Sevgiliyle tatil rehberi

Kız arkadaşınızın “Baş başa bir yerlere mi gitsek?"demesine sayılı günler var. O gün geldiğinde hazırlıklı olmak için tatil kurallarına bir göz atın.

26 Nisan 2012

Sevgiliyle tatil rehberi

Tatil sezonu! Takvimler bahar aylarını göstermeye başladığında her genç kadının aklında kaçınılmaz olarak “Birkaç günlüğüne bir yerlere mi kaçsak?” düşüncesi dolaşmaya başlar. Kış aylarını soğuğun tatsız etkileriyle boğuşarak, erken kararan havanın iyice depresifleştirdiği iş temposunda kaybolarak veya en sevdiği dizinin yeni bölümünün yayın gününü bekleyerek geçirebilir. Ama baharın gelişiyle gözünün önünde seksi bir Avrupa şehrinin sokaklarında kaybolduğu, bir kafede espresso yudumladığı ya da yeni güneş gözlüklerinin hakkını verdiği kareler uçuşmaya başlar.

Bu dönemler aynı zamanda doğru dürüst bir yaz tatili planlamaya başlamanın da zamanıdır. Peki ya üç ay sonra hâlâ beraber olup olmayacağınızdan emin değilseniz? Sorun değil, biz bizeyiz ve bu son derece normal hissiyat için sizi yargılamıyorum. Kaldı ki daha şimdiden üç ay sonra nasıl hissedeceğinize dair tereddütleriniz varsa er ya da geç ayrılacaksınız demektir. O yüzden kendinizle baş başa kalarak aslında kim olduğunuzu tekrar hatırlamanızı sağlayacak tatlı bir tatil için erken rezervasyon yaptırmanız çok da anlamlı olmayabilir.

Onun yerine plan yapmayı temmuza kadar erteleyip ağustos için bir son dakika ayarlaması yapabilir, Ege kıyılarında berbat bir tatil geçirdikten sonra sonbahara bekar bir erkek olarak girebilirsiniz. Yok ille de o rezervasyonu yaptırmak istiyorsanız, tatil için vereceğim ipuçları işinize yarayabilir.

1. PARİS’İ UNUTUN

Erkeklerin Paris takıntısı nereden kaynaklanıyor? Çok uzak olmadığı ve ucuz uçak bileti bulunabildiği için mi? Bunu düşünenin ikinci tercihi de Yunan adaları olur herhalde. İşte Paris’le ilgili sorunlarım...

* İçinizi sıkacak kadar romantik. İlişkinin başı için çok fazla düşünülmüş ve durumun büyütüldüğü hissi veriyor. Montmartre’da el ele tutuşsak mı diye düşünerek bir ileri bir geri salınmanın kimseye faydası yok. İlişkinin ileri safhaları içinse sanki çoktan kaybedilmiş bir şeyleri umutsuzca geri getirmek için debeleniyormuşsunuz gibi görünüyor. Onu Eiffel Kulesi ve Seine Nehri kenarındaki banklara sürüklemek, Versailles civarında fiyatı kadar iyi olmayan şaraplarla kadeh tokuşturarak ilişkinizi tekrar çekilir hale getirmeye çalışmak... Bütün bu kuru gürültü yerine çocuk yapsanız daha işlevsel olur.

* Paris iğrenç bir yerdir. Dar ve ıslak sokaklar, sıkışık trafik, sarkastik insanlar. Şehirde bazı iyi restoranlar olabilir ama siz nasıl olsa onları bulamayacaksınız. Onun yerini, kirli masalarda, kötü pişmiş etlere ödeyeceğiniz saçma paralar alacak. Akabinde kendisi küçük, fiyatı büyük otelinize gidecek, düz bir ofis binası manzarası eşliğinde sevişmeye çalışacaksınız. Muhtemelen uyduruk yatağınız bu hevesinizi de kursağınızda bırakacak.

* Kadınlar çok zayıf. Bu da sevgilinizin kendini kötü hissetmesine ve giysilerini çıkarmak istememesine neden olacak.

* Muhtemelen ikiniz de daha önce, farklı insanlarla, Paris’te bulundunuz. Kafası hayaletlerle dolu olacak. Üstelik daha önce buraya geldiğinde ilk aşkını yaşayan bir genç kızdı. Tekrar genç olmak isteyecek, olamadığı için üzülecek. Âşık olduğunu zannettiği ama olmadığı adamla bu şehirde ettiği kavgayı hatırlayacak. Sonra gerçekten âşık olduğu adamla burada geçirdiği zaman, aralarındaki şakalar aklına gelecek. O tatilin ardından yavaş yavaş soğumaya başlayan ilişkileri ve birbirlerine biraz zaman tanımak için kısa bir ara verip bir daha hiç görüşmemeleriyle sonuçlanan o meşum süreci düşünecek. Buna da ayrıca üzülecek.

İşin kötüsü Paris ziyaretleri bu iki adamla da kalmamış olabilir. Uçak biletleri ucuzladığından beri Paris büyük bir orji partisi gibi. Tek fark, seksin gerçekten kötü olması. Kısacası Paris’e gitmeyin. Eğer bir şehir tatili istiyorsanız Amsterdam’a, Floransa’ya, Barcelona’ya, Berlin’e hatta gerekirse Atina’ya bile gidebilirsiniz. Paris olmayan herhangi bir yer olur.

2. SABİT TATİL

Kendi ülkenizde tatil yapmanın en sıkıcı yanı, daha önce gittiğiniz yerlere başka biriyle bir kez daha gidiyor olmanızdır. İkiniz de daha önce gördüğünüz şeyleri görecek, yediğiniz şeyleri yiyeceksiniz. Yanınıza rahat okunan kitaplar alın. Tarihi güzelliklerin peşine düşeceğiz diye uğraşmayın, keşfedilmemiş yerler bulmaya çalışmayın. Rahatınıza bakın ve dinlenin.

3. ŞEHİR TATİLİ

Pekala, Paris’tesiniz. Şehir tatilinin hakkını nasıl vereceksiniz? Böyle bir tatil kültür turizmi, seks, yemek ve sohbet demek. Ama dengeyi iyi kurmak lazım ve denge de kiminle birlikte olduğunuza göre değişir.

* Yeni sevgili. Onu sizinle geçirilen bir hayatın yepyeni deneyimler ve macera demek olduğuna ikna etmeniz lazım. Kahvaltının hemen ardından sokakları ve küçük, sevimli sanat galerilerini keşfe çıkın. Aslında onları gerçekten keşfetmeyeceğinizi söylemeye gerek var mı? Başlamadan önce kapsamlı bir araştırma yaptınız. Eğer bir şehirde plansız dolaşırsanız park etmiş arabalar ve Starbucks’tan başka bir şey bulamazsınız. Bir şehir rehberi kullanmak da hiç seksi değil.

* Uzun süreli ilişki. Kültürü boşverin, sekse odaklanın. Saçma sapan kuleler ve sıkıcı sanat galerilerini kim ne yapsın? Bunlar sadece ilişkiye yeni başlamışlar ve nasıl vakit geçireceğini bilemeyenler için. Geçiniz. Uyandıktan sonra en az iki saati yatakta geçirin. Sonrasında güzel bir öğle yemeği için otelden ayrılabilirsiniz. Birbirinizi tanımaya çalışmıyorsunuz dolayısıyla uzun sohbetleri ve soruları da boşverin. Geçmişe dair sorular ona yalnızca sizinle tanışmadan evvel ne kadar çok eğlendiğini hatırlatacaktır. Hayatın nasıl gittiğine dair bir-iki soru sorun (size söylemediği bin tane şey vardır), dünya hakkındaki genel görüşlerinizden birkaçını sıralayın ki varolduğunuzu hatırlasın. Akşam pahalı bir şarap alın. Onu soyunurken izlemeyi unutmayın. İçin, flört edin, sevişin ve muhtemel mini bar faturası hakkında ağzınızı bile açmayın.

4. PLAJ TATİLİ  

Gezme tozma işini unutabilirsiniz. Kadınlar güneşlenme konusunda muhafazakardır. O şezlongu ne pahasına olursa olsun koruyacaktır. Bu arada tatilin bir yerinde mutlaka size birlikte spa masajına gitmeyi önerecektir. Bu deneyimin kağıt üzerinde göründüğünden çok daha az ilgi çekici olacağını hatırlamaya çalışın ve teklife kanınızın son damlasına kadar direnin. Gerekirse onu yalnız gönderin. Bozulmuş görünecektir ama sorun değil. Aslında içten içe o da “kendini şımartmayı seven” bir erkek arkadaş istemiyor.

Masaj seviyor olabilirsiniz. Lütfen bunu kendinize ait karanlık bir sır olarak saklayın. Her türlü spa aktivitesini sıkıcı, gıdıklayıcı ve fazla feminen bulduğunuzu ısrarla tekrarlayın. Çünkü sizi temin ederim, masaja evet derseniz onun gözünde peruklu ve pudralı bir 17’nci yüzyıl İngiliz beyefendisine dönüşeceksiniz. Bu da pek seksi bir şey değil.

Kitabınızla birlikte plajda kalın, yüzün veya bir yandan güneşlenip bir yandan seks hakkında düşünün. Bu, akşama hazırlanmak için daha doğru bir yöntem. Eğer her şey doğru giderse tatil boyunca sekse açık olacaktır. Elbette hayır deme hakkı baki. Böyle bir durumda koşarak bana gelip ağlamayacak kadar olgun olduğunuzu varsayıyorum.

Yanınıza bikiniyle uzandığında ona ne kadar güzel göründüğünü söyleyin. Veremediği kiloları veya yandığı zaman Norveçli bir balıkçı gibi görünüp görünmemesi umrumda değil. Ellerinizi üzerinden çekemiyormuş gibi hissettirmek zorundasınız.

Yazı: Victoria Coren