GQ; Getty Images
Zengin tatilcilerin ve onların taşkın, çoğu zaman kontrolden çıkan hikâyelerinin merkezde olduğu The White Lotus’un dördüncü sezon çekimleri tüm hızıyla devam ediyor. Bu kez rota Fransa’nın güneyine çevrilmiş durumda; prodüksiyon, Saint-Tropez’deki lüks otel Château de la Messardière’de gerçekleşiyor.
Elbette The White Lotus’ta hiçbir tatil gerçekten “rahat” geçmez. Yeni sezonun tam olarak neyi konu alacağına dair detaylar henüz sınırlı olsa da, Côte d’Azur yolculuğunun da bir istisna olmayacağı kesin. Sinirleri tükenmiş bir otel yöneticisi, talepleri bitmeyen misafirler ve en az bir ceset—her zamanki kaos geri dönüyor. Mike White, Entertainment Tonight’a verdiği röportajda “4. sezon biraz da şöhret üzerine,” diyor. “Bazı insanlar tek bir partnerin ya da ailenin sevgisiyle yetinirken, bazıları yabancıların sevgisine ihtiyaç duyuyor.”
İlk sezonun Hawaii’deki pandemi döneminde çekilmesinden bu yana, dizide rol almak sektörde en çok aranan işlerden biri haline geldi. Sonuçta kim aylarını dünyanın en iyi otellerinden bazılarında geçirmek istemez ki?
Dizinin başarısı yalnızca merkezindeki gizemden değil, güçlü ensemble kadrosundan da geliyor. İlk üç sezon, Jennifer Coolidge’i yeniden sevmemizi sağladı, Leo Woodall gibi yeni isimleri öne çıkardı ve Patrick Schwarzenegger ile Sam Nivola’nın kardeşlik dinamiklerini ekrana taşıdı.
Son haftalarda, 2027’de yayınlanması beklenen dördüncü sezon için oyuncu kadrosuna dair açıklamalar yavaş yavaş gelmeye başladı. White, kendi Survivor 50 deneyiminin ardından bazı sürpriz cameo’lar olabileceğini ima etse de, kimlerin bu kadroya dahil olacağı konusunda detay vermekten kaçındı. Ancak görünen o ki dizi, şimdiye kadarki en geniş ve en güçlü kadrolarından birine hazırlanıyor.
Şimdi açıklanan isimlere ve olası rollere yakından bakalım:

AJ Michalka ile birlikte, bu sezonun kadrosuna katılan ilk isimlerden biri Alexander Ludwig oldu. Oyuncu, en çok The Hunger Games’te District 2’nin “Career Tribute” karakteri Cato’yu canlandırması ve History Channel’ın Vikings dizisindeki başrolüyle tanınıyor. Ayrıca başrolünü kendisinin ve Carla Gugino’nun paylaştığı sağlık temalı drama Billings ile yönetmenlik çıkışını yapmaya hazırlanıyor. The White Lotus için ise Reddit’te dolaşan tahminler, Ludwig’in Shane (Jake Lacy) ve Saxon (Patrick Schwarzenegger) tarzı “itici erkek” karakterlerden birini canlandırabileceği yönünde. Bakalım dizi bu geleneği sürdürecek mi.

İlk casting duyurularının ilk dalgasını tamamlayan AJ Michalka, Disney Channel ile büyüyenler için tanıdık bir isim olabilir (Cow Belles’ı hatırlayanlar?). O zamandan bu yana Super 8, Support the Girls ve kısa ömürlü CW dizisi Hellcats gibi yapımlarda yardımcı rollerde yer aldı. Ancak bugünlerde onu en çok müziğiyle tanıyoruz: kız kardeşi Aly ile birlikte kurduğu Aly & AJ pop.

Her White Lotus sezonunda belli başlı karakter tipleri vardır: taze yüzlü yeni oyuncu, yerel yetenek, karakter oyuncusu. Aynı zamanda genellikle sevilen bir İngiliz veteran da kadroya dahil olur. Bu sezonun Fransız tatilinde bu rolü, Jason Isaacs ve Tom Hollander’ın izinden giden Steve Coogan üstleniyor. En çok Alan Partridge karakteriyle tanınan Coogan, keyifli ve biraz da abartılı tatillere yabancı değil—Michael Winterbottom’ın The Trip film serisinde rol arkadaşı Rob Brydon ile birlikte İspanya, İtalya ve Yunanistan’ı gezmişti. Şimdi bu listeye Fransa’yı ekliyor.

Chris Messina, Six Feet Under, The Newsroom ve Sharp Objects gibi projelerle dolu HBO geçmişine bir yenisini daha ekliyor. The Mindy Project’te romantik başrol olarak öne çıkan oyuncu, Birds of Prey ve I Care a Lot’taki antagonist rolleriyle de karanlık karakterleri başarıyla canlandırabildiğini gösterdi. The White Lotus’ta hangi yönde bir karakterle karşımıza çıkacağı ise merak konusu.

Her White Lotus sezonu bir oyunculuk efsanesine ihtiyaç duyar—Jennifer Coolidge, F. Murray Abraham, Parker Posey gibi. Şimdi bu listeye Helena Bonham Carter ekleniyor. Oscar adayı oyuncunun tanıtıma ihtiyacı yok: Tim Burton ve James Ivory filmografilerinin vazgeçilmez ismi, Fight Club’ın Marla Singer’ı ve Harry Potter evreninin Bellatrix Lestrange’i. Côte d’Azur’a kendine has tuhaf ve büyüleyici enerjisini getireceği kesin.

Yeni filmi They Will Kill You’nun ardından Heather Graham—namıdiğer Rollergirl—kalabalık kadrolara yabancı değil. Boogie Nights, Twin Peaks, Austin Powers… Pop kültürün önemli duraklarını saymaya başlasanız, muhtemelen bir yerlerde onun adı geçer. Şimdi bu listeye The White Lotus da ekleniyor.

İnanması zor ama The White Lotus kadrosunda bir ağır top daha için yer var. Spike Lee’nin Do the Right Thing filmiyle çıkış yapan Rosie Perez, Fearless ile Oscar adaylığı kazandı ve dört Emmy adaylığı elde etti. Ayrıca geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde gösterilen Highest 2 Lowest için Lee ile yeniden bir araya geldi. Sezonun teması şöhret olunca, yakınlardaki bir sinema salonuna uğramak da hikâyeye dahil olabilir.

Her sezon The White Lotus oyuncu kadrosu, büyük yıldızlarla dikkat çekici yeni isimler arasında bir denge kurar. Saint-Tropez’de geçen bu sezon ise özellikle yeni yüzler açısından daha zengin görünüyor. Bunlardan biri, IMDb’de yalnızca iki krediye sahip Avustralyalı oyuncu Caleb Jonte Edwards: 2025 yapımı kısa film The Man and the Woman ve Avustralya suç dizisi Black Snow’da konuk oyunculuk. Yeni büyük çıkış yapan isim o olabilir mi?

Model ve içerik üreticisi Marissa Long, bilinmeyen bir rolle televizyon çıkışını yapacak. Oyuncu kadrosuna katıldığını duyurduğu Instagram paylaşımında Mike White’a tam on ünlem işaretiyle teşekkür etti—Fransız Rivierası’nda aylar sürecek bir iş için oldukça yerinde bir heyecan.

The White Lotus, unutulmaz replikleriyle tanınır (“These gays, they’re trying to murder me!”; “Tsunami!”). Yeni sezonun viral olacak cümlesini kimin söyleyeceğine dair bir bahis açılacak olsa, Sandra Bernhard güçlü bir aday olurdu. En son Severance’ta gizemli bir Lumon çalışanı ve Marty Supreme’de Timothée Chalamet’nin huzursuz komşusu olarak izlediğimiz oyuncunun komedi geçmişi, Mike White’ın kendine özgü dünyasına mükemmel uyum sağlayacaktır.

Ari Graynor, The Sopranos ile çıkış yapan ve Nick & Norah’s Infinite Playlist, Whip It ve What’s Your Number? gibi yapımlarda rol alan bir HBO veteranı. The Beauty and Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story ile birlikte Ryan Murphy projelerinde de yer alan oyuncu, yeni sezondaki dikkat çekici isimlerden biri.

Yeni sezonda dikkat edilmesi gereken bir diğer isim de Dylan Ennis. Geçtiğimiz yıl London Academy of Music and Dramatic Art’tan mezun olan Ennis’in bugüne kadarki tek kredisi, Audible’ın Harry Potter sesli kitapları. Ancak okul profiline göre ana dili Fransızca—yerel bir karakteri canlandırması olası.

The White Lotus turistlerin hikâyesi kadar yerel karakterlerin yarattığı kaosla da eğlenir. Bu sezon, Côte d’Azur’a geçişle birlikte Mike White, Fransız sinemasının dev isimlerinden Vincent Cassel’i kadroya dahil ediyor. La Haine, Black Swan ve Ocean’s Twelve gibi filmlerle tanınan oyuncunun, Murray Bartlett ve Sabrina Impacciatore gibi aşırı çalışan otel yöneticileri geleneğini sürdürmesi muhtemel.

Fransız kadronun bir diğer üyesi Corentin Fila. 2016 yapımı Being 17 filmindeki performansıyla César (Fransa’nın Oscar’ı) adaylığı kazanan oyuncu, kariyerinin karşılığını fazlasıyla almış görünüyor.

Fransız-Finlandiyalı oyuncu Nadia Tereszkiewicz, 2022 yapımı Forever Young ile César ödülü kazanarak kadroya katılıyor. François Ozon, Robin Campillo ve Arnaud Desplechin gibi önemli yönetmenlerle çalışan oyuncu, şimdi bu listeye Mike White’ı da ekliyor.

New Girl yıldızı Max Greenfield, komedi (The Mindy Project, Running Point) ve drama (American Horror Story, Veronica Mars) arasında rahatça geçiş yapabilen bir isim. The White Lotus’ın türler arası dünyasında kendine kolayca yer bulacaktır—ve belki de Schmidt tarzı absürt repliklerinden birini sunar.

Kumail Nanjiani, The Big Sick ile Oscar adaylığı kazanmış bir isim ve bu kalabalık kadrodaki adaylar listesine katılıyor. Silicon Valley, Fallout ve The Eternals gibi projelerde yer alan oyuncu, aynı zamanda Taskmaster’ın yeni sezonunda yer alacak ikinci Amerikalı komedyen olacak.

Chloe Bennet, çıkışını Agents of S.H.I.E.L.D ile yaptıktan sonra Marvel Rising ve Invincible gibi projelerde seslendirme çalışmalarıyla devam etti. Oyuncu, kadroya katıldığını öğrendiği anı Instagram’da sevinçle zıpladığı bir video ile paylaştı.

Charlie Hall, Julia Louis-Dreyfus ve Brad Hall’un oğlu olarak büyük bir beklentiyle geliyor. Northwestern Üniversitesi’nde basketbol oynadıktan sonra oyunculuğa yönelen Hall, Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story, Monster: The Ed Gein Story ve The Sex Lives of College Girls gibi yapımlarda yer aldı.

Yeni sezonda bir başka Mike White buluşması daha var: Jarrad Paul, daha önce White ile birlikte Jack Black’li komedi filmi The D Train’de çalışmıştı.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.