Getty Images; Kolaj: Eva Baron
Bakım söz konusu olduğunda genellikle katı bir kurallar bütünüyle karşılaşırız. Bunları babanızdan, sosyal medyadan, hatta belki de bizzat GQ'dan öğrenmiş olabilirsiniz. Yüzünüzü sabah ve akşam temizleyin. Saçınızı her gün yıkayın. Parfümü yalnızca nabız noktalarınıza sıkın. Bazı kurallar işe yarar. Bazılarının modası geçmiştir. Bazılarıysa size söylendiği kadar katı değildir.
Hangi bakım kurallarını gönül rahatlığıyla görmezden gelebileceğinizi ve bunun yerine ne yapmanız gerektiğini öğrenmek için cilt, saç ve parfüm alanında çalışan bir grup uzmanla konuştuk.
Muhtemelen bu kuralı şimdiye kadar hiç sorgulamadınız. Ancak erkek cilt bakımı kategorisi, uymanız gereken kesin bir ayrımdan çok bir pazarlama kurgusu. Çift kurul sertifikalı dermatolog, dermatolojik cerrah ve Eighth Day’in kurucusu Antony Nakhla, “Cildin sağlıklı bir şekilde işlevini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu şeyler cinsiyete göre önemli ölçüde değişmez,” diyor. “Önemli olan ürünün formülasyonu ve gerçekten sizin ihtiyaçlarınıza yanıt verip vermediğidir.” Evet, erkeklerin cildi kadınlarınkine kıyasla genellikle daha kalın ve yağlıdır. Ancak özellikle erkeklere pazarlanmamasına rağmen bu ihtiyaçlara yanıt veren pek çok ürün bulunuyor. Bunu, ufkunuzu genişletmek ve alışveriş yaparken cinsiyetiniz yerine cildinizin ihtiyaçlarına odaklanmak için bir izin olarak düşünebilirsiniz.
Günde iki kez yüz yıkamak herkes için geçerli bir zorunluluk değil. Dr. Nakhla’ya göre birçok erkek için gün boyunca ciltte birikenleri temizlemek amacıyla yalnızca akşamları yüzünü temizlemek ve sabahları sadece suyla durulamak gayet yeterli olabilir. Bazı kişilerde cildi gereğinden fazla temizlemek cilt bariyerine zarar verebilir; bu da daha fazla yağ üretimini tetikleyerek cildin tahriş olmasına veya hassaslaşmasına yol açabilir. Hazır konu açılmışken, nazik davranın ve agresif formüllerden kaçının. Dr. Nakhla, “Temizledikten sonra cildiniz gergin veya kuru hissediyorsa ya çok sık temizliyorsunuzdur ya da yanlış ürünü kullanıyorsunuzdur,” diyor. “Her iki durumda da çözüm buna rağmen devam etmek değil.”
Yüzünüz, işini cildinizi gıcır gıcır ve tüm doğal yağlarından arınmış halde bırakmadan yapan bir temizleyiciyi hak ediyor. Başka bir deyişle, kalıp sabunu boynunuzun altında tutun. Alabama, Birmingham’daki Skin Wellness Dermatology’nin kurucusu ve kurul sertifikalı dermatolog Corey L. Hartman, “Çoğu kalıp sabunun pH değeri yüksektir ve bu durum, nemi içeride, bakterileri ise dışarıda tutan ince koruyucu tabaka olan cildin asit mantosunu bozar,” diyor. Bunun yerine gerginlik ve pullanmayı önlemek için nazik bir yüz temizleyicisi tercih edin.
Eksfoliasyon, herhangi bir cilt bakım rutininde karşılığını en fazla veren adımlardan biridir. Ölü deri hücrelerinin uzaklaştırılmasına, gözeneklerin açılmasına ve yüzünüzün bir buz pateni pisti kadar pürüzsüz hale gelmesine yardımcı olur. Pek çok erkek, peeling ne kadar sert olursa cildinin de o kadar temizleneceğini düşünür ancak bu yaklaşım genellikle yarardan çok zarar verir. Dr. Hartman,
“Ceviz kabuğu içeren peelingler, sert fırçalar veya cildi tava temizlercesine ovalamak gibi agresif fiziksel peeling yöntemleri cilt bariyerinde mikro yırtıklar oluşturur. Bunlar kızarıklık, hassasiyet ve zamanla daha fazla sivilce olarak kendini gösterir,” diyor. Daha iyi bir seçenek nedir? Cildi kuvvetlice ovalamayı bırakın ve cildinizin tolere edebileceği sıklıkta hafif bir kimyasal eksfolyan kullanın.
Uzun yıllardır GQ için bakım üzerine yazan ve erkek bakım sitesi Blue Print’in kurucusu olan Adam Hurly’ye göre parfüm dünyasında son zamanlarda fazlasıyla “aslında doğrusu…” yaklaşımı var. Aslında parfümü böyle sıkmanız gerekiyor. Aslında sıktıktan sonra bileklerinizi birbirine sürtmemeniz gerekiyor. Aslında bir parfümün değeri yalnızca ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Hurly, bu gürültüyü görmezden gelip bildiğinizi okumanızı tavsiye ediyor. “Ya, belki çılgınca gelecek ama, istediğiniz gibi yapsanız? İsterseniz kıyafetlerinize sıkın. Bana kalırsa saçınıza da sıkabilirsiniz. Katmanlayın ya da katmanlamayın,” diyor. “Başkaları size ne söylerse söylesin, parfüm konusunda kural yok.”
Pek çok erkek her duş aldığında otomatik olarak saçını da yıkar. Bu da çoğu medeni insan için günde bir kez demek. (Yazın iki kez.) Ancak birçok kişi için şampuanı daha seyrek kullanmak daha iyi olabilir. Profesyonel saç stilisti ve SACHAJUAN’ın ulusal eğitmeni Parker Davis, “Çok sık şampuanlamak saç derimizi ve saçımızı koruyan ter ve yağı ortadan kaldırabilir; bu da saç derisinin yeniden denge kurmaya çalışırken aşırı yağ üretmesi gibi sorunlara davetiye çıkarabilir,” diyor. Saçınızı ne sıklıkta yıkamanız gerektiği saç tipiniz, ne kadar terlediğiniz ve ne sıklıkta egzersiz yaptığınız gibi faktörlere bağlı. Örneğin ince telli saçlara sahip erkeklerin veya her sabah yoğun bir Peloton dersi yapanların saçlarını daha sık yıkaması gerekebilirken, kalın telli ya da kuru saçlara sahip olanlar daha uzun süre bekleyebilir. Davis, “En iyi yaklaşım, kişisel yaşam tarzınıza ve saçınızın dokusu ile yoğunluğuna en uygun şampuanlama düzenini bulmaktır; çoğu durumda bu, her gün yıkamaktan çok daha seyrektir,” diyor.
Saçınız istediğiniz şekle bir türlü girmiyorsa ilk içgüdünüz daha fazla ürün kullanmak olabilir.
Ancak çözümü bu olmayabilir. Parker, “Erkeklerin zorlandığı konulardan biri, tek başına ürünün istedikleri saç stilini yaratacağını düşünmeleri ya da işe yaramıyorsa yalnızca daha fazla veya daha güçlü ürün kullanmaları gerektiğine inanmaları,” diyor. Eksik olan şey genellikle bir avuç daha pomad veya şekillendirici macun değil, doğru araçlar ve tekniklerdir. “Müşterilerime, ürünleri öncelikle oluşturduğumuz saç stilini desteklemek için kullandığımızı öğretiyorum,” diyor. “Bu, önce saç kurutma makinesi ve fırça ya da parmaklarınızı kullanarak saça şeklini vermek, ardından yaptığınızı desteklemek için ürün kullanmak anlamına geliyor.” Başka bir deyişle ürün, yardımcı oyuncudur; stratejinin tamamı değil.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.