British GQ
“Süper kahraman yorgunluğu” yaşadığımız iddia edilen bu dönemde çizgi roman uyarlamaları, gişede başarısı neredeyse garanti olan karakterler konusunda giderek daha kısa bir listeye sahip. Spidey de, Batman da yağmur çamur demeden salonları dolduracak, kaç kez yeniden başlatıldıkları, yeniden yorumlandıkları veya filmlerinin düpedüz kötü olduğu fark etmeksizin güvenilir kahramanlar arasında yer alıyor. Örneğin Batman v Superman: Dawn of Justice, dünya çapında gişede yaklaşık 900 milyon dolar kazandı. Büyük stüdyoların, çoklu evren çökene kadar ya da en azından seyirciler pelerinlerden, maskelerden ve ağ fırlatıcılardan bıkana kadar bu temel karakterlere dönüp durmasının nedeni de bu. Mevcut tabloya bakılırsa, bu asla olmayacak. Yalnızca son 21 yılda Pelerinli Haçlı’yı canlı aksiyonda Christian Bale, Robert Pattinson, Ben Affleck ve Michael Keaton canlandırdı. Keaton, 1980’ler ve 1990’ların Tim Burton döneminde yarattığı Batman’in yaşlanmış ve yıpranmış bir versiyonuyla The Flash filminde geri döndü. Pattinson ise nihayet gelecek yıl The Batman: Part II ile geri dönecek. Ve yakında bir tane daha geliyor. En azından plan bu.
Bu yeni Batman, James Gunn ve Peter Safran’ın yeniden başlattığı sinematik DC Evreni’nin, yani DCU’nun yeni filmi The Brave and the Bold ile gelecek. Bunu, Zack Snyder’ın mercek parlamalarıyla gözlerimizi kör ettiği 2010’lu yıllardaki özensiz, birbirine bağlı gişe filmleri dönemi olan DCEU ile karıştırmamak gerek. Film, Grant Morrison’ın 2000’lerin ortalarında yayımlanan aynı adlı ve büyük beğeni toplayan çizgi roman serisinden ilham alıyor. The Brave and the Bold, Batman’i DCU’ya dahil etmenin yanı sıra Robin’in yeni bir yorumunu, Bruce’un varlığından haberdar olmadığı biyolojik oğlu Damian Wayne’i de tanıtacak. Damian, bir grup suikastçı tarafından uzakta büyütülmüş. The Batman: Part II ise tamamen ayrı bir proje. Film, “DC Elseworlds” adı verilen ve stüdyonun DCU’ya bağlı olmayan, kendi içinde bağımsız filmler yapmaya devam edeceği oluşum kapsamında yer alıyor.
Film, Gunn ve Safran tarafından Ocak 2023’te DCU’nun “Gods and Monsters” adı verilen ilk “bölümünü” taşıyan ana yapımlardan biri olarak duyuruldu. Bu yapılanma, Marvel Sinematik Evreni’nin Avengers: Endgame gibi büyük filmlere giden süreçte kullandığı aşama stratejisinden ilham alıyor. Yol haritasında birkaç Superman filmi, bunlardan biri geçen yıl vizyona girdi, True Detective havasındaki Green Lanterns dizisi, bu ayın başında yayımlandı ve oldukça iyi, Supergirl, DCU’nun ilk büyük fiyaskosu, kendi Wonder Woman yorumlarını tanıtacak bir HBO Max dizisi ve The Brave and the Bold bulunuyor. Bunlara ek olarak DC dünyasındaki B ve C sınıfı karakterleri tanıtacak bir avuç film ve dizi daha var. Hiçbir şey kesinleşmiş değil ancak fikrin, bu yapımların çoğunu sonunda Snyder’ın Justice League filmine benzer, Avengers tarzı bir ekip filminde bir araya getirmek olduğu düşünülebilir.
Daha geniş açıdan bakıldığında, DCU’nun kendine alan açmaya çalıştığı bir dönemde The Brave and the Bold’un durumu daha da ilginç. Süper kahraman türünün düşüşte olduğu düşünülüyor. Ancak Spider-Man: Brand New Day’in 2 milyar doları aşan gişe hasılatı, türün ölümünün fazlasıyla abartıldığını gösteriyor olabilir. Gunn ve Safran’ın büyük seri yeniden başlatma projesi ise şimdiye kadar oldukça iyi ilerledi. Geçen yıl Superman mütevazı bir başarı elde etti ve eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Peacemaker ve Lanterns dahil olmak üzere televizyon tarafında ise Marvel’ın vasat Disney+ yan dizilerinin çoğundan on kat daha ilgi çekici yapımlar sunuldu. Supergirl bir felaketti ama bir tane de hakkınız var. Her ne olursa olsun, DC’nin en popüler kahramanı Batman olduğuna göre The Brave and the Bold hakkında şimdiye kadar daha fazla şey duymuş olmamız beklenirdi. Ancak büyük ölçüde sessizlik hakim.
Peki, neler oluyor? Görünüşe göre film hala yapım aşamasında. Daha önce Birds of Prey ve The Flash filmlerinin senaryolarını yazan, ayrıca 1990’ların siberpunk çizgi dizisi Batman Beyond’un hayata geçirilemeyen canlı aksiyon uyarlaması üzerinde çalışan Christina Hodson’ın bu yılın ocak ayında senarist olarak görev yapacağı doğrulandı. Kazançlı It filmlerini ve daha az kazançlı The Flash’i yöneten Andy Muschietti ise 2023’te The Flash vizyona girdiğinden beri yönetmen koltuğuna aday gösteriliyor. Son haberler, onun hala yönetmen olarak projede yer aldığını söylüyor. Ancak The Hollywood Reporter, yönetmenin “nihai katılımının zamanlama ve uygunluk dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olduğunu” belirtiyor. Muschietti aynı zamanda HBO Max’in popüler It spin-off’u Welcome to Derry üzerinde de çalışıyor.
The Brave and the Bold’un neden bu kadar ciddi gecikmeler yaşadığına gelince, DC’nin filme son derece temkinli yaklaştığı ve aynı zamanda The Batman: Part II’ye kendi başına başarılı olması için zaman ve alan tanıdığı söyleniyor. Bu doğrultuda THR’a göre stüdyo, The Brave and the Bold’un Pattinson’ın başrolde olduğu filmden “ton ve görünüm açısından ayrışacak kadar farklı” olmasını da istiyor. Sonuçta Batman, yanlış kullanmak isteyeceğiniz son karakter. Bunu berbat etmek, DCU daha başlamadan onun sonunu getirebilir. Bu nedenle yeni Batman henüz resmi olarak seçilmiş değil. Pattinson’ın kendi Gotham’ından çıkıp DCU’ya geçmesi pek olası görünmüyor. İnternette Reacher dizisinin dev oyuncusu Alan Ritchson’ın adı dolaşıyor. Son dönemde gündeme gelen bir diğer isim ise Tom Brittney. Brittney, DCU’da Superman’i canlandırmak için finale kalan üç isimden biriydi. Elbette rolü David Corenswet kazandı. Bir sonraki Robin’in kim olacağı konusuna ise hiç girmeyelim. Joseph Gordon-Levitt mi? Hey, gençleştirme teknolojisi şu sıralar pek revaçta.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLAMIŞTIR.