Değişen Ulaşım Alışkanlıklarımız
DAHASI+

Değişen Ulaşım Alışkanlıklarımız

Pandemiyle beraber Avrupa’nın büyük şehirlerinde toplu taşıma kullanımı gözle görülür bir şekilde azaldı ve şu an sağlık endişelerini giderebilmek için en mantıklı ulaşım aracı bisiklet veya elektrikli scooter gibi görünüyor. Tüm sektörleri sarsan salgın, acaba çevre dostu bir ulaşıma geçişi sağlayabilir mi?

Fotoğraf: Getty Images

Dünya COVID-19 önlemleri sayesinde kendini temizliyor. Milyarların eve kapanmasıyla hava hiç olmadığı kadar temiz, denizler hiç olmadığı kadar berrak ve hayvanlar hiç olmadığı kadar özgür. Geçen sene karantinanın başında Venedik kanallarında yunusları ve kuğuları görürken, Avrupa’da hava kirliliği karantina sürecinde %45 azaldı. Karantina süreci insanların çevreye ne kadar zarar verdiğini gözler önüne sererken aslında yeni bir başlangıçla karşı karşıya olabiliriz. Nitekim toplu taşıma araçlarının kalabalık olması nedeniyle tercih edilmemeye başlanması çevre dostu ulaşıma geçişin sinyalleri olabilir. Barcelona’da toplu taşıma kullanımı salgınla beraber %50 azalırken, Paris’te bisiklet kullanımı bahar 2020’den beri %70’leri buldu. The Guardian’ın haberine göre Parislilerin %72’si yeni yapılan bisiklet yollarının salgın öncesi hava kirliliği seviyesine dönmemesi için kalıcı olmasını istiyor. Bisiklete bu denli talep, belediyeleri bisiklet yolu yapmaya teşvik ediyor. Avrupa Bisikletçiler Federasyonu’na göre Avrupa, 2020’de bisiklet yollarına 1000 km ekleyerek 1 milyar Euro’dan fazla para harcamış.

Bisiklet her ne kadar Türkiye’de Avrupa kadar popüler olmasa da, büyük şehirlerde elektrikli scooter’ın gittikçe yaygınlaştığını görebiliyoruz. Türkiye, bisiklet yolunun eksikliği ve muhtemelen kültüre de bağlı olarak Batı ülkelerini yakalayabilmiş değil ancak scooter’lar artık her yerde. Türkiye ile ilgili veri bulmakta zorlanırken ABD’ye baktığımızda scooter kullanan sayısı 2018’de 38.5 milyon iken şu an sayı 85 milyonu geçmiş durumda. Özellikle İstanbul’un yokuş olmasından dolayı çoğu zaman scooter’lar çölde bulunan vahalar gibi kıymete binebiliyor. Kısa mesafede taksiden daha hesaplı olan elektrikli scooter’lar, İstanbul trafiğini çekmek istemeyenler için oldukça mantıklı bir seçim. 

Peki, bireysel ulaşıma bu denli talep kalıcı olur mu? Virüse duyulan korku acaba ileride dünyanın daha temiz olmasına yarayabilir mi? Bunu söylemek için henüz erken çünkü bize bir ömür gelen salgınla henüz 1. yılımızı doldurduk. Fakat bu, normal yaşantımızı kökünden değiştiren krizin ulaşım alışkanlıklarımızı da değiştirmeyeceği anlamına gelmiyor. Tarihte hep bir icat veya keşif sonucu ulaşım şeklinin değiştiğini görüyoruz. Tekerleğin bulunmasıyla araçlar, buhar gücüyle trenler ve gemiler… Böylesine derin bir krizin ulaşım şeklimizi değiştirdiğine yönelik bir olay tarihte bulunmuyor. COVID-19 pandemisi modern çağda insan hayatıyla ilgili birçok ilke imza atarken, gelecekte ulaşım şeklini değiştirmesiyle de adından bahsettirebilir. Umarız salgının canlılara kattığı tek iyi özellik kalıcı olur ve insanların Dünya’ya verdiği zarar bir nebze de olsa azalır.   

 

Elektrikli scooter'la ilk sürüş, ilk ufak kaza yazısı için linke tıklayın.

Bisiklet 

 

İZLE
Ertan Balaban'la Challenge - İpek Onaran
İLGİLİ İÇERİKLER bisiklet Ulaşım covid-19
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası