Adil Olanı Tercih Edebilme Lüksü Fotoğraf: Getty Images
Dergi Konuları

Adil Olanı Tercih Edebilme Lüksü

Satın alırken adil, ekolojik, organik, atıksız ürün için daha fazla ödemeyi tercih edebilme lüksüne sahip olanların aslında sistemi değiştirme gücü ve ahlaki bir sorumluluğu da var. Nasıl mı?

Kalabalık bir konferans salonu. Sosyal ve ekolojik açıdan adil olmanın ne anlama geldiğini, adil ticaret ilkelerini anlatıyorum. Halen hayvanlar üzerinde deney yapan, üretim yaptıkları fabrikanın atıkları ile nehirleri kirleten, çalışanlarına adil ücret ödemeyen, çocuk işçi çalıştıran, müşterilerine güvenli ürün sunmayan, sosyal ve çevresel performans verilerini kamuoyu ile paylaşmayan markalar olduğunu ve onların ürün ve hizmetlerini satın alarak adil olmayanı desteklediğimizi anlatıyorum.

Konuşmam bittikten sonra salona dönüyorum: “Sorunuz var mı?” Ne zaman adil üretim, temiz moda, su ayak izi ve tüketim alışkanlıkları gibi başlıklarda konuşsam bana mutlaka yöneltilen bir soru ve bir yorum var:

“Hangi markanın adil olduğunu nasıl bileceğiz?”

“Adil olduğunu söylediğiniz ürünler çok pahalı. Onları satın almamız mümkün değil ki…”

Biraz etimoloji

“Gelin o zaman ‘adil olanı satın alma lüksü’ üzerine konuşalım” deyince de sorgulayan bakışlarla karşılaşıyorum çoğu zaman. Salondakilerin büyük bölümü için “lüks” kavramının “ihtiyacın olmayanı satın almak”, “içinde bulunduğun sosyal çevrede kabul görmek için çılgınca para harcamak” gibi olumsuz çağrışımları olduğunu tahmin edebiliyorum.

Oysa değişen zamana ve ihtiyaçlara göre kavramlar da değişir, dönüşür, anlamlar daralır, genişler… Latinceden gelen “luxuria” Roma döneminde yalnızca “abartılı” “aşırı” kavramlarına tekabül ederken, Ortaçağ ile birlikte anlamı genişledi ve “günah”, “şehvet”, “zevk” kelimeleri ile birlikte ya da onların yerine de kullanılmaya başladı. 17. yüzyılla birlikte kavram ahlaki yargılardan özgürleşti ve anlamı daraldı. “Luxure” günümüzdeki kullanımına yaklaştı ve pahalı, temel ihtiyaçlara karşılık gelmeyen, zorunlu olmayan, tercihe bağlı yaşam tarzı, ürün ve hizmetler için kullanılan bir kavrama dönüştü.

Sistemi dönüştürmek için ne yapmalı?

2020’lerle birlikte ise iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, küresel gelir uçurumu ve artan eşitsizliklere dair farkındalık arttıkça kavramın yeniden dönüşmeye başladığını görüyoruz: Satın alırken adil, ekolojik, organik, atıksız ürün için daha fazla ödemeyi tercih edebilmek.

Kozmetik ve ilaç üretirken hayvanlar üzerinde deney yapmak yerine laboratuvar ortamında üretilmiş yapay insan derisi ya da silikon modeller kullandığınızda, ipek elde etmek için kelebeğin kozadan çıkmasını beklediğinizde, tüm çalışanlarınıza adil yaşam ücreti ödediğinizde, yenilenebilir hammadde tercih ettiğinizde, atık yönetimi için sistemler kurduğunuzda maliyetler yükselir.

Bu da etiket fiyatına yansır. Doğal olarak, adil çikolata da kahve de kazak da adil şartlarda üretilmeyenlere göre daha pahalıdır ve tüm tüketicilerin bu ürünlere erişebilmesi, en azından şimdilik mümkün değil.

İşte bu yüzden sistem dönüşümü için en kritik kitle adil olanı tercih edebilme lüksüne sahip olanlar. Onlar satın aldıkça adil üretim yapanlar ekonomik olarak sürdürülebilir hale gelecek. Üretim kapasiteleri artacak, dolayısıyla ürün ve hizmetlerin fiyatları düşecek ve daha çok tüketici adil ürün ve hizmetlere erişebilecek. Bir yandan da adil üretim yapmayanların üzerindeki baskı artacak, onlar da ister istemez dönüşecek.

Kontrol edin, hesap sorun ve paylaşın!

Ben bu lükse sahipsek adil olanı tercih etmenin ahlaki sorumluluğumuz olduğuna inananlardanım. İçinde bulunduğumuz dönem şirketlerin ve markaların yalnızca hissedarlarını etkileyen finansal faydaya değil, yarattıkları sosyal ve ekolojik etkiye de odaklanmalarını gerektiriyor. Biz satın alma tercihlerimizle onları buna zorlayabiliriz.

Sizi bu noktaya kadar ikna edebildiysem şimdi “nasıl”ından ve nelere dikkat etmeniz gerektiğinden bahsedeceğim. Öncelikle satın alacağınız ürünlerin üzerinde “Fair Trade” “B Corp”, “Cruelty Free”, “Slave Free”, “Not Tested on Animals” logoları olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Ekolojik ve sosyal açıdan adil ürünlerin pazar yeri olan good4trust.org’u ziyaret edebilirsiniz.

Zamanınız varsa, ki zaman da artık “lüks” olarak tanımlanıyor, markanın web sayfasını ziyaret edip sosyal ve çevresel performans verilerini, sürdürülebilirlik raporlarını, markaya adil ücret, çocuk emeği ve zorla çalıştırma nedenli açılmış dava olup olmadığını araştırabilirsiniz.

Son olarak, küçük bir not: Ucuz ürünlerin adil olmadığından, bizim ödemediğimiz bedelleri birilerinin ve doğanın ödediğinden neredeyse emin olabilirsiniz ama bir ürünün fiyatının yüksek olması adil olduğunun garantisi değildir. Lütfen bu lükse sahipseniz kontrol edin, hesap sorun, talep edin, paylaşın.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası