Sherlock (BBC)
Yaratıcı zekâya sahip olup olmadığınızı merak ediyor olabilirsiniz. Muhtemelen önce bunun ne anlama geldiğini sorguluyorsunuzdur. İşte burada, bunun ne olduğunu, düşündüğünüzden neden çok daha önemli olduğunu ve hangi işaretlerin buna sahip olduğunuzu gösterdiğini açıklıyoruz.
Zekâ denince genellikle akla yüksek bir IQ, belirli bir alanda ya da genel olarak geniş bir bilgi birikimi gelir. Ancak zekânın farklı türleri vardır ve bunların hepsi sınavlarda aldığınız notlarla ilgili değildir.
Yaratıcı zekâya sahip bir kişi, European Business School’un tanımına göre “yeni fikirler üretebilen ve özgün çözümler geliştirebilen” kişidir. Aynı zamanda “alışılmış yolların dışına çıkarak yeni yöntemler bulabilen ve böylece problemlerin çözümüne katkı sağlayan” biridir.
Bu da, bir ekipte herkesin yanında bulunmasını isteyeceği türden bir kişi olduğunuz anlamına gelir; çünkü neredeyse her zaman karşılaştığınız herhangi bir sorunu çözmenin bir yolunu bulabilirsiniz. Mantık ve aklı hayal gücüyle birleştirebilme yeteneğiniz, sizi bu tür durumlarda son derece etkili kılar.
Peki yaratıcı zekâya sahip olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Gerektiğinde yenilikçi fikirler üretebildiğinizi fark etmenin yanı sıra, bu tür zekâya işaret edebilecek başka belirtiler de vardır.
Psikoloji ve davranış analizi uzmanı Alice Boyes’a göre bu özelliklerden bazıları şunlardır: Daha önce işe yaramamış şeyleri denemekten korkmamak (çünkü koşulların değişebileceğini bilirsiniz), zihninizin sürekli birbiriyle “çarpışan” fikirlerle dolu olması, denemeye ve keşfetmeye duyduğunuz istek, her zaman açık fikirli olmanız ve gördüğünüz, okuduğunuz ya da duyduğunuz şeyler üzerine derinlemesine düşünme eğiliminiz.
Merak, tüm bunların temelidir. Eğer kendinizi bu işaretlerle özdeşleştiriyorsanız, bu tür bir zekâya sahip olmanız oldukça olasıdır. Bunu pratiğe dökmek yapabileceğiniz en iyi şeydir; bu yüzden onu kullanmaktan ve geliştirmeye devam etmekten çekinmeyin.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ SPAIN WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.