keçi derisinden davul yapmayı öğrendim. Çok katmanlı bir süreçten bahsediyoruz. Sergideki tüm enstrümanları 90 bpm'e ayarladım. Bu Junkanoo'nun ritmi ve aynı zamanda kalp atışının da temposudur. Bu ritim, insanın iç ritmidir.

İşlerinde çok güçlü bir sevgi hissi var. Sevgiyi nasıl tanımlıyorsun?

Bir sanatçının hayatı boyunca söyleyebileceği sözler ve yapabileceği sergi sayısı sınırlıdır. O zaman neden sevdiğin bir şeyi paylaşmayasın? Ben doğayı, kültürü, müziği, hayatı seviyorum. İşlerim de bunu kutluyor.

placeholder
placeholder

‍Bahamalı çağdaş kavramsal sanatçı Tavares Strachan işlerinde neon, seramik, bronz, enstalasyon ve performans gibi farklı mecralardan faydalanıyor.

Mitoloji ve hikaye anlatıcılığı da üretiminde önemli bir yer tutuyor. Mitoloji sana neleri çağrıştırıyor?

Mitoloji zamanla; geçmiş, şimdi ve gelecekle ilgilidir. Ama aynı zamanda güçle de bağ kurar. Hikayeleri kim anlatır? Genellikle iktidar sahipleri. Hepimiz hikaye anlatırız ama hangilerinin sonraki nesillere aktarılacağı bir güç meselesidir. Benim ilgimi çeken şey de tam olarak bu: İktidarın dışında kalan hikayeler.

Yerleştirmelerin neredeyse tüm duyulara hitap ediyor.

Çünkü biz birer hayvanız. Dünyayı duyularımızla algılamak üzere evrildik. Sanat neden bundan ayrı olsun? Görmek, duymak ve koklamak dünyaya kurduğumuz en ilkel ve en güçlü bağlar.

Marian Goodman Galeri'deki Exuma heykeliniz çok çarpıcı.

O figür benim kahramanlarımdan biri olan Tony McKay'e bir gönderme. O bir müzisyen, ressam ve mistikti. Onun müziği aracılığıyla Afrika kökenli tanrı Shango'yu tanıdım. Karayipler'de Afrika dinleri uzun süre yasaklandı ama müzik bu bilgiyi gizlice taşımaya devam etti. Ben de çocukken Shango'yu müzik aracılığıyla öğrendim.

İşlerinde kadın figürü de çok güçlü. Bunun kaynağı ne?

Annem. O bir terzilik dehası. Ellerimle üretme yeteneğimi ondan aldım. Üretim ritüeli bizde kuşaktan kuşağa aktarılır. Kadın figürü benim hikayemde merkezi bir yerde durur. Annem 13 kardeşin en büyüğüydü. Gücü, dayanıklılığı ve zerafeti her daim bir arada taşıdı.

Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili
Kalbin Ritmi, Hafızanın Dili

Çok farklı malzemelerle çalışıyorsun. Malzemeyi nasıl seçiyorsun?

Bir "jam session" gibi. Bir müzisyen başlar, diğeri katılır. Malzemeler de öyle. Kontrol etmekten çok dinlerim, ne olacağını birlikte görürüz.

Heykellerinin hepsi senden bir parça mı taşıyor?

Evet. Hepsi benim. Köklerim, sorularım, merakım, çelişkilerim... Hepsi orada.

placeholder
placeholder

İşlerinde neden sık sık diyagramlar, harfler ve işaretler görüyoruz?

Diyagram da bir dil, bir şeyi anlamanın başka bir yolu aslında. Etiketlemek, not almak, anlamaya çalışmak. Ben dilleri seviyorum. Sanat da bunlardan biri.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası